"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ceylan Çalışkan'ın nur derslerinden tespit ettiği notlar

11 Kasım 2015, Çarşamba 17:20
1- Bir Nur Talebesini makam-ı sıddıkiyete götüren iki yol vardır: a- Sadâkat b- Fedakârlık

2- İhlâs, kelimelerin ruh-u ma'nevisidir. İhlâs olmadığı zaman kelimeler, eğitim mermisi gibi, hedefi bulsa da te'sir etmez. Onun için attığın fikir mermileri hedefi bulamıyor, te'sirsiz kalıyor.

3- Risale-i Nur'un yolu sırr-ı ihlâstır, kulluktur. Bu hakikatları başta iç dünyamızı ma'mur etmek için kullanacağız. İçimizdeki putları kırmak için kullanacağız.

4- Bütün peygamberlerin, evliyaların ve kutubların yolu, ihlâs yoludur.

5- İhlâsa ma'ni olan önemli bir şey yok! İhlâsa ma'ni olan, önemsiz şeylerdir: Lüzumsuz, kederli, hodfurûşâne, sakîl, riyakârane bazı hissiyât-ı süfliyedir.

6- Hizmette başarılı olmak için; Anlatılan hakikatın muhatabın kalbine yerleşmesinin iki sebebi var: Biri, sebeb-i zâhiri; Diğeri, sebeb-i ma'nevî.

Sebeb-i zâhirinin bazı şartları şunlardır:

a- Fiziki yapı, endam ve sima güzelliği ve bakımı,

b- Libas, giyiniş. Her insan bir muhitte giyinişi ile karşılanır, fikirleri ile ağırlanır.

c- Yaş,

d- Şahsiyet,

e- Lisan hakimiyeti. Yâni, müdellel konuşması, terkib kabiliyeti, cümle kurması, mantıkî konuşması, beliğ ve fasîh konuşması için ilim şarttır.

Sebeb-i ma'nevinin (Hakikî sebeb) sebebleri şöyledir:

a- İhlâs: İ'vazsız sırf Rıza-yı ilâhi için konuşmak,

b- Fenâ, Hakikatta fâni olmak. Nefsini ıslâh edemeyen , başkasını ıslâh edemez. Önce nefsini tezkiye et ki, tezkiyeye vesile olasın. Anlattın anlattın, te'sir etmedi. Diyeceksin ki, "İhlâssız anlatmışım, ma'nen kirliyim.",

c- Salâhat: Takva sahibi oldukça sözün müessiriyeti artar. Fakat takva azaldıkça lâfızlar kalbden çıkmaz. Islatsa ıslatsa dili ıslatır, kalbden gelmez. Onun için ma'nevî hayatın temiz ve tâhir olması şarttır.

7- Az olduğumuza üzülmeyeceğiz! Çünkü, keyfiyeten az değiliz. Kâinat kuruldu kurulalı bu, böyledir. Cemâdat fazla, nebatat az. Nebatat fazla, hayvanat az; Hayvanat fazla, insanlar az; Kâfirler fazla, müslümanlar az; Amiler fazla, veliler az; Veliler fazla, asfiyalar az; asfiyalar fazla, enbiyalar az.

Risalei Nur Enstitüsü

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 4547
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hayati Binler

    12.11.2015 09:18:33

    Âmennâ. Allah (cc) rahmet eylesin. Amin.

  • M Numan

    11.11.2015 17:47:44

    bir dava adamından notlar isimli kitaptan iktibas edilmiş.

  • Toygar

    11.11.2015 17:37:54

    "..Cemâdat fazla, nebatat az. Nebatat fazla, hayvanat az; Hayvanat fazla, insanlar az; Kâfirler fazla, müslümanlar az; Amiler fazla, veliler az; Veliler fazla, asfiyalar az; asfiyalar fazla, enbiyalar az." Bunu ilk defa duyuyorum. Mükemmel bir ifade. Yakışır Ceylan Abime. Allah Rahmet eylesin!.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı