"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ülkemiz ve silahlanma

İbrahim ERSOYLU
01 Nisan 2022, Cuma
Birinci sınıf bir demokrasi ile yönetilen ülkelerde idareciler, meclislerine ve halklarına hesap verecek şekilde iç ve dış politikaları belirlerler. Orada idareciler, parlamentolarına danışmadan silahlanma gibi önemli konularda adım atamazlar.

Demokrasinin olmadığı veya şeklen bulunduğu ülkelerin idarecileri ise, meclislerini, denetim ve dengeleme mekanizmalarını etkisiz hale getirerek, diğer işlerde olduğu gibi silahlanma meselesinde de, tek başlarına veya dar çerçevede karar alırlar. Bunun neticesinde onlar, çoğu defa hata yaparak ülkelerinin maddî kaynaklarını halkların refahına harcama yerine, aşırı silahlanma yolunda heba ederler.

Ülkemiz, problemli bir bölge olan Ortadoğu’da yer alması hasebiyle, kendini muhtemel dış saldırılardan korumak için yeteri kadar silahlanması gerekli olabilir. Ancak bu iş uzmanlarınca hesap kitap yapılarak, meclis denetimine tabi makul bir seviyede olması lâzımdır.

NATO ÜYESİ TÜRKİYE KORUMASIZ DEĞİLDİR

Kaldı ki ülkemiz, NATO ve Avrupa Güvenlik Konseyi’nin bir üyesidir. Bu teşkilâtlara üye olan bir devlete, dış bir saldırı vaki olması durumunda bu saldırı, bütün üye ülkelere yapılmış sayılır ve gereği yapılır. Onun için devletimizin aşırı silahlanmasına gerek yoktur.

İdarecilerimiz, birkaç sene evvel silâh tüccarları olan ABD, Rusya gibi ülkelerden yüklü miktarda savaş uçağı ve füze satın almışlardır. Bu alımlar, ülkeyi geri ödemesi çok zor ağır bir borç yükü altına sokmuştur.

Türkiye, NATO’ya aykırı düşerek birkaç sene evvel Rusya’dan peşin ödeme yaparak satın aldığı ve ancak NATO tarafından kullanmasına müsaade edilmediği için hangarlarda çürümeye terk ettiği S 400 füzelerin bedeli olan iki buçuk Milyar Doları, o ülkeye onlarca yıl ziraî ürün ihraç etse ödemesi pek şüphelidir.

Yöneticilerimiz, bir müddet önce ABD’ye Milyarlarca Dolar ödeyerek F 35 savaş uçakları almışlar, ancak o ülke tarafından Rus füzeleri yüzünden yaptırımlara maruz kalınıldığı için onları teslim alamamışlardır. ABD ve Rusya’dan alınan bu uçak ve füzeler için toplam 27 Milyar Dolar ödendiği kayıtlarda geçmektedir.

Bu heba olan kaynaklar, tarım ve sanayi üreticisine, hayatın ağır şartları altında zorluk çeken esnaf, memur, emekli ve yoksul halka destek olarak verilseydi, yaşamakta olduğumuz derin ekonomik kriz bu kadar tahripkâr olur muydu?

Demokratik ülkelerin devletleri, kriz zamanında halklarına maddî destek verirlerken, bizim devletimiz, halka destek vermek bir yana, ağır yeni zamlarla milletin belini bükmeye devam etmektedir.

Son söz: Demokrasinin kıymetini bilmeyerek, tek adam rejimini iktidara taşıyan toplumlar, silahlanma dâhil yanlış politikalar izleyen bu rejim eliyle derin bir krize sürüklenerek, hürriyetten ve ekmekten yoksun bırakılırlar.

Okunma Sayısı: 960
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı