"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi ittifakı: Bugün değilse ne zaman?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
08 Nisan 2020, Çarşamba
MGK-gizli anayasa/kırmızı kitap eksenli tek adam rejimine sokulan ülkemizi parlamento odaklı çoğulcu demokrasiye döndürmek için muhalefetin münhasıran bu hedefe kilitlenen çok sıkı ve kuvvetli bir dayanışmaya girmesi şart.

Diğer konulardaki fikir ayrılıkları ve yaklaşım farklılıkları en azından bu süreçte bir kenara bırakılarak demokrasi için ittifak kurmaları ve işbirliği yapmaları kaçınılmaz.

Millet İttifakı bu ihtiyacın ortaya çıkardığı bir birliktelikti. İlk denemesi 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçiminde yapıldı. Sonuç alınamasa da o şartlarda küçümsenmemesi gereken, ilerisi için önemli işaret ve ipuçları veren bir tecrübe oldu.

Bilhassa CHP’nin mütedeyyin ve muhafazakâr kitlelere yönelik açılımları açısından.

İkinci ve daha net bir adım 24 Haziran 2018 seçiminde atıldı. CHP’nin demokratik desteğiyle yola çıkan İyi Parti denkleme dahil oldu. DP ve SP de ittifaka katıldı. Bu beraberlik AKP üzerinden Meclisi tamamen kontrol altına alma planını frenlerken siyasete yeni bir denge getirdi.

Üçüncü aşama geçen sene 31 Mart yerel seçimi oldu. Millet İttifakı bu seçimde de gelişerek devam etti ve Ankara, İstanbul belediyelerini aldı. 23 Haziran’daki ikinci İstanbul seçiminden çıkan sonuç bunu perçinledi.

İktidar blokundaki çözülmeye paralel olarak yaşanan bu süreç, Millet İttifakının başarılı bir çizgide yürüdüğünü ve bunalmış halkın alternatif arayışına cevap verme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.

Gelinen noktada bu ittifakın, parlamenter demokrasiye dönüş hedefine odaklanan sıkı bir dayanışma ile kuvvetlendirilmesi lâzım.

Ve bu dayanışmanın sivil toplum ayağı tahkim edilmeli. Demokrasi ortak paydasında buluşan farklı toplum kesimleri mutlaka bir araya gelmeli ve güçlerini birleştirmeli.

Bu noktada, 110 yıl önceki yazı ve konuşmalarında meşrutiyeti “millet hâkimiyeti” olarak tanımlayan Bediüzzaman Said Nursî’nin, “Mevcudiyet-i milleti göstermek lâzımdır. Mevcudiyetinizi ittihadla gösteriniz” sözleri, tam da bu manaya vurgu yapıyor.

O gün meşrutiyet, bugün demokrasi.

Madem hâkimiyet milletindir; o zaman milletin “Ben varım” demesi ve bunu birleşerek göstermesi için daha neyi bekliyoruz?

Okunma Sayısı: 5102
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman ALÇI

    9.4.2020 11:56:42

    Önce cemaatlerin hedefte bir olduklarını hiçbir olayın kendi hedeflerinden daha önemli olmadığını tabana anlatmalari gerek kökte bir olan cemaatlar birleşirse yukarısı kendiliğinden birleşir

  • Abdulkadir

    8.4.2020 18:52:49

    Evet;artık ittifak etmenin tam zamanıdır.Geç bile kalındı.Tüm liderlerin el ele vererek ve kolektif şuurla,handikapları da beraberce atlatarak;demokrasi ekseninde dönmeleri ve demokrat bilincini oluşturmaları gereklidir.Demokrat bir grup yahut oluşum;ülkemiz açısından ve halkımız için de,çok anlamlı ve gerekli bir durumdur.Temennimiz odur ki;Ülke tamamıyla bir tecdid geçirsin ve yepyeni bir dünya inşa etmek için;parlamenter bir rejim ve demokrasi eksenli bir mantalite ortaya çıksın.Bunu bekliyor ve istiyoruz.

  • erhan

    8.4.2020 14:51:05

    insanı yaşat ki, devlet yaşasın, neredeeeeeennnnnn, nereeeeye,

  • erhan

    8.4.2020 14:46:38

    ülkemiz bu kadar zor badireler atlattı, o kadar ciddi mali krizler yaşadı ama, hiç bir hükümet, ne merkez bankası ihtiyat akçesine ( 50 katrilyon), ne merkez bankası değerleme gelirlerine (50 katrilyon), ne işsizlik fonundaki paralara (131 katrilyon), ne deprem vergileri (350 trilyon) gibi toplanmış paralara,el sürmedi, süremedi, hiç bir iktidar bu kadar rahat ve yüksek tutarlarda borçlanmadı, hiç bir yönetim bu kadar cari açık vermedi, hiç bir hükümet bu kadar özelleştirme yapmadı! hiç bir hükümet bu kadar yap işlet devret modelini benimsemedi! hangi hükümet olursa olsun böylesine bir durumda halkını evlerinden çıkmamaları için gerekli olan iaşe ve maaşlarını karşılayacak bir para (örnek;ihtiyaç akçesi) kasasında tutardı. o zaman derhal parlamenter sisteme geçilip, muhalefeti ve iktidarı ile omuz omuza verip ülkeyi bu sıkıntılı dönemden çıkarmanın hesapları yapılmalı, iktidar gelmezse muhalefet birleşmeli.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı