"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dövmeli genç

15 Ekim 2017, Pazar 00:05
Ben, bir gün sokağa bakarken, .. gençlere çok acıdım. Dedim: Bu bîçareler kendilerini bu mıknatıs gibi cezb edici fitnenin ateşinden kurtaramazlar.” (Bediüzzaman)

Yıllar önceydi. Bir eğitim döneminin başlarında, yeni gelen gençleri karşılıyoruz. Yeni simalar, tanışmalar, konuşmalar, kaynaşmalar. Heyecanlıyız, şevkliyiz, gayretliyiz…

Derken telefonumuz çalıyor. Değerli bir ağabeyimiz; “Size bir genç gönderiyorum. Dershanede kalmak istiyor. Çok istekli; bir görün, konuşun bakalım.” dedi.

Bir müddet sonra kapımız çalıyor. Beklenen gencimizi karşılıyoruz. Hoş beş ve tanışma faslından sonra “Kabul ederseniz, burada kalmak istiyorum” dedi. Elbette, dedim. Buraları sizler için açtık. “Yalnız, geçmişten gelen bazı sıkıntılarım var. Onlar da bir müddet benimle beraber olacaklar.” dedi. Açık sözlüydü. Mustarip bir hâlet-i ruhiye ile bizimle göz göze gelmemeye çalışarak kolundaki dövmeleri gösterdi. Sonra hüzün akan gözlerini bizlere çevirdi. Her halde olumsuz mânâda tepkimizi bekliyordu. Geçmişe dair yaşadıklarını anlattı… “Okulumu bırakmıştım. Annem ve babam benden ümitlerini kesmişlerdi. Bir gün polis tarafından ölüm haberimi bekler olmuşlar.” 

“Artık hayatımda yeni bir sayfa açmak istiyorum. Birkaç yere gittim, dövmelerimi görünce beni almadılar, “Şu şeytanlarından kurtul da öyle gel.” dediler. Ah be ağabey, ben zaten şeytanlarıma yenik düşmüşüm. Kurtulmak için bu kapıları çalıyorum. Beni anlamadılar. Can havliyle uzattığım elimi tutmak istemediler. Kabul ettiğiniz için Allah sizden razı olsun.”

“Şimdiki aldatıcı ve cazibedar lehviyat ve hevesatın hücumları karşısında” direnemiyor dövmeli genç. “O hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve heveskârane muvakkat bir lezzet-i gayr-i meşrûayı ihtiyar” ediyor. “Bir mıknatıs gibi cezbedici fitnenin ateşine düşüyor…” Kolay değildi oradan çıkmaya karar vermek. Hislerinin, duygularının galeyanda olduğu bir zamanda; nefsinin önüne ayan beyan her şeyin serildiği bir zamanda, ahir zamanda…

Dövmeli genç, kısa sürede dershane hayatına uyum sağlamıştı. Hakikatlere öylesine açtı ki, sürekli okuyor,  sorular soruyor ve sorguluyordu. Sahabe misal bir safiyetle kıldığı namazlarına hayran kalırdım. Namaz tesbihatında titizlik gösterir, tesbihatını ihmal edenlere müthiş kızardı. Nur derslerini hiç kaçırmazdı. Okul derslerinde de sınıfının birincisi olmuş, kısa zamanda başarıyla okulunu bitirmişti.

“Yeni gelen kardeşlerime kötü örnek olmayayım; bende gördükleri için meşrû sayabilirler” diye dövmelerini sıkı sıkı kapatır, görünmemesini sağlardı. Sonraki yıllarda onlardan da kurtulmuştu, elhamdülillah.

Bir gün anne ve babası memleketten ziyaretine gelmişler. Bizimle tanışmak için evimize misafir oldular. Mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Bana dedi ki, “Hasan Bey, Allah bu Yeni Asya cemaatından razı olsun. Oğlumun kurtulmasına vesile oldunuz. Size çok duâlar ediyoruz.”

“Bahtiyar genç” şimdi Anadolu’nun bir köşesinde, Kur’ân eczanesinden bu zamanın manevî hastalıklarına birer derman olarak bizlere sunulan Risale-i Nurlar’la gençlerin imdadına koşuyor. 

Yolun açık olsun Hamza yürekli genç! 

Hizmetlerin dâim olsun, inşallah.

Okunma Sayısı: 3604
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nur72

    15.10.2017 23:54:54

    Maşallah ,Barekallah,Sebep olanlardan Allah razı olsun,dava erininde hizmetlerini makbul eylesin inş.

  • Muzaffer Alev

    15.10.2017 23:30:04

    Face ye ekliyorum bu güzel yazinizi...Muzaffer Alev Kopenhag....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı