"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sıhhat-i muhakeme

İrfan Süleymanoğlu
03 Şubat 2019, Pazar 00:03
Sıhhat-i muhakemenin zıddı maraz-ı muhakeme, hastalıklı düşünce, yanlış yorum.

Doğru ve sağlıklı düşünme, aklını güzel kullanma, sağlıklı değerlendirme, doğru yargılama, sıhhat-i muhakeme için söylenebilecek hususlardan bazıları:

Sıhhat-i Muhakeme herkese, her yerde, her zaman gerekli. Hele de Müslümana… Bahusus marazların, taarruz şeklinde kanal kanal, net net, sayfa sayfa neşrolduğu şu zaman ve zeminde.

Marazdan kasıt, fikre musallat olmuş, imanı etkileyen ya da etkilemeye meyyal düşünce tarzı. Yani aklı rıza makamında istihdam edebilme becerisine engel durumların ortaya çıkmasıdır.

Şeytanî desiselerin, deccalî plan ve programlarla, insanlığın zorunlu tercihine sunulmasıyla, vahiy odaklı düşünce tarzı perdelenmeye çalışılmıştır. Bununla İslâmî imanın kazanılmasının ya da kazandırılmasının engellenmesi ve mevcut İslâmî imanın kaybedilmesi ya da kaybettirilmesi amaçlanmaktadır.

Sıhhat-i muhakeme, doğru düşünme ve karar verme, tam da burada melekî bir vasıf kazanmaktadır. Çünkü İslâmî îmanın kazanılması ve muhafaza edilmesi, bu melekî vasfın meleke haline getirilmesiyle ve böylece akıl-kalp birlikteliğinin sağlanmasıyla olmaktadır. Aksi halde sıhhat-i muhakeme, maraz-ı muhakemeye dönüşecektir. Ve beşeriyetin insaniyet-i kübra olan İslâmiyeti kabullenmesine ve yaşamasına, modern ve süslü zulmetlerle müdahale edecektir. İmanî hakikatlerden, gaflet veya cehalet vasıtasıyla kapalı kalmış bir kapıyı gösterip, ıspat edici bütün delilleri nazardan düşürecektir.

Bu durumda, ancak insafın, sıhhat-i muhakemeye refik olmasıyla İslâmî her bir hakikatin nurlu bir yıldız, bir delil olduğu anlaşılabilecektir.

Müslümanın en kıymetli değeri olan îmanın muhafaza edilmesi noktasında da desiseler bitmiyor. Elbette bu desiseyi veren şeytandan başkası değildir. Hayale gelen bir şüpheyi, akla girmiş bir şüphe tevehhümü ile kişiyi ye’se düşürüp îmanına saldırmaktadır. Olmadı bîtarafane muhakeme namıyla veya insaf namına oyunu ile muhalif şıkkı kabul ettirmektedir.

Müslümanlar arasında ise maraz-ı muhakeme; başta ulemaü’s sû denilen, bilgisini ve ilgisini kötüye kullanarak, küresel zındıkanın, eşkıya misal fikirlerinin İslâm’ın harîmine tecavüzüne yol açan âlimler türetmiştir. Yine Cibali Baba’lıkla meşhur meczup hallileri, “la takrabü’s-salah” diyen Bektaşi kılıklıları, kirpiğinin beyaz kılını ramazan hilâli zanneden ihtiyar misüllü basiretsizleri, geveze akıllıları, hadisleri kendilerince yorumlayan ya da tamamen inkâr eden hodpesendleri (kendini beğenen mağrurları), dinde hassas muhakeme-i akliyede sıhhat-i muhakemeden mahrum güruhları üretmiştir.

Bütün bu marazları, Kur’ân’ın cazibesi ve saadetli ziyası, içinde bulunulan asrı ve gelecek asrı; kendine bağladığı gezegenlerinin yolunu nurlandıran güneş misali aydınlatmıştır ve aydınlatacaktır da inşallah.

Okunma Sayısı: 830
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı