SANAT hayatını 35 yıldır Amerika’da sürdüren Ömer Faruk Tekbilek, gerçek sanatçının yaptığı müziğin Allah’a yükselen samimi bir duâ olduğunu söyledi.
Gerçek sanatçıyı tevazu sahibi, insanlara sevgi ve hürmet dolu kamil bir insan olarak tanımlayan Tekbilek, “Ruhumuz kabiliyetlerini ortaya koymak ister ve sanat yaparız, müzik yaparız. Daha sonra ruhumuz özüne, sükunet dolu mekânına huzurla geri döner. Ben müziği Allah’a duâ etmek için yapıyorum.” dedi. Toronto Royal Konservatuvarı’nda Yahudi asıllı sanatçı Yasmin Levy ile müzik resitali sunan Tekbilek, müzik dünyasındaki başarısını, “ben değil hep biz” demesine, ekip çalışmasına önem vermesine bağladı. Tekbilek, “Sahneye çıkmadan önce ekibimizle birbirimize sarılır, duâ ederiz. Aslında ortaya konan müzik, ekibin bu ihlâslı samimiyetinin başarısıdır, benim değil. Sivrilen biri ön plana çıkmak zorunda olduğu için önde gözüküyorum.” dedi.
“GERÇEK SANATÇI DURUŞUNU GENCEBAY’DAN ÖĞRENDİM”
EGOİZMİN, bencilliğin, kendini beğenmişliğin, “hep ben” demenin sanatı ve sanatçıyı öldürdüğüne değinen Tekbilek, gerçek sanatçı duruşunu Orhan Gencebay’ın yanında bağlama çalarken, ondan öğrendiğini kaydetti. Tekbilek, tüm insanlara karşı ayrım gözetmeksizin, merhametli, yardımsever, saygılı ve alçakgönüllü olan Gencebay’ı kendine model sanatçı olarak aldığını vurguladı. Sanatçının kendini kaybederek samimi biçimde sanatını ifa ettiği zaman gerçek sanatçı olabildiğini dile getiren Tekbilek, “Bu aşamadan sonra artık söyleyen değil, söyleten ve söylenen vardır.” diye konuştu. Öte yandan Faruk Tekbilek’in yıllardır özlemle beklenen “best of” albümü sonunda müzikseverlerle buluşuyor. Sanatçının, Amerika’nın en büyük müzik plak şirketlerinden “Celestial Harmonies” tarafından yayımlanan ilk 7 albümünün, Türkiye’de en sevilen ve aranan eserlerinden derlenen “Best of Omar Faruk Tekbilek – Longing” albümü uzun süren bir çabanın ardından hazır hale getirildi.