"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yap dediğimi yapın...

Ziya Nur BİRLİK
15 Ağustos 2026, Cumartesi
Ailecek katıldığımız Tiflis seyahatinde, rehberimizin tutumu dikkatimizi çekti. Hamiyetli bir arkadaştı; bilmediğimiz sokaklarda, zamanımız ve paramızın hebâ edilmemesi için tavsiyelerde bulunuyordu.

Rehberimiz, kendisine çizilen rotaya, verilen salâhiyete ve önceden hazırlanmış tecrübe defterine istinaden tur misafirlerini yönlendiriyordu. En güzel vasfı ise şefkatiydi. Geciken, ikazlara kulak asmayan bir misafire mihmandarımız Murat Bey darılıp yolda bırakmıyor. Şefkatle, tebessümle uyarıyordu. Sık sık tekrarladığı cümle:

“Yap dediğimi yapın, yapma dediğimi yapmayın; pişman olmazsınız!”

Yabancı bir ülkede birkaç günlük seyahat için dahi böyle emin, şefkatli bir kılavuza ne kadar muhtacız! 

Bu durum zihnimizi hayat yolculuğuna çevirdi. Zira Bediüzzaman’ın ifade ettiği gibi; “İnsan bir yolcudur; sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”1

Bu yolculukta mihmandarı nefis ve hevâ olan insanın akıbeti hayr olur mu? Yolculuğu selametle sonlandırmak, miracın sahibi, kâinatın en büyük mürşidi ve sultanı olan Fahr-i Kâinat Efendimiz’in (asm) rehberliğiyle mümkündür. 

O, Kur’ân-ı Kerîm’in fermanıyla, “Peygamber size ne verdiyse onu alın, sizi ne şeyden sakındırdıysa ondan da sakının”2 emr-i İlâhîsini tebliğ etmiştir. O, Hz. Ebu Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiği hadis-i şerifteki gibi, “Size herhangi bir şeyi yasakladığım zaman ondan kesinlikle sakınınız; bir şeyi emrettiğimde ise onu gücünüz yettiği ölçüde yerine getiriniz.” düsturuyla ümmetine rehberlik etmiştir.3  

Risale-i Nur’da meselenin hakikati tasvir edilir: “Arkadaş! O zat-ı mürşid, nev-i beşeri korkutmak için pek müthiş hakikatlerden bahsediyor. Ve insanları tebşir için, kalpleri cezb ve akılları celb eden meselelerden haber veriyor.”4

Evet, insan fırtınalı dünyada harikulâde şeyleri öğrenmeye öyle heveslidir ki, sıradan bir hikâyenin sonunu ya da ufacık bir sırrı çözmek için ömür tüketir, malını ve canını feda eder. Fakat kâinatın sahibini, ahiretin binbir sırrını, ebedî saadet yollarını ve gelecekte kopacak büyük kıyametleri haber veren o Nebevî ses karşısında insanların ekseriyeti neden kulak tıkar, göz yumar?

Hâlbuki o Resûl-i Ekrem (asm), öyle büyük bir Sultan’ın mülkünden haber veriyor ki, şu koskoca ay o saltanatın yanında ufacık bir sinek gibi kalır. İçinde yaşadığımız bu dünya, o ebedî gelecek karşısında sadece bir damla hükmündedir. “İzeş-şemsu kuvviret” ayetiyle kâinatın alt üst olacağını, dağların pamuk gibi savrulacağını haber veriyor. İnsanlığa öyle bir mutluluk müjdeliyor ki, dünyadaki bütün zevkler onun yanında rüya gibi sönük kalır.

Âhirzamanda bunca hileli ve sisli yolları, uzun sefer ve ölüm hakikat gözümüzün önünde dururken, insan fıtratındaki o merakı doyurup bize gerçeği anlatacak en harika insan ve en şefkatli rehber elbette Resûl-i Ekrem’dir (asm). 

O halde, bir seyahat rehberinin “Pişman olmazsınız.” sözüyle yola güvenle çıktıysak; Kâinatın Sultanı’ndan aldığı emirle “Benim yap dediğimi yapın, yapma dediğimi yapmayın” diyen, hatalarımıza rağmen bizi asla terk edip yolda bırakmayan o şefkatli Peygamberin (asm) rehberliğini baş tacı etmek, ebedî mutluluktur.

Dipnotlar:

1- Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye, s. 244.

2- Haşr Suresi: 7

3- Buharî, İ‘tisâm 2

4- Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye, s. 39

Okunma Sayısı: 184
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı