"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Atıksız mutfak

Kübra ÖRNEK KORKMAZ
26 Ocak 2021, Salı
Son zamanlarda en çok konuşulan kavramlardan birisi atıksız hayat.

Tüketimin hâkim olduğu bir hayatta, hiç atık üretmemek mümkün değil elbette. Ama en azından çöpleri daha az doldurmanın bir yolu nu bulmalıyız. Kendi dünyamda fark ettim ki, yiyecek ve içeceklerde daha çok ambalajlar, paketler olabiliyor. Bu da çöpleri bir hayli dolduruyor. Bu sebeple işe ilk olarak mutfaktan başlamak istiyorum.

Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz mutfaklara neler giriyor, neler çıkıyor, bunların hesabını yapıyor muyuz? Bazen oluyor bir sürü biriken paketlerle, çöpler doluveriyor. Her haneden bu kadar atık çıksa,  dünyamızın halini düşünemiyorum. Bu durumda küçük büyük demeden alınan her şeye dikkat etmek gerekiyor. Atıksız hayat felsefesinin bir ucundan tutabilirsek, hayatımız daha yaşanır hale gelecek, israflar önlenecek, kaynaklar daha verimli kullanılacaktır.

Bu konuda yapılacak daha birçok şey var. En başta dirayet etmek, yetinmek, üretmek ve doğru kullanabilmek gerekiyor. Çalışmalarımız ve meşguliyetlerimizden bize kalan zamanlarda, mutfağımızda atıkları en aza indirecek  yolları bulabiliriz. “Evde kendin yap” uygulamasıyla yoğurt, sirke, turşu, mayonez gibi evde yapılabilecek yiyecekleri cam kavanozlarda, sıfır atıkla hazırlayabiliriz. Bu yöntemle hem el becerilerimiz gelişir, hem de sağlıklı ve atıksız bir mutfak için bir adım atmış oluruz. Tabi her zaman doğal yolla yapacak zamanı bulamayabiliriz. Plan ve program ile zamanımızı doğru kullanırsak, sağlık için muhakkak bir zamanımız olacaktır. Bu prensipleri tek başımıza uygulamak kolay değil, evin diğer sakinleri de taşın altına elini koymalı. Aile fertleri her konuda olduğu gibi, atıksız bir hayat için de birbirlerine destek olmalılar. 

Sonrasında ihtiyaç dahilinde alışveriş yapmak gerekecek tabi. Evimize, mutfağımıza girecek bütün ürünleri, sıkı bir denetimle seçmek gerekiyor. Mümkün olduğunca ambalajsız ürünleri tercih etmek, marketlere bez poşetlerle gitmek, kullanmayacağımız ürünleri almamak, en birinci ödevimiz. Ayrıca mutfakta çok kullanılan peçeteler yerine, kuru havlularla iş görebiliriz. Bunlar her ne kadar ayrı bir çaba istese de, belli bir süre sonra hayatımıza yerleşiyor. Bediüzzaman’ın da üzerinde durmuş olduğu bir hakikat var ki: “Bir şey bütünüyle elde edilmezse, tamâmen de terk edilmez.” Bu sebeple ne kadar dikkat edebilirsek o kadar iyi oluyor.

Bu konu, bir önceki tasarruf yazımızda bahsettiğimiz iktisat ve kanaat prensipleriyle de fazlaca örtüşüyor. Tasarrufu hayatımıza yerleştirdiğimizde, atıkları azaltmak da zor olmuyor. Sahip olduğumuz, ama kullanmadığımız ürünleri de, artık ayıklamanın zamanı geldi. Bunları,  gerçekten ihtiyaç duyan birilerine ulaştırabiliriz. Bu gibi yardımlaşmalarla da sosyal dayanışmayı sağlayabiliriz.

Yapılacak bir diğer husus da yine biriken atıkları geri dönüşümle kazanmak. Dönüştürme ve değerlerdirme işlemiyle atıklardan kurtulmak. Burada da biraz baştan almak gerekiyor. Doğru ve bilinçli alışveriş, geri dönüştürülebilir malzemelere izin veriyor. 

Cam, tekstil, pil, kâğıt aldığınız her şeyin üzerinde geri dönüştürülüp dönüştürülemediği yazıyor. Bunları yaşadığımız yerde en yakın dönüştürme konteynırlarına atarak görevimizi tamamlayabiliriz. Hatta gitmek yerine bazı belediyeler ile iletişim kurarak kapıdan almalarını sağlayabiliriz. Biraz gayret ile her şey mümkün.

Atıksız bir mutfak için besinleri de değerlendirmek gerekiyor. Haftalık yemek planı yaparsanız atıksız yaşamak çok daha kolaylaşıyor. Pazartesileri etli yemek, Salıları sebze, Çarşambaları balık, Perşembeleri salata, Cumaları bakliyat, Cumartesi Pazar da istenilen yemekleri pişirebilirsiniz. Belli bir düzenle hareket eder ve alışverişinizi de ona göre yaparsanız gereksiz israftan da kaçınmış olursunuz.

Sebzelerin saplarını köklerini, yemeklerin sularını, yine yemeklerinizde değerlendirebilirsiniz. Yumurta kabukları, yumurta kartonları, kahve filtreleri, kibritler, kürdanlar, kâğıt peçeteler gibi, bazı gıda artıklarının gübre olarak kompostlaştığını unutmayınız. 

Son olarak evimizde bulunan gereksiz eşyaları da elden çıkarmak gerekiyor. Özellikle mutfaklarımızda birçok plastik kap, alet, edavat bulunuyor. Bazılarını belki yılda birkaç kez kullanıyoruz. 

Bu durumda bu eşyaları bir gözden geçirmeliyiz. İlerde lâzım olur endişesinden sıyrılarak, gerçekten gerekli mi diye kendimize sormalıyız. Yeterli olanları saklayıp kalanları da ihtiyacı olanlara verebiliriz. 

Atıksız yaşamak, daha az tüketmenizi sağlıyor. Evdeki alanları daha iyi kullanmanızı, tasarruf etmenizi, dünyaya faydalı olmanızı kolaylaştırıyor. Béa Johnson, Atıksız Ev adlı kitabında, atıksız yaşamaya adım atmak isteyenler için mutfaktan başlayarak hayatın her alanına uzanan çözüm tavsiyelerini sunuyor. Bizler de bir adım atarak atıksız bir hayata geçebiliriz. 

Okunma Sayısı: 2483
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı