"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın yeğeni Abdurrahman Nursî

M. Fahri UTKAN
16 Ocak 2022, Pazar
Yazdığı Risale-i Nur Külliyatı ile bir iman ve Kur’ân hizmeti hareketi başlatan Üstad Said Nursî, bu hareketin kendine özgün sistemini oluşturmuş ve talebelerine de bilfiil uygulatmıştır.

Bu iman ve Kur’ân hizmeti günümüzde de bir şahs-ı manevî şeklinde devam etmekte ve inşallah kıyamete kadar da devam edecektir.

Üstad’ın hayatına baktığımızda yaşadığı devirler ve yaptığı hizmet tarzı itibarıyla hayat devresini bizzat kendisi üç döneme ayırmıştır. 

Bunlar: 1. Said/Eski Said, 2. Said/Yeni Said ve 3. Said dönemleridir.

Bahsedilen dönemlerin her birinde belirttiği fikirler ve hizmetin amaçları bakımından, hep aynı Said Nursî vardır. Yani, her döneminde aynı dâvâyı (iman ve Kur’ân hizmeti), farklı şekilde ortaya koyarak savunmuş ve hizmetini, yapmıştır. 

Külliyatı gözden geçirdiğimizde, Eski Said döneminde yeğeni Abdurrahman, ikinci Said döneminde başta Isparta kahramanları olmak üzere birçok talebesi, özellikle Hulusi (Yahyagil) Bey, üçüncü Said döneminde de ağırlıklı olarak Zübeyir Gündüzalp bu sistemin ana taşları olmuştur.

Birinci Said devresine ‘Eski Said’, 2. Said devresine ‘Yeni Said’de denmesi, fikrî bir farklılıktan ziyade bir metot ve tarz değişikliğidir. Üstad, Eski Said devresinde genellikle siyaset yoluyla ve ilim ile dine hizmet etmiştir. Bu dönemdeki en önemli ve birinci talebesi, abisi Abdullah’ın oğlu Abdurrahman’dır.

“Abdurrahman Nursî’nin doğum tarihi kayıtlarda, 01.07.1902 olarak görülmektedir. Üstadın evlâd-ı maneviyesi ve ‘Birader zadesi’ olan Abdurrahman Nursî, 1929 yılında vefat ettiği bir çok kayıtta bulunmakla birlikte, Üstadın akrabalarından olan Hikmet Okur vasıtası ile Hizan Nüfus Müdürlüğü’nden temin ettiğimiz ‘Nüfus Kayıt Örneğine’ göre, vefatı 1931 yılı ve resmî adının Abdurrahman Okur yazıldığı görülmektedir. (Allah rahmet eylesin.) (Kaynak: Abdurrahman Nursî’nin Ankara Hayatı - Emin Talha Karamusa)

Üstad, Abdurrahman için; “benim yegâne ma-nevî evlâdım ve medar-ı tesellim ve hakikî vârisim ve bir deha-i nuranî sahibi olacağı muhtemel olan biraderzadem Abdurrahman..” demektedir. Aynı zamanda başka bir yerde ise; “Hulûsî Bey’in selefi, yirmi altı yaşında vefat eden biraderzadem merhum Abdurrahman’ın, vefatından iki ay evvel yazdığı mektuptur.” (Barla Lâhikası, 23. mektubun başlığındaki not.73) diyor.

Üstad, Abdurrahman hakkında İhtiyarlar Risalesi’nde On Birinci Rica’da şu şekilde bahsediyor: “Esaretten geldikten sonra, İstanbul’da Çamlıca Tepesi’nde bir köşkte, merhum biraderzadem Abdurrahman ile beraber oturuyorduk. Bu hayatım, hayat-ı dünyeviye cihetinde bizim gibilere en mesûdâne bir hayat sayılabilirdi. Çünkü esaretten kurtulmuştum; Darü’l-Hikmette, meslek-i ilmiyeme münasip, en âli bir tarzda neşr-i ilme muvaffakiyet vardı. Bana teveccüh eden haysiyet ve şeref, haddimden çok fazla idi. Mevkice İstanbul’un en güzel yeri olan Çamlıca’da oturuyordum. Hem her şeyim mükemmeldi. Merhum biraderzadem Abdurrahman gibi gayet zeki, fedakâr, hem bir talebe, hem hizmetkâr, hem kâtip, hem evlâd-ı mâneviyem beraberdi.”

Bediüzzaman, yeğeni Abdurrahman’ın vefatı haberini alınca üzüldüğünü şöyle açıklıyor: “Çünkü o dünyada kalsaydı, hem dünyadaki vazife-i uhreviyemin kuvvetli bir medarı ve benden sonra tam yerime geçecek bir hayrü’l-halef ve hem de bu dünyada en fedakâr bir medar-ı teselli, bir arkadaşım olabilirdi. Ve en zeki bir talebem, bir muhatap ve Risale-i Nur eczalarının en emin bir sahibi ve muhafızı olurdu.”

Kaynak:

1- Barla Lâhikası, 23. mektup. Shf. 73.

Okunma Sayısı: 1212
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı