"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünyanın en kötü hukuk uygulaması Türkiye’de

25 Mayıs 2013, Cumartesi
YARGITAY ONURSAL BAŞKANI SAMİ SELÇUK: 40 YIL HUKUKUN İÇİNDE KALDIM. ÜZÜLEREK SÖYLEYEYİM, DÜNYANIN EN KÖTÜ HUKUK UYGULAMASI TÜRKİYE′DE.
Son çıkan yasalar kötü hazırlandı
Ülkemizdeki yargı uygulamalarıyla ilgili, yargı içinden bir eleştiri de Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk’tan geldi. Türkiye’de kötü bir yasa çıkması halinde yargıçların o yasayı kötü uygulayacağını, iyi uygulamaya çalıştığı anda da yargıcın yansızlığını yitireceğini vurgulayan Selçuk, bu sebeple son çıkan yasaları sürekli eleştirdiklerini ifade etti.
 
Ceza yasası yapmak büyük kültür işi
Anayasa  yapmanın kolay olduğunu, ancak medenî yasa, ceza yasası yapmanın büyük bir kültür birikimi gerektirdiğini kaydeden Selçuk, “40 yıl hukukun içinde kaldım. Üzülerek söyleyeyim, dünyanın en kötü hukuk uygulaması Türkiye’dedir. En basit kavramlar yerleşmemiştir. Yargıtay’ın sınırları nerede başlar, nerede biter, içeriği belirsizdir” dedi.
 
En kötü hukuk uygulaması bizde
Yargıtay Onursal Başkanı ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Selçuk, “Size üzülerek söyleyeyim dünyanın en kötü hukuk uygulaması Türkiye’dedir.” dedi.  Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen “Yeni Anayasaya Doğru Paneli”nde konuşan Prof. Dr. Sami Selçuk Türkiye’de kötü bir yasa çıkması halinde yargıçların o yasayı kötü uygulayacağını, iyi uygulamaya çalıştığı anda da yargıcın yansızlığını yitireceğini vurguladı. Son çıkan yasalar sebebiyle sürekli eleştirileri olduğunu anlatan Selçuk, dünyanın hiçbir ülkesinde 57 oturumda anayasa yapılmadığını ifade etti. Anayasa yapmanın kolay olduğunu, ancak medeni yasa, ceza yasası yapmanın büyük bir kültür birikimi gerektirdiğini kaydeden Selçuk, şöyle konuştu: “İsviçre Ceza Yasası tam 40 yılda yapıldı. Fransa’da 1992’de yürürlüğe giren yasa 18 yılda yapıldı, eski yasadan hemen hemen hiç ayrılmadı, ona bazı eklemeler yapıldı. Dünyanın en mükemmel ceza yasalarından birisi İspanyol Ceza Yasası, 1996 yılında yürürlüğe girdi, 32 yılda yapıldı. Biz, ‘57 oturumda Ceza Yasası yaptık’ diye övünüyoruz.” Prof. Dr. Selçuk, Türkiye’nin de artık iyi yasa yapmak zorunda olduğunu kaydetti. “Bir hukukçu olarak böyle bir laubaliliğe katlanmam mümkün değil” diyen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “40 yıl hukukun içinde kaldım, bunun 30 yılını Yargıtay’da geçirdim. Size üzülerek söyleyeyim dünyanın en kötü hukuk uygulaması Türkiye’dedir. Arada sırada çok güzel kararlar çıkmış olabilir ama bu, ortalamanın iyi olduğu anlamına gelmez. En basit kavramlar yerleşmemiştir. En önemli aşamalar, temyiz kavramı Türkiye’de yerleşmemiştir. Temyiz Mahkemesi, yani Yargıtay’ın sınırları nerede başlar, nerede biter, içeriği belirsizdir.”
Okunma Sayısı: 1409
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ugur akar

    25.05.2013 00:00:00

            Kotu ruh her yere sinmis, cok kuvvetli bir nefes meded ederse , belki cikar gider azabhanesine.

  • İbrahim Faik Bayav

    25.05.2013 00:00:00

    Anlayan Var mı?

    Sami Selçuk belirtiyor: ’’Dünya’nın en kötü hukuk uygulaması Türkiye’de’’.

    Hukukun kötü uygulandığı yerde adalet gerçekleşmez. Halbuki, Kur’an’ın dört maksadından biri adalet.

    Türkiye İslam ülkesidir demeye devam edelim mi? [email protected]

  • İ.Hilmi Ünlü

    25.05.2013 00:00:00

    Sami Selçuk’un ülkemizde hukuk devrimi olarak lanse edilen ancak hukuk yıkımı olarak isimlendirilecek ve ithal mevzuatın ithal hukuk anlayışının başlangıcı olan 1926 lardan bu yana olan serancamı üzerinden ve özlü olarak masaya yatırıp kelam etmesini isterim. İçinde uygulayıcı olarak kırk bulunduğu ve tenkit ettiği zaman dilimini ehl-i vicdan olarak irdelemesi gerekmez mi? Mevzi tenkit ve kritik kime yarar? Ankara Huku Fakultesinin kuruluş maksadına da bir laf etmek lazım değil mi? Zira İstanbul Hukuk Fakultesinde kısmende olsa Osmanlı/İslam huku anlayışı niçin hazm edilemedi? Şüpheli/sanık olduktan sonra milletvekili seçilip halen tutuklu olanlarla ilgili İstanbul Barosu Degisinde (mart nisan 2013) çıkan bir yazıda 1943-44 Adli açılış konuşması yapan Osmanlı hukuk kültürünü ve müktesabtını aksettiren Temyiz Mahkemesi Birinci Reisi HALİL ÖZYÖRÜK’ün konuşmasına söyledikleri hala geçerliliğini sürdürdüğüne temas ederek yer verildikten sonra kısaca MECELLE’nin Hakimin Evsafı Meyanındadır bölümünden 1792-1793 ve 1794. maddelere atıfda bulunulmuş olmasını Sayın Sami Selçuk nasıl değerlendiri acaba?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı