"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ebû Zer devletten aldığı maaşın tamamını fakirlere dağıtırdı

İbrahim Günaydın
27 Mart 2024, Çarşamba
RAMAZAN YAZILARI

Ebû Zer’in diğer adı, Cündüb İbn-i Cünâde’dir. Ebû Zer, ilk müslüman olanların 5.sidir. Kendi istek ve irâdesiyle Gıfâr’dan Mekke’ye geldi, peygamberimizi buldu ve onu ilk görmede müslüman oldu. Peygamberimizin sîmâsını, güzel ahlâkını ve tebliğ tarzını görünce, onun son nebî olduğunu anladı ve kelime-i şehâdet getirip hemen İslâm’a girdi.

Peygamberimiz Ebû Zer’e: Müslüman olduğunu gizli tut! Kimseye söyleme ve hemen memleketine dön. Sonra bizim zuhûrumuz haberi, ne zaman erişirse hemen gel! dedi.

Fakat Ebû Zer “Yâ Resûlallah! Seni hak peygamber olarak gönderen Allâh’a yemin ederim ki, ben bu mübârek kelime-i şehâdeti en azılı müşriklerin ortasında haykıracağım” dedi. Ve müşriklerin içine girdi: “Ey Kureyş cemâati! Bütün varlığımla bilir ve size de bildiririm ki: Allâh’tan başka ibâdet edilecek hiçbir ma’bûd yoktur. Ancak Allâh vardır. Yine samîmiyetle i’lân ederim ki, Muhammed Allâh’ın kulu ve peygamberidir, dedi.

Kureyş müşrikleri de: Saldırın şu Sâbiî’ye diyerek öldürmek kastı ile dayak atmaya başladılar. Tam bu sırada İbn-i Abbas Ebû Zer’in üzerine kapanarak onu kurtardı. Bu dayak olayı iki defa oldu ve ikisinde de İbn-i Abbas kurtardı. Müşrikler, müslüman olan kimselere Sabiî derlerdi.

Ebû Zer; ilimde, takvâda, vera’da, cihadda, ihlâsta, îsârda, sıdkta, doğru ve düzgün söz söylemekte ve samîmiyette başlı başına bir şahsiyetti.

Zehebî: “Ebû Zer, ilimde Abbdullah bin Mes’ûd derecesinde âlimdir” diyor.

Ebû Zer, devletten aldığı 400 dinârın tamâmını fakirlere dağıtırdı.

Ebû Zer’in içtihadına göre iki dirhem, iki dinar altın bile kenz’dir. Kurân’a göre kenz; zekâtı verilmeyip biriktirilen altın vs. gibi mallardır.

Ebû Zer: Bana azîz dostum Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle vasiyet etti, derdi: “Çıkınlanıp ağzı bağlanan her altın, gümüş birer ateş parçasıdır. O Allâh rızâsı için muhtaçlara verilinceye kadar sâhibini yakar.”

Ebû Zer, Muâviye’nin saltanat sistemini, yönetimini açıktan her zaman ve her vesîle ile tenkit ederdi. Bu tenkid ve eleştirilerinden dolayı sürgün edildi. Fetvâ vermesi ve eleştirmesi yasaklandı. Fakat Ebû Zer; sürgün edildiği yerlerde de hak, hukuk, adâlet, takvâ, ihlâs ve sevad-ı âzamdan ayrılmadı. 

Fetvâ vermesi, eleştirmesi ve tenkit etmesi yasak edilmesine rağmen o yine de fetvâ verdi ve ölene kadar da gördüğü hatâ ve yanlışlıkları eleştirmeye hak ve hakîkati söylemeye devam etti. Çünkü Sahâbe mesleğinde; sıdk, doğruluk, adâlet ve Allâh’ın rızâsı esastır. Ve zulmün karşısında olmak elzemdir.

Okunma Sayısı: 1193
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Ceylan

    27.3.2024 14:13:12

    Hz. Ebu Zer'i müşriklerden kurtaran ibni Abbas değil, Hz. Abbas'tır. Çünkü İbni Abbas o esnada henüz doğmamıştır. Bir sehiv olmuş, inşaallah düzeltilir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı