"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

His ve heyecan

05 Nisan 2019, Cuma 21:18
Dâvâ Adamının Notları...

• Fikirler hisler ile beslenir, kuvvet bulur. Fikir kendi başına bir kuvvet değildir. His ve heyecan, onun mücadele için, muvaffak olabilmesi için muhtaç olduğu kuvvet menbaıdır. Fikrin mücâdelede muvaffak olabilmesi için iki kuvvete ihtiyacı vardır. O da his ve heyecandır.

• Zamanımı israf eden münakaşa ve sohbetlere katılmamalıyım. Kendi nefsime inâyet-i Hakla, himmet-i Nurla hâkim olmaktan, tasarruf etmekten mütevellid bir şeref duymamalıyım. Ve başkalarının tâbi oldukları cereyanlara kendimi kat’iyyen kaptırmamalıyım.

• Menfi bir şey duyunca, iç âleminde müdâfaat ile onun şuur altına ve üstüne tesirini izale et.

• Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur: Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade etmektir. Onun hâricindeki şeylerde meşguliyeti malayani addetmek, lüzumsuzluğuna inanmaktır.

Zübeyir Gündüzalp

***

Aldanmayınız

Aldanmamak: Üstadımız son zamanlarında daima “ALDANMAYINIZ” diye ders verirdi.

Vartalardan Ders Alma: Bir hadise vuku bulduğunda (varta ve yanlışlık) şahıslar ve bizzat o şey üzerinde durmamalı, yoksa o hadiseden alınacak tecrübe ve ibret dersi alınmamış olur.

Sadâkat: Üstad Van’da bir talebesine diyor: ‘Benim arkamdan gel, korkma. Yalnız ahde vefa ve sadakat şarttır.’

Üstad Hangi Hususlarda Taklid Edilebilir: Üstadın yeme, içme, giyimi ve uyuması taklid edilemez. Onları yapabilmek için ancak Üstad olmak lâzımdır. Fakat şecaat, fedakarlık gayret, hamiyet sıfatları taklid edilir, çünkü cadde-i Kübradır.

***

Halaskâr-ı İslâm

Nur Risaleleri’nin müellifi, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’dir. Bu Zât-ı nuranî, büyük bir insan-ı kâmil, dâhi bir İslâm müellifidir. Misli benzeri pek ender olan namdar bir İslâm mütefekkiridir. 

Evet, O Bediüzzaman ki; tek başıyla dünya dinsizliğine meydan okuyan, harikulâde bir iman kuvvetinin timsalidir. Bediüzzaman ki; yüz binlerce bu mübarek vatan evlâdının okuduğu Nur Risaleleri’nin ilmî kuvvet ve rüchaniyetiyle, eserleri en çok okunan ve cihanpesendane bir revaca nail olan bir İslâm müellifidir. 

Zübeyir Gündüzalp

***

Sen, seni, seninle mukayese et!

Sen gönüllü bir mahkûmsun dostum.! Saniyeleri, Allah yolunda hizmetle geçen, bir çelik duvarla örmüşsün çevreni. Sen kendi mahpushaneni kendin yapmışsın, ne diye dışardaki aylaklara imreneceksin?

Sen, seni, seninle mukayese et! 

Sen başkasına bakıp da “O niye böyle? Şu niye şöyle?” deme! Sen kendi kabiliyetlerini kendi duygularını, aksayı gayata çıkar. Sen kendinle yarış!

“Bu hükümeti cumhuriyenin tek memuru ben miyim?” deyip, el etek çekme! Bu senin dâvândır.

Unutma! Problemler küçük insanların şevkini kırar, büyük insanların azmini arttırır.

Sen büyük insansın, çünkü büyük ve ebedî dâvâya gönül vermiş, baş koymuşsun. Sıra dağlar gibi problemlerle çevrilsen takma kafana!

Bu dâvâ büyükse, sahibi de büyük. Senin gibi ihlâslı, cevval kahramanları yalnız mı bırakır?

Zübeyir Gündüzalp

***

Dâvâ Adamının Notları...

Sen farklısın dostum! Allah sana başkalarının dertleriyle dertlenme fazileti vermiş. Senin beynin enbiyalar, evliyalar, salihler, sıddıklar ve mücahidlerin mefkûresiyle doldurulmuş. O nurânî zincire bir küçük halka olmak, o ulvî kervanın peşinden koşmak, o mukaddes ayaklarına toz olmak istediğimiz dâvâ ehlinin, bir küçük ferdi olmak arzusu vermiş; ne diye küçük düşünüp, hislerini dünya için heba edeceksin?

Sen, farklısın dostum çok farklı! Ömründe seni bir kere dahi düşünmeyen, sana zerre kadar menfaati dokunmayan kişinin, imanını kurtarmak için çırpınıyorsun, onun için çalışıyor, programlar yapıyor, diller döküyorsun. Neylersin ki elinde değil, başkasını düşünmeden edemiyorsun. “Boş versene!” diyemiyorsun. “Aldırma da geç git” diyenlere kulak asmıyorsun, “Milleti sen mi kurtaracaksın?” diyenlere “Evet, ben kurtaracağım! Var mı bir diyeceğiniz?” diye haykırıyorsun.

Zübeyir Gündüzalp

***

Hizmete devam

Sana bazen ağlamak yasaktır. Kan kussan kızılcık şerbeti içmiş gibi duracaksın. Sana bakıp şevk alanları üzmemek için gözyaşlarını içine gömüp, bağrına taş basacaksın.

Sana, bazen gülmek yasaktır. Herkes şen şakrak iken sende derin bir tefekkür hali, bir ağırbaşlılık, bir vakar görülür. Belki tebessümünle iktifa edersin; çünkü sen zerre kadar zamanda kaybolmaz, asırlar ötesini düşünürsün.

Gün olur, bir ulu hizmetin peşinde yalnız koşturur, türlü fedakârlıklara katlanırsın. Belki umduğunu bulamaz, belki destek beklediklerini ilgisiz görürsün.

Nice zamanlar, doğru bildiğin yolda yalnız yürümeye mecbur kalırsın. Sakın sakın, sana el uzatmayan zavallılar grubunun sahte saadetlerine imrenme.

Onlara kızma, adavet etme. Sadece acı...

Zübeyir Gündüzalp

***

Sen öyle bir duygu girdabındasın ki, kurtulamazsın. Sen, gülmek ağlamak, sevmek sevilmek, konuşmak susmak gibi zıtların belki de vefasızlıkların, kadirşinassızlıkların sahillerine uğrayan helezonik bir güzergâhın yalnız yolcususun.

Senin yolunda, yalnız dikenler ve çakıllar değil, pusu kurmuş çakallar da var. Senin yolunda, maddî ve mânevî menfaatlerden öte, bir ulu gaye için, çırpınmak var.

Neylersin, sen buna gönüllü talip olmuşsun! Sen kâinatı kucaklayan bir ulu ideale baş koyacak fıtratta doğmuşsun. Küçük hülyalarla nasıl avunursun?

Sen, her şeyin sahibine gönül vermişsin, bir şeyde nasıl boğulursun? Sen, kendini başkasıyla mukayese edemezsin; çünkü sen farklısın!

Zübeyir Gündüzalp

***

Gülmek sana yasak dostum

Sana daha önce “Ağlama ne olur, gül artık. Gülmek senin hakkındır” demiştim. Şimdi ise “Gülmek sana yasak” diyorum.

Sanma ki bu bir çelişki, sanma ki bunlar birbirine mani. Aksine bunlar birbiriyle iç içe..

Gülmek, üzerine yüklenen ebedi dâvânın ardından gafleti anlatıyorsa, o sana yasak! Eğer ebedi davanın bayrağını bir adım ileriye götürme nimetine nail olmanın şükür ve sürurunu temsil ediyorsa elbet, gülmek hakkındır.

Ağlamak, bedbinliğe ve şevksizliğe alem olmuşsa, ağlama! Yazıktır gözyaşlarına, eğer iman bayrağını ötelere götürmenin ıztırabı, gayrın dertlerini düşünmek faziletinin ifadesi ise ağla, hem de sel gibi gözyaşı dök! O yaşlar bir gün rahmet bulutu olup, seni gölgeler, hatta yağmur olup abı hayat sunar. 

Zübeyir Gündüzalp

***

Muhtelif Tarifler...

Okumak: Okurken iş hatırına gelirse “Sonra yaparsın, vakit kaçmıyor” demek. Uyku gelirse “Bu bahsi bitir, öyle uyursun” demek, nefsi ikna etmek...

Üstada Mutlak İnkiyad-Sadâkat: Z. Ağabey, “Bir taş gibi Üstadımız oraya vurur, oraya. Buraya vurur, buraya. Şuraya vurur, şuraya gideriz.” diye Urfa Emniyeti’ne cevap veriyor. “Üstadımız bir şey demeden hareket etmeyiz, hizmetkârız” diyor.

• Sabah ve ikindi yarım saat hava almak, zihni açar. Üstad ikindi zamanı da çıkardı.

• Bir zamanlar ben hizmette, 15-16 saat mesaiye kanaat etmiyordum...

• Asabiyet halinde his hâkimdir...

Üstada Mutlak İnkiyad-Sadâkat: 

Z. Ağabey, “Bir taş gibi Üstadımız oraya vurur, oraya. Buraya vurur, buraya. Şuraya vurur, şuraya gideriz.” diye Urfa Emniyeti’ne cevap veriyor. “Üstadımız bir şey demeden hareket etmeyiz, hizmetkârız” diyor.

• Sabah ve ikindi yarım saat hava almak, zihni açar. Üstad ikindi zamanı da çıkardı.

• Bir zamanlar ben hizmette, 15-16 saat mesaiye kanaat etmiyordum...

• Asabiyet halinde his hakimdir...

Meşveretin Şartı: Uykusuzluk asabiyet verir; akıl, fikir yerine his konuşur. “Saat 24.00’dan sonra; istişare yapmayın, müdavele-i efkâra girişmeyin, Risale-i Nur’dan bir bahis dahi sormayın” diye ağabeylere söylendi...                                 

Zübeyir Gündüzalp

***

Zübeyir Gündüzalp'ten...

• Konuşmanın temel hammaddesi, okumaktır.

• Tarih insanın idrakini, edebiyat nükte ve mizacını, matematik dikkatini, dinî eserler fikir ve ruh derinliğini arttırır.

• Az değiliz. Az olduğumuza üzülmeyeceğiz. Çünkü kâinat, kuruldu kurulalı bu böyledir. Cemâdat fazla, nebatat az... Nebatat fazla, hayvanat az... Hayvanat fazla, insanlar az... Kâfirler fazla, müslimler az... Âmiller fazla, veliler az... Asfiyalar fazla, enbiyalar az...

• Anlamak iki çeşittir:

1. İbareyi anlamak,

2. Hakikatini anlamak.

• Uhuvvet Risalesi’ni okuduğu halde münakaşa eden, tartışan adam ibâreyi anlamıştır, hakikatini anlamamıştır. Çünkü hakikatini anlayan insan kardeşiyle çatışmaz.           

***

Dikkat ve hafıza

Dâvâ Adamının Notları...

• Anlatılan hakikatin, muhatabın kalbine yerleşmesinin, sebeb-i manevî ve sebeb-i zahirî olmak üzere, iki sebebi vardır.

Sebeb-i manevî şöyledir:

1. İhlâs: İvazsız, sırf rıza-i İlâhî için konuşmak.

2. Fena: Hakikatte fâni olmak. “Nefsini ıslâh edemeyen, başkasını ıslâh edemez.” Önce nefsini tezkiye et ki; tezkiyeye vesile olasın. Önce nefsini öldür ki, nefisleri öldüresin. Anlattın anlattın tesir etmedi, diyeceksin ki “İhlâssız anlatmışım, manen kirliyim.”

3. Salâhat: Takva sahibi oldukça, sözün müessiriyeti artar. Fakat takva azaldıkça lâfızlar kalbden çıkmaz, ıslatsa ıslatsa dili ıslatır, kalbden gelmez. Onun için manevî hayatın, temiz ve tâhir olması şarttır.

***

Dâvâ Adamının Notları...

Sebeb-i zahirinin bazı şartları vardır,

1. Fizikî yapı: Tebliğin, sureten müessirine tesir eden faktörlerden birisi, yüzün temizliğidir. (saç sakal birbirine karışmış olmama).

2. Libas: Giyiniştir. “Bir insan bir muhitte giyinişiyle karşılanır, fikirleriyle ağırlanır.” Üstadımız onun için “Kravat takın.” demiş.

3. Yaş.

4. Şahsiyet.

5. Fizikî bakım: Dinç ve sağlıklı görünüş.

6. Lisan hâkimiyeti. Müdellel konuşmak, terkip kabiliyeti, cümle kurma, mantıkî, ilmî, beliğ-fasih konuşmak. Bunun için ilim şarttır.

Zübeyir Gündüzalp

***

• Lillâh için muhabbetin karşılığı sonsuzdur, saymakla bitmez.

• Her Nur Talebesi: Takvası, şefaati ve duâsı ile manen yağmur gibi olmalıdır. Rahmetin yağdığı topraklar Cennete döner. Nur Talebesinin vazifesi; yağmur gibi gittiği yere ihlâs, muhabbet ve hakikat götürmek, etrafı aydınlatmaktır.

• Nur Talebeleri herkesin dostudur. Çünkü Risâle-i Nur dersleriyle Allah’ı öğrenmeye ve öğretmeye çalışıyorlar. Allah da onları seviyor. O muhabbet sâyesinde dünya ayakta. Çünkü muhabbet kâinatın sebeb-i vücudu, râbıtası, nuru ve hayatıdır. Allah’ın dünyada sevdikleri kaldığı müddetçe, kıyamet kopmayacak.

Zübeyir Gündüzalp

***

Dâvâ Adamının Notları...

Risâle-i Nur’da merhaleler vardır. Bunlar:

1. Şevk devresi: Ruhun hakikatleri kavrama ve kapsamasıyla olur.

2. Muhabbet devresi: Risâle-i Nur kalbde mekân tutar. Bu devrede tehlike yoktur. Evinde tavuk pişer, fakat o medresede çorbaya koşar. Evinde kuş tüyü yatak vardır, o dershanenin kırpıntı yatağına gelir.

3. Sebat devresi: Tehlikeli olan devredir. Ülfet ile sebatın kırıldığı görülür. Enaniyet ve süflî arzular çok olur. Bu devre sebatı güçlendirmek gerekir. Gaye en az zayiatla bu dönemi atlatmaktır. İrtibat azalır, içtimâî meseleler aklını kurcalar.

Sebat: Günahlardan çekinmek ve Risâle-i Nur’un kutsiyetine inançla, Nurlar’la meşguliyetle, derslere devamla olur.

4. Sadâkat devri: En son merhaledir. Arabistan’dan Kutb-u âzam da dâvet etse, hürmet eder, fakat Risâle-i Nur’a koşar.

5. Sıddıkiyet makamı: Niyet ve nazar ile olur.

***

Dâvâ Adamının Notları

Bir Nur Talebesini makam-ı sıddıkiyete götüren iki yol vardır:

1. Sadâkat

2. Fedakârlık,

İhlâs; kelimelerin ruh-u manevisidir. İhlâs olmadığı zaman kelimeler eğitim mermisi gibi, hedefi bulsa da tesir etmez. İhlâs olmayınca attığın fikir mermileri hedefi bulamıyor, tesirsiz kalıyor.

Bir Nur Talebesinin manevî dengesi onun samimî ve hâlis hizmetidir. Ne nispette hizmet edersek o nispette dengedeyiz demektir.

Allah bizi dâvâyı Kur’âniyede büyütsün, yürütsün, çürütsün. Âmin.

Dikkat ve hafıza...

• Merhum ve Muazzez Üstâdımızın Ceylân Ağabeye Üç Tavsiyesi Var. Merhûm Ceylân Ağabey’in Bu Tavsiyelerden Aldığı Derslerin Beyanı:

1. İktisada tam riayet et.

2. Nazar-ı dikkati kendine celbetme. Hevesâtına uyma.

3. Herkese açılma.

• Avam-ı nâs’ın imanını kurtarma vazifesini şefkatkârane yükleneceğiz. Risale-i Nur’la ilgili her şeye sâhip çıkacağız. “Bu dâvâ benim, Sözleri ben yazdım.” anlayışına sâhip olacağız.

• “Risâle-i Nur vazife-i fıtratım. Risâle-i Nur gaye-i hilkatim. Risâle-i Nur sebeb-i saadetim.” deyip; Hizmet-i Nuriyeyi hayatımızın birinci vazifesi bileceğiz.

***

Dâvâ Adamının Notları...

• Ezberleme ya aynen, ya mealen olur. Aynen ezberlemeyi itiyat etmemeli. Bir şeyin hülâsasını bellemek itiyadını kazanmalı.

• Zihnen çalışan insanlar, yalnız arzu ettikleri şeyleri hatırda tutmaya muvaffak olurlar.

• Biz dikkatimize -mevzumuzu tekrarlamak suretiyle- büyük mikyasta hâkim olabiliriz.

Zübeyir Gündüzalp

***

Dâvâ Adamının Notları... Başarıya götüren prensipler...

• Sarf edilen gayret, fikirde birçok bağların vücuda gelmesine sebep olur.

• Hafızada fasılalı tekrar, fasılasız tekrardan daha faydalıdır. Çünkü zihin, fâsılalar esnasında şuursuz bir surette o mevzu hakkında faaliyette bulunur.

İyi bir hafızanın bazı vasıfları şunlardır:

* Kolaylık ve çabukluk, yani az zamanda ve fazla zahmet çekmeksizin bir mevzuyu anlama kabiliyeti.

* Sağlamlık, yani uzun zaman değişmemesi.

* Kavrayış, yani hafızanın mümkün olduğu kadar fazla şeyleri muhafaza etme kabiliyeti.

Zübeyir Gündüzalp

***

Dâvâ Adamının Notları...

• Bir şeyi unuttuğumuzda Üstad; “Ben tabiatperestliği inkâr ettiğim gibi, unutmayı da inkâr ediyorum. Unutma yoktur. Himmetsizsiniz” derdi.

• Hâfızanın, tecrübe ile âdeta ihtisas peyda ettiği görülmektedir. Hâfıza, zekânın en büyük sermayesidir.

• Tatbik edilmeyen tecrübeler, malûmat yığınından başka bir şey değildir.

• İntiba ne kadar şiddetli olursa, hâfıza o kadar kuvvetli olur. Meselâ; heyecanla öğrendiklerimizi unutamayız.

• Hıfz, dikkat ve alâkanın gücü derecesinde kuvvetli olur.

• Çok defa kolayca öğrenilen şeyler çabuk unutulur.

Zübeyir Gündüzalp

***

Dâvâ Adamının Notları...

Konuşmada Dikkat Edilecek Hususlar:

• Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa fesadı daha şedit olur. Dâhilî olursa zararı daha azîm olur. Çünkü dâhilî düşman, kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Haricî düşman ise, bilâkis asabiyeti, millî duyguları şiddetlendirir, salâbeti arttırır.

• Nifakın cinayeti, İslâm üzerine pek büyüktür. Âlem-i İslâmî zelzeleye maruz bırakan, nifaktır. Bunun içindir ki, Kur’an-ı Azimüşşan ehl-i nifaka fazlaca tahşidât ve takbihâtta bulunmuştur.

• Başkasının sözünden ziyade, içinde beraber çalıştığımız, yakinen tanıdığımız arkadaşlarımızın sözünü dinlemeliyiz.

• Sabır, insana önce zehir gibi olur, fakat fıtrata yerleşince bal olur.

• Kudsî uhuvvetin tesisi için çokluğa lüzum yoktur. Üç-beş kişi kâfidir.

Zübeyir Gündüzalp

***

Önceki içerikler...

Dâvâ Adamının Notları...

Konuşmada Dikkat Edilecek Hususlar:

• İnsandaki kuvve-i gadabiye, kuvve-i şeheviye ve kuvve-i akliyenin hepsinin istikametli olmasıyla ancak insan sırat-ı müstakimde bulunabilir. Bir tanesinin ifrat veya tefriti, istikameti bozar. Maazallah, insanı dalâlete atar.

• Hizmet-i Nûriyenin esîri olan, esaret zincirinden kurtulmak istemeyen bir esirdir.

• Hastalıklara su-i ihtiyarımız sebep olursa, mes’ul oluruz. Değilse kader-i İlâhî der, sabrederiz.

• Aman sıhhatinize dikkat ediniz. Yoksa hizmet kısa olur.

• Namazın hakkını vermek için 9. ve 21. sözü sık sık tekrarlayınız.

• Günlük evrada, azamî ihtimam göstermek gerekir.

• Evrat hizmetin zevk ve tesirini çoğaltır.

Zübeyir Gündüzalp

***

Dâvâ Adamının Notları...

Konuşmada Dikkat Edilecek Hususlar:

• Bu hizmette “Birisi bana tahakküm ediyor” diyen, kendisi mütehakkim kimsedir. Tahakküm etmek ister.

• Hilm ve teenni ile davranmak, kıyassız derecede sertlikten daha fazla lâzımdır.

• Tehevvür eden, daima haksız görülür ve görünür.

• Hiddet eken, nefret biçer.

• Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına omuzlarımızı koyarız.

• En kötü iradesizlik, işbirliği hâlinde çalışanların birbirlerini sabit fikirlilikle itham edip; kendinin sabit fikrinden habersiz olmasıdır.

• Cemaat ruhundan istifade edilmelidir.

Zübeyir Gündüzalp

***

Konuşmada dikkat edilecek hususlar...

• Sağırların en beteri, kusurunu işitmek istemeyen insandır.

• Dünyada mağrur olan, din yolunda gidemez.

• Büyüklüğüne kapılan kimse kibirlenir. Bilmez ki, büyüklük; hilm ve yumuşaklıktır.

• En büyük nisyan, bir insanın kendisini kusursuz bilmesi, mesai arkadaşlarını kusurlu bilmesidir. Kendini beğenmek gururdan, kibirden, kıskançlıktan ileri gelir.

• Büyük bir mevki ve makam sahibi olduğun zaman, akıllı isen, düşkün kimselere gülme. Çünkü nice makam sahibi kimsenin düştüğü, düşkünün onun yerine geçtiği görülmüştür.

• Allah’a kul olan insanda benlik olmaz.

Zübeyir Gündüzalp

***

• Konuşmalarda en küçük bir alaylı kelime dahi kullanmaktan sakınınız.

• İstihza, alay edilende kapanmaz bir yara açar.

• Kalpler kırılınca ruhta kin ve adavet başlar.

• Şakacı olmayınız. Zira şaka muhabbetin sonu, adavetin başlangıcıdır.

• Şekva etmek, arkadan çekiştirmek iradesiz kişilerin işidir.

• Tenkit, bir zehr-i katildir.

• Ciddiyeti esas tut.

• Gülmemek ciddiyetin başıdır. Şaka muhabbetin kezzabıdır.

***

Tıklayınız:

Dâvâ Adamının Notları

Başarıya götüren prensipler...

Dâvâ Adamının Notları

Zübeyir Gündüzalp'ten başarıya götüren altın prensipler...

Başarıya götüren prensipler - 1

***

Konuyla benzer içerikler:

Zübeyir Gündüzalp ilgili benzer içerikler:

Zübeyir Gündüzalp ve “Ford”un serveti!

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/cetin-acar/zubeyir-gunduzalp-ve-ford-un-serveti_431950

Örnek dâvâ adamı: Zübeyir Gündüzalp

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/alper-ozcan/ornek-dava-adami-zubeyir-gunduzalp_430001

Zübeyir Gündüzalp'ten dikkat çeken 'Mutlak Vekil' değerlendirmesi

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/zubeyir-gunduzalp-ten-dikkat-ceken-mutlak-vekil-degerlendirmesi_428492

Zübeyir sisteminde

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/abdulbaki-cimic/zubeyir-sisteminde_427985

Bir dâvâ adamı portresi: Zübeyir Gündüzalp

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/hasan-bulut/bir-dava-adami-portresi-zubeyir-gunduzalp_391882

Risale-i Nur’dan doğru İslâmiyet dersini alan bir genç

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/prof-dr-huseyin-uzun/risale-i-nur-dan-dogru-islamiyet-dersini-alan-bir-genc_399785

Zübeyir Gündüzalp ve gazete

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/ibrahim-ersoylu/zubeyir-gunduzalp-ve-gazete_414297

Bir dâvâ adamı portresi: Zübeyir Gündüzalp

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/hasan-bulut/bir-dava-adami-portresi-zubeyir-gunduzalp_391882

Bediüzzaman: Risale-i Nur kâfidir Gündüzalp: Risalelerde herşey var

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/dizi/bediuzzaman-risale-i-nur-kafidir-gunduzalp-risalelerde-hersey-var_377664

Yeni Asya'nın manevi mimarı, sadakat ve istikamet örneği: Zübeyir Gündüzalp

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/yeni-asya-nin-manevi-mimari-sadakat-ve-istikamet-ornegi-zubeyir-gunduzalp_363510

Nur’un kara sevdalısı: Zübeyir Gündüzalp

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/abdulbaki-cimic/nur-un-kara-sevdalisi-zubeyir-gunduzalp_391867

''Bu gazetenin Bediüzzaman'dan başka yazdığı bir şey yok ki''

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/bu-gazetenin-bediuzzaman-dan-baska-yazdigi-bir-sey-yok-ki_389134

Okunma Sayısı: 1793
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı