"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Münafıklık ithamı” ve siyasî taassup

İbrahim ERSOYLU
01 Ekim 2021, Cuma
12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla gazetede yayınlanan “Darbeciler ve Demokratlar” başlıklı yazımıza, din kardeşlerimiz olarak bildiğimiz bir canipten, bize hak etmediğimiz münafık ithamı eşliğinde talihsiz şiddetli bir hücum yapıldı.

Hz. Peygamber (asm), bir kimse başka birine kâfir ithamı yaparsa, o kişi kâfir değilse bu itham ona döneceğini ifade etmiştir. (Buhari, Edep, 44) Bize münafıklık ithamı yapanlar bu ağır vebalin altından nasıl kalkacaklar?

Biz Yeni Asya Nur Talebeleri, Kur’ân’ın “Bütün mü’minler kardeştir” prensibi, Peygamberimizden (asm) ve Risale-i Nur’dan aldığımız iman ve ahlâk terbiyesi gereğince bütün Ehl-i İman ve Ehl-i İslâm ile kardeş ve dost olduğumuza inanıyoruz. 

Ancak bu dostluk ve kardeşlik, bir kısım Müslüman kesimin, parti kurarak devlet idaresine talip olup, dinî değerleri alet ederek dine ve ülkeye zarar veren siyasî yaklaşımlarını benimseyeceğimiz ve bu yolda onlara destek vereceğimiz anlamına gelmez. 

Biz o yazımızda 27 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 darbecilerinin ülkemizde hür seçimle iktidara gelmiş, demokrasiyi tesis ederek ülkeyi her alanda kalkındırmış Ahrar/Demokrat güçleri silâh zoru ile alaşağı ederek siyasî sistemi rayından çıkarıp Türkiye’ye nasıl zarar verdiklerine dikkatleri çekmek istedik. Biz adı geçen yazımızda Necmettin Erbakan’a münafık demedik, yazıda bu anlamda bir ifade yoktur. Maksadımız onu ve partisini karalamak değildir. O yazıda onun darbecilere bol bol malzeme veren söz ve tavırlarına işaret ettik. 

Biz, yazıda onun 1971 askerî muhtırası akabinde partisi MNP irtica odağı gerekçesiyle kapatılınca İsviçre’ye gittiğini, darbeci generaller Muhsin Batur ile Turgut Sunalp oraya gidip, onun Türkiye’ye dönüp yeni parti kurarak sağı bölmek için ikna ettiklerini ifade ettik. O ülkeye dönüp MSP’yi kurdu. Bu gerçeği yakın siyasî tarihi araştıranlar iyi bilir.

Nitekim Erbakan 1973 seçimlerinde sağı böldü. Seçimler akabinde Ecevit’le koalisyon kurdu, o koalisyon da 1971’de içeri atılan anarşistleri affetti. Onlar da dışarı çıkınca anarşi çıkararak 1980 darbecilerine zemin hazırladılar. 

6 Eylül 1980 tarihinde Konya RP’li Belediyesinin düzenlediği ve N. Erbakan’ın katıldığı “‘Anayasa Kur’ân’dır’, ‘Ya şeriat ya ölüm’, ‘Komutan Erbakan’” sloganlarının atıldığı Kudüs Mitingi, 12 Eylül darbesinin gerekçeleri arasında yer aldı. 28 Şubat 1997 Postmodern darbesinin öncesinde N. Erbakan’ın “Biz ya kanlı ya kansız geleceğiz” gibi söz ve tavırları o zamanki darbecilere bulunmaz gerekçeler üretti ve dine hürmetkâr Demokrat idaresinin işini zorlaştırdı. 

Körü körüne bağlanmayı ifade eden taassubun en kötü bir çeşidi, siyasî taassuptur. Siyasî taassup, desteklenen parti ve lideri hesabına meleği şeytan, şeytanı melek gösterir. Bu gözlükle siyasete ve insanlara bakanlar, evliya da olsa kendi siyasetlerine destek vermeyenleri fena olarak görürler; sefih, ahlâksız, hatta inançsız da olsa kendi taraftarlarını makbul, iyi insanlar olarak görürler.

Böyle bir siyaset anlayışından Allah’a sığınırız.

Okunma Sayısı: 1272
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rıza

    1.10.2021 09:09:45

    Yakın tarihe güzel ışık tutmuşsunuz. Bilmedigimiz yerleride aydınlatmışsınız. Allah razı olsun.

  • Asım parlak

    1.10.2021 07:17:23

    Ah ah yeminle söylüyorum Yeni Asya camiası olarak sürekli haklı çıkmaktan yorulduk artık bunun son 40 yılına bizzat şahidim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı