Çocuğun bakım ve eğitim yükümlülüğünü ihmal eden ebeveynlere hapis cezası geliyor. Ağır suç hâlinde ceza arttırılabilecek.
Asıl konu çocukları suça sürükleyen sebeplerdir
25 yıllık politikalar sorgulanmalı
'Fatura çocuğa kesilemez'
Çocukları nasıl koruyacağız?
“Bu engellemeyi unutmayacağız”
Çocuğu kurtar, geleceği koru
Ceza çözüm değil
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenlemeyle çocuk suçlarında yeni bir dönem başladı. Ağır suçlarda yaşa bağlı ceza indirimleri yeniden düzenlenirken, bakım ve eğitim yükümlülüğünü ihlâl eden ebeveynlere de hapis cezasının yolu açıldı.
Ebeveynlere hapis cezası
Çocuğun bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babalara 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu olarak maddî ve manevî özen noksanlığı sebebiyle çocuklarının ahlâk, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babaya öngörülen hapis cezasının sınırı 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olacak.
Çocuk suç işlerse iki kat ceza
Yükümlülük ihlalleri sebebiyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi hâlinde, şikâyet şartı aranmaksızın ebeveyne verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılabilecek.
Çocuğu ortada bırakana ceza
Hamile eşini çaresiz durumda terk eden kimseye 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişilere 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.
Çocuğun silaha ulaşmasına sebep olana da ceza
Ayrıca ateşli silahı gerekli dikkat ve özenle muhafaza etmeyerek çocuğun silaha ulaşmasına ve kullanmasına sebep olan kişi, başka bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak.
***
Cezalarla suç önlenebilir mi?
Ekonomim yazarı İsmet Özkul, çocuk suçlarındaki artışın yalnızca cezaları ağırlaştırarak önlenemeyeceğini belirterek, sıkıntının ekonomik ve sosyolojik sebeplerine dikkat çekti.
Özkul, Meclis’ten geçen yeni düzenlemenin meseleye ağırlıklı olarak “güvenlikçi” ve “ahlâkçı” bir bakışla yaklaştığını savundu. Özkul, “Çocukların da artık derinden hissettiği umutsuzluk, geleceksizlik, karamsarlık halini meydana getiren ekonomik, sosyal, idarî, siyasî kök sebepleri ortadan kaldırmadıkça, işledikleri suçların aslında faili değil mağduru olan çocukları ve ailelerini cezalandırarak bir yere varmak mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.