"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Orta Doğu Uzmanı Mustafa Özcan: Gayretlerin olgunlaşması lazım

10 Ağustos 2026, Pazartesi 03:31
Gazeteci yazar Mustafa Özcan, Mekke Anlaşması’nın bölgede yeni bir denge oluşturabileceğine dikkat çekerek, İslâm ülkeleri arasındaki gayretlerin netice vermesi için “Olgunlaşmaya ve sığ düşüncelerden kurtulmaya ihtiyacımız var” dedi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında önceki gün imzalanan Mekke Anlaşması dünya ve bölge siyaseti için yeni bir gündem oldu. Anlaşmayı kimileri “tarihî bir adım” olarak yorumlarken bazıları ise “BOP’un tamamlayıcı adımı mı?” sorusunu soruyor. Gazetemizin eski yazarlarından ve Ortadoğu uzmanı Mustafa Özcan da bu anlaşmanın Üstadın zikrettiği İttihad-ı İslam’ı getirebilme potansiyeli taşıdığını söylüyor. Tabiî bazı şartlara bağlı.  

Kıskaç ittifak arayışını hızlandırdı

Körfez Savaşı devam ederken Mekke Anlaşması’nın imzalanmasının bir çelişki olmadığını belirten Özcan, “Zira savaşın bir parçası da Körfez ülkeleri üzerinde cereyan ediyor.  Adeta pasif içici konumundalar. ABD İran’a saldırdıkça İran’da -bahaneli veya bahanesiz- Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap ülkelerine saldırıyor. Elbette bu ülkelerdeki Amerikan üslerini bahane ediyor. Mısır’da Amerikan üssü olmamasına rağmen Dimyat’ta bir Amerikan tanker gemisini de vurmuştur. Kısaca savaşta pek sınır tanımıyor. Suudi Arabistan İran’ın saldırıları ve ABD ve İsrail’in şantajları karşısında kendisini korumasız hissetmektedir. Suudi Arabistan kıskaç altındadır. ABD ile İsrail Muhammed bin Selman’dan İbrahimizm anlaşmalarını onaylamasını isterken İran da bu ülkeye fiilen saldırmaktadır. Bazen bunu Husilere havale etmektedir. Birkaç yıl evvel de Dammam’daki Aramko tesislerini vurmuştur. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri savaşın yayılmasını istemiyorlar. Faturayı onlara ödettirebilirler. Yakıtı Körfez ülkelerinden olmak kaydıyla ABD açısından bunda bir sakınca yok. İran da bölgedeki varlığını pekiştirmek istiyor. Suudi Arabistan üçgen tarafından kuşatılmıştır. Irak, İran ve Yemen’deki Husiler. Bu nedenle de ittifak arayışına girmiştir.”

İran karşısında yeni bir denge

Bediüzzaman Hazretlerinin destek verdiği 1955 yılında imzalanan Bağdat Paktı (CENTO) ile Mekke Anlaşması kıyaslayan Özcan, “Mekke Anlaşması oyunun kurallarının değişmesi demektir. İran karşısında bölgesel bir ağırlık ve sıklet merkezi doğmaktadır. CENTO veya Bağdat Paktı özelde Nuri Said (eski Irak Başbakanı) ile Adnan Menderes ittifakı idi. CENTO’da Pakistan ile İran da bulunuyordu. Mekke ittifakı başta NATO olmak üzere Cento veya Bağdat Paktına bazı yönleriyle benzetilebilir. Lakin karşı eksen şimdi Mısır yerine İran olarak taayyün etmektedir. İranlılar da Mısır’ı Araplardan saymıyorlar. Onlara farklı bir kimlik atfediyorlar. Herhalde bu mutabakatta Sisi’nin olmaması da bu okuma biçimini doğrular nitelikte..” ifadelerini kullandı.

Sığ düşüncelerden kurtulmak gerekiyor

Üstadın zikrettiği İttihad-ı İslam’ı getirebilme potansiyeli olup olmadığı ile ilgili Özcan, “Bu gelişme Bediüzzaman’ın öngörülerini doğrular mı? Potansiyel olarak evet! Bu biraz da anlaşmanın uygulanma biçimi ve genişlemesine bağlı. İslam ülkeleri ümmetin Salih birer uzvu haline gelirlerse neden olmasın? Lakin bunun için olgunlaşmaya ve sığ düşüncelerden kurtulmaya ihtiyacımız var. Geleceğimize pranga olan geçmişin tortularından kurtulmalıyız. Bunun çaresi nedir? Mısırlı gazeteci Cemal Sultan’ın dediği gibi belki İran’ın 1988 yılında olduğu gibi yeniden bir zehirli kupadan içmesi gerekebilir.  Bu belki bir muhasebe için gerekli olabilir. Ayrıca herkes için de geçerlidir. Bir temenni ile bitirelim: Allah bu adımı hayırlara vesile kılsın” dedi.

 

Okunma Sayısı: 2224
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    12.08.2026 07:32:00

    ..."Şark husumeti, İslâm inkişa fını boğuyordu;zâil oldu ve ol-malı. Garb husumeti, İslâm'ın ittihadına,uhuvvetin inkişafına en müessir sebebdir, bâki kalmalı. Birden meclisten tasdik emareleri tezahür etti. Dediler: "Evet ümidvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm'ın sadâsı olacaktır!" Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Tarihçe-i Hayat (Sözler N.) - 122 - 🤔🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋😭🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    12.08.2026 07:29:25

    ..."Demek biz mağlubiyetle ikinci cereyana takıldık ki,maz lumların ve cumhurun cereya-nıdır.Başkalarından yüzde sek sen fakir ve mazlumsa;İslâm'-dan doksan,belkidoksanbeş-tir.Âlem-i İslâm şu ikinci cere-yana karşı lâkayd veya muarız kalmakla,hem istinadsız hem bütün emeğini heder hem o-nun istilasıyla istihaleyemaruz kalmaktan ise,âkılane davra-nıp onu İslâmî bir tarza çevirip kendine hâdim kılmaktır. Zira düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur.Nasılki düş-manın dostu,dost kaldıkça düşmandır.Şu iki cereyan bir-birine zıd,hedefleri zıd, menfa-atleri zıd olduğundan; birincisi dese "Öl!",diğeri diyecek"Diril!" Birinin menfaatı,zarar - ihtilaf - tedenni - zaaf - uyumamızı is-tilzam ettiği gibi;ötekinin men-faatı dahi,kuvvetimizi ittihadı-mızı bizzarure iktiza eder.Şark husumeti, İslâm inkişafını bo-ğuyordu;zâil oldu ve olmalı. Garb husumeti,İslâm'ın ittihad ına,uhuvvetin inkişafına en müessir sebebdir,bâkikalmalı. Birden meclisten tasdik ema-releri tezahür etti.Dediler: "Evet ...

  • S.topuz

    12.08.2026 07:22:15

    .."Dedim: Şeriat-ı Ahmediye' nin (A.S.M) tazammun ettiği ve emrettiği medeniyet ise ki, medeniyet-i hazıranın inkişaın dan inkişaf edecektir.Onun menfî esasları yerine müsbet esaslar vaz'eder. İşte nokta-i istinad, kuvvete bedel haktır ki, şe'ni adalet ve tevazündür. Hedef de menfaat yerine fazi-lettir ki,şe'ni muhabbet ve te-cazübdür. Cihetü'l-vahdet de unsuriyet ve milliyet yerine, ra-bıta-i dinî,vatanî,sınıfîdir ki,şe'-ni samimî uhuvvet ve müsale-met ve haricin tecavüzüne karşı yalnız tedafü'dür müda-faadır).Hayatta düstur-u cidal (savaşmak) yerine düstur-u teavündür (yardımlaşmaktır) ki,şe'ni ittihad ve tesanüddür (dayanışmadır). Heva yerine hüdadır ki, şe'ni insaniyeten terakki ve ruhen tekâmüldür (kemâle erme,olgunlaşmadır). Hevayı tahdid eder,nefsin he-vesat-ı süfliyesinin (Nefsin hoşlandığı günahlarının) tes-hiline(koaylaşmasına) bedel, ruhun hissiyat-ı ulviyesini tat-min eder."... Tarihçe-i Hayat 122,Risale-i Nur Külliyatı

  • Hilmi Yeni

    11.08.2026 18:52:02

    Maksat İslam şehirlerini korumak olsaydı bu anlaşmanın çoktan yapılması gerekirdi. Maksat mazlum coğrafyaların imdadına koşmak olsaydı bu anlaşma üç değil en az otuz katılımlı olurdu hem de seneler önce... Maksat en başta Allah rızası olsaydı bu anlaşma trump.et gürültüsünden, şamatasından çok önce olurdu. Netenyahu,ya neden yahu? bile demekten acizlerin riya ile yaptıkları bu tür ameller ancak mazlumların sayısını arttırır, memleketlerin harap olmasına yol açar, gerçek düşmanları sevindirir, işgal ve istilalara kapı aralar. Allah zalimlere fırsat vermesin...

  • selim çelebi

    10.08.2026 23:38:17

    468 evet oyu ile kabul edildi. hayırlı uğurlu olsun. ezbere karşı çıkmamak lazım. ırkçı iyi partiden ve bazı Kemalistlerden başka karşı çıkan olmadı. sonu hayırlı olur inşallah

  • İbrahim

    10.08.2026 17:57:22

    Bu anlaşmanın zamanı manidar değil mi? Eğer iran savaşından önce olmuş olsaydı doğru hamle olarak düşünülebilinirdi. görülüyor ki, iran geçerli sebepler nedeniyle arabistana vuruyor. ve arabistanın kendini savunacak gücü yok sadece parası var. irana karşı ABD yenilgiye uğradı iç aleminde bir huzursuzluk başladı. ve ben bu iranla başedemiyecem kardeşi kardeşe kırdırmak için bir formül bulunması gerekti. üst akıl içinde bu formülden başkası düşünülemezdi. madem iyi niyet var, olgunlaşması için. en evel filistin ve iran da olması gerekir. aksi takdirde bu yahudiye hizmeten öteye geçmez.

  • Turgay Namdar

    10.08.2026 13:23:15

    Gazetemizin makul-müspet duruşunu tebrik ediyorum.

  • S. Pelin Kurukahveci

    10.08.2026 11:20:01

    Mustafa Özcan beyi tekrar bu sayfalarda görmek beni mutlu etti. İslam dünyası hakkında yazdığı yazıları severek okurdum. Onun yazıları ile islam dünyasını tanıdım. Mekke anlaşması da inşallah hayırlara vesile olsun. Allah sonunu hayır getirsin. Tesiri yaratan Allah'tır. Bağdat Paktı'da bir işe yaramadı ama Üstadımızın nasıl sevindiğini biliyoruz. Her şeye karşı olan muhalifler gibi değiliz.

  • Turgay Namdar

    10.08.2026 10:49:37

    Gazetemizin makul çizgisini ve hırçın intikam muhalefeti yapanlardan etkilenmeden soğukkanlı duruşunu tebrik ediyorum. Bu anlaşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

  • Avni Demirkazık

    10.08.2026 10:46:25

    BOP taşeronları mı ittihadı islamı gerçekleştirecek? Şaşarım bu akla...

  • Hüseyin İlhan

    10.08.2026 06:58:42

    MEKKE Antlaşmasının imzacı şahsiyetlerine baktığımızda aziz üstadımızın arzu ettiği,teşvik ettiği bir İTTİHAD-I İSLAM'ı gerçekleştirecek şahsiyetler olmadığı net. 1-SA.İdarecisi bir kere eli kanlı ,rabbimizin verdiği nimeti israf,gayrr-ı meşru işler için istimal ettiğini görüyoruz. 2-Ülkemiz idarecisinin ise din kardeşini katleden siyonist katillere destek veren bir müslüman ülke idarecisi.YAHUDİ CESARET ÖDÜLÜ ve BOP Eşbaşkanı yapılması temelden bunun ruhunun dahi bulunmadığını gösteriyor.Zira cani,katil,terörist devletin daima karlı,kazanan olduğu vasatta ülkemiz idarecisinin katkı,destekelri için yüzlerce delil var.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı