"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

30 yıl önceden bugüne değişen ne?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
17 Haziran 2022, Cuma
Ülke fakirleşmiş, gelir dağılımını çok kötü bir şekilde bozmuş, gerekli yatırımları yapamamış, işsizliği çok arttırmış, bölgeler arası kalkınmışlık farklarını büyütmüş ve ağır bir iç ve dış borcun altına girmiştir.

Ülkenin aradığı, hem siyasî, hem ekonomik istikrardır. Bugün ikisinin de varlığından bahsedilemez. Ülkede suskunluk vardır. Bu, istikrar değildir. Devletin nüfuzu ve imkânları, depolitizasyon, meydana getirilen korku ortamı, suskunluğu sağlamıştır. Halbuki ülkeye lâzım olan, demokratik istikrardır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, halkın refahının önündeki engellerin kaldırılmasını âmirdir. Ama uygulama, refahı yaygın hâle getirme doğrultusunda değil, fakirleştirme yönünde olmuştur. Orta sınıf silinmiştir.

Gayri safi millî hâsıladan çalışanların aldığı pay yüzde 30’lardan yüzde 15’lere, keza köylülerin aldığı pay da yüzde 30’lardan yüzde 15’lere düşmüştür. Türkiye’de bir ekmeğin yarısını 8 kişi, öbür yarısını iki kişi yemektedir. Yapılacak iş, bunun düzeltilmesidir. 

Türkiye’de vergi adaleti kalmamıştır. Yapılacak iş, bu adaletin sağlanmasıdır.

Türkiye’de sanayileşme durmuştur. Yapılacak iş, tarımı ve sanayileşmeyi yeniden hareketlendirmektir. İşsizlik çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Yapılacak iş, iş imkânları açmaktır.

Ülkeyi yönetenler, çağ atladıklarını ifade etmektedirler. Acaba bu doğru mudur?

-Millî gelir dağılımı çok bozulmuştur.

-Ülke imar ve inşa edilmemiştir.

-Halkın temel ihtiyaçlarından olan beslenme, mesken, sağlık, eğitim teminat altına alınmamıştır.

-Sanayileşme durmuş, kaynaklar toplum yapısına uygun bir tarzda kullanılmamıştır.

-Ekonominin büyümeyi sürdürebilir bir iç dinamizme kavuşturulması için gerekli teknoloji üretme kapasitesi geliştirilmemiştir.

-Manevî kalkınma durdurulmuştur.

-Çağı yakalayabilme gayretlerinin hiçbirine tevessül edilmemiştir.

***

Bunlar, vefatının 7. yıldönümünde yine rahmetle yad ettiğimiz Demirel’in DYP Genel Başkanı olarak Ekim-1991’de, o günkü Türkiye için çizdiği tablodan bazı tesbitler.

(İslam Demokrasi Laiklik, s. 419-20)

Peki 30 yıl sonraki durum? Fark var mı?

Okunma Sayısı: 2400
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Toygar

    17.6.2022 08:56:56

    Yanık bir keten helva kokusu geliyor uzunca bir süredir, burnuma. Size de geliyor mu? Memleket bir keten helva idi, yandı gülümm... Devlet "adam"ını yitirince, geriye sadece "devlet" kaldı Sorun burada olsa gerek!.

  • Bülent Bektaş

    17.6.2022 08:00:09

    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah Yaptığı tespitler günümüze de çok güzel ışık tutuyor

  • Abdullah negünekaldım

    17.6.2022 05:45:31

    Ne acıdırki tesbitlerin doğruluğu iyice perçinlenmiş ve her şey daha berbat hale gelmiştir işin garibi iktarın hiç bbir şeyden hâberi yokmuşcasına muhalefet i suçlaması sanki ülkeyi kendileri değil de muhalefet yönetiyormuş bir tavır alarak adeta milletin aklıyla dalga geçiyorlar bu kadar arsızlıga bu kadar pişkinliğe pes doğrusu buradan açıkça ilan ediyorum ki bir Menderes Ezanı asli şekline döndürerek islam kahramanı ünvanını almış bir demirel barajlar köprüler kralı ünvanını almış ve her iki liderde milletin gönlünde taht kurmuşlar ve hayırla yâd edilmektedirler peki bu iki liderin tapulu arazilerine gece kondu yaparak 20 yıldır ülkeyi yönetenler ne yapmış lardır beşli çeteyi korumak uğruna fakirden alıp zengine verme yolunu tercih etmişlerdir,şimdi çok merak ediyorum mahkeme kadıya mülk olmadığına göre bunlar içinde yolun sonu göründüğüne göre acaba reis tarihe nasıl geçecek benim aklıma şu geliyor HAYDİ UZAYA YOLCU BİR İKİ KİMSE KALMASIN,

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı