"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tabakat-ı beşer muharebeleri

M. Fahri UTKAN
11 Temmuz 2020, Cumartesi
Bediüzzaman, Mektubat adlı eserinde “Devletler milletler muharebesi, tabakat-ı beşer muharebesine terk-i mevki ediyor” demektedir. Tabaka; topluluk, sınıf, zümre, mecaz olarak da, bir toplum içinde toplumsal durum yönünden ayrılan topluluklardan her biri anlamına gelmektedir.

Sözlüklerde tabakalaşmaya baktığımızda ise; bir toplumda tabakalaşma sınıflar arası farklılaşmadan doğar. Tabakalar arasındaki şahıslar arasında farklılaşma görülebileceği gibi, aynı toplumsal tabaka (katman) içindeki şahıslar arasında da farklar bulunabilir. Aynı tabaka içindeki farklar sosyal sınıfları oluşturur. Bu tariflere bakıldığında, sosyal tabakaları şu şekilde sınıflandırabiliriz:

Fakirler-Zenginler (Emek-Sermaye): 

“Maalesef, tabaka-i havastaki meziyetler, tevazu ve terahhuma (merhamet, acıma) sebep iken, tekebbür (kibirlenmeye) ve gurura bais oluyor. Tabaka-i fukaradaki acz ve fakirlik, ihsan ve merhameti mucip iken (gerektirirken), esaret ve sefaleti intaç ediyor (netice veriyor).” (İşaratü’l icaz: 80)

Bunların olmaması için, “Zengin kısmı fukaradan hatt-ı muvasalayı (karşılıklı iletişimin sağlanabildiği nokta, çizgi) kesecek derecede uzaklaşmamaları lâzımdır.” (İşaratü’l icaz: 63) Hâlbuki zenginler İslâm’ın zekât emrini yerine getirseler ve faize bulaşmasalar; zengin ve fakir tabakaları arasında mücadele biter, toplum sulh ve sükûn içinde yaşayabilir.

Mezhepler-Tarikatlar; mezhep savaşları denildiğinde ilk akla gelen, 1618-1648 yılları arasında Avrupa’da Katoliklerle Protestanlar arasında 30 yıl süren savaşlardır.

Bundan başka, uzun yıllardan beri gizli İslâm düşmanları tarafından, Ortadoğu’da Müslüman devletler arasında Sünnî-Şiî çatışmaları, anlaşmazlıkları çıkartarak bölgenin barış ve istikrarını bozmaya çalışılıyor. Bunlara karşı Bediüzzaman; “Ey Ehl-i Hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat! Ve ey Âl-i Beyt’in muhabbetini meslek ittihaz eden Alevîler! Çabuk bu manasız ve hakikatsiz, haksız, zararlı olan nizâı (kavgayı) aranızdan kaldırınız” der. (Lem’alar, 32)

Bölgeyi, küresel ecnebi işgal projelerinin tasallutundan kurtaracak, İslâm âlemini sulh ve müsâlemetle bütünleştirecek bu barış ve istikrar çağrısına kulak verilmeli…

Asrın tabibi ve müceddidi bu konuda genel bir çareyi şu şekilde belirterek son noktayı koyuyor: “Heyet-i içtimaiyenin hayatını koruyan intizamın en büyük şartı, insanların tabakaları arasında boşluk kalmamasıdır. Havas kısmı avamdan, zengin kısmı fukaradan hatt-ı muvasalayı kesecek derecede uzaklaşmamaları lâzımdır. Bu tabakalar arasında muvasalayı temin eden, zekât ve muavenettir… 

Hülâsa: Tabakalar arasında musalâhanın temini ve münasebetin tesisi, ancak ve ancak erkân-ı İslâmiyeden olan zekât ve zekâtın yavruları olan sadâka ve teberruatın heyet-i içtimaiyece yüksek bir düstur ittihaz edilmesiyle olur.” (İşaratü’l icaz: 79-80)

Okunma Sayısı: 970
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı