"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Canlıların da hakkı vardır

Fatih Yokuş
14 Temmuz 2020, Salı
Toprağı işletip zamanı geldiğinde biçtiğimiz ekinlerin toprakta kalan kök ve saplarına anız denir.

Yaz aylarının gelmesi, ekinlerin biçilmesi ve sonrası anız yakma başlı başına bir sakınca, kanunen yasak ve dinen günah sayılan bir davranıştır.

İşin hukukî boyutunu değil de dinî boyutuna baktığımızda Allah’ın verdiği canı Allah dışında hiç kimse yakamayacağı gerçeğidir. Ekip biçtiğimiz tarlalarda bizim hakkımız olduğu gibi o tarlada yaşayan nice canlılarında hakkı vardır.

Çıkarımızı düşünerek diğer canlıların hakkına tecavüz etme veya onları yakma hakkına sahip değiliz. Bazı insafsızların ekin biçme olayından, samanını topladıktan hemen sonra anız yakması vicdanî ve insanî değildir. Anızın yakılması, bölgede yaşayan birçok fakirin gelir kaynağı olan hayvanların aç veya yem gideri ödemesi zorunda kalmasına sebep olmaktadır. Bu da hayvanî gıda ihtiyacının karşılanmamasına, ithalata ve pahalılığa sebep ol- maktadır.

Önceki yıllarda tarlalar biçildikten sonra elde edilen mahsulün zekâtı verilir, anızı yakılmaz, hayvanların otlamasına ve hatta nadasa bırakırlardı. Belki daha az mahsul kendisine kalırdı, ancak bereket hâsıl olur, tarlası veya ekini olmayanlar hayvanlarının kışlık samanlarını nadasta toplar, zengin ve fakir arasında muhabbet bağı da güçlenirdi.

Köylerde sürüler halinde büyük ve küçükbaş hayvanlar olur, kaz, ördek, hindi, tavuk… Sesleri, cıvıltısı, her şey tabiî ve organikti. O dönemlerde bencillik az, cömertlik çok, bolluk ve bereket vardı. Teknoloji geliştikçe, ihtiyaçlar da artmış bu da daha fazla kazanma ve bencilliği de beraberinde getirmişti. Önce nadas terk edilmiş, sonra samanını kendisi toplamış ve şimdi de anız yakmaya başlanmıştır.

Allah bunca nimet ve ektiğinin karşılığını vermiş, mahsulünü, samanını köküne kadar almışsın, nimetin şükrü için zekâtını ver, anızını bırak fakirin de hayvanı yemlensin, orada yaşayan haşere ve canlılarda hayatını sürdürsün.

İbni Mes’ud (ra) şöyle dedi: Bir seferinde Resulûllah’ın (asm) maiyetinde bulunuyorduk. Hz. Peygamber (asm) abdest bozmak için yanımızdan uzaklaştı. Bu sırada biz iki yavrusu küçük bir kaya kuşu gördük, yavruları aldık. Kuşcağız yavruları kurtarmak için çırpınmaya başladı. Tam bu sırada Nebi (asm) geldi ve:

“Bu kuşu yavrularını almak suretiyle kim tedirgin etti? Verin onun yavrularını!” dedi.

Bir kere de yaktığımız karınca yuvasını gördü ve: “Karıncaları kim yaktı?” diye sordu.

“Biz,” dedik.

“Gerçek şu ki, ateşle azap etmek, ateşin yaratıcısından başka hiç kimse için uygun ve meşrû değildir” buyurdu. (Ebu Davud)

Tedirgin olan kuşun yavrusunun verilmesini emreden dinimiz, binlerce kuşu yavruları ve yuvaları ile yakmaya nasıl cevaz verir. İşin ehline sorulduğunda anız yakmanın uzun vadede “çiftçiye zarar verdiğini”, yakma neticesinde “yararlı birçok hayvanın telef olduğunu”, etrafa yaydığı duman ile “çevre kirliliğine sebep olduğunu” belirtiyorlar.

Asrımızda imkânlar çoğalmış, yaşama kalitesi artmış, ancak insanî ve İslâmî değerlerin yerine bencillik, yardımlaşma ve dayanışma yerini “ben tok olayım gerisi beni ilgilendirmez”, aç gözlülük ve daha fazla kazanma hırsı yer almıştır.

Cömertlik bir erdemliktir, bizde erdemli kişilerden olmak istiyorsak anızımızı yakmayalım. Allah’ın mahlûkatlarına karşı cömert olalım. Bencillik kötü bir ahlâktır, bizde şahsî çıkarımız için anız yakarak, bizim dışımızdaki canlıları yakma veya onların yaşama alanlarını yok ederek bencilliğimizi ortaya koymayalım. Allah’ın verdiği nimetinden biz de O’nun rızası doğrultusunda istifade edelim.

Allah’ın nimetlerini helâl dairesinde kazanmaya çalışalım.Fazla kazanma hırsı gözümüzü kör, vicdanımızı karartmasın. Merhamet etmesini bilelim ki Allah’tan merhamet isteme yüzümüz olsun.

Anız yakmayalım ki hem kendimiz, hem bizim dışındakiler de faydalansın ve gelecek nesillerimize verimli topraklar bırakalım.

Selâm ve duâ ile.

Okunma Sayısı: 929
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı