Toplumda karşılıklı güven, bir ülkenin sosyal, ekonomik ve demokratik sağlığının temel taşıdır. Bu güven olmadan toplumda kutuplaşma artar, iş birliği azalır. İnsanlar arasında güven duygusunun olması çok önemlidir.
Hiç şüphesiz dinimizin önemli kavramlarındandır güvenilir olmak. Peygamber Efendimiz'in (asm) risalet öncesinde öne çıkan en önemli vasfı güvenilir, "el-emin" oluşuydu. Dolayısıyla Müslüman’ın sahip olması gereken özelliklerden birisidir güvenilir olmak.
“Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mü’min de insanların can ve malları konusunda kendisinden emin oldukları kimsedir.”1
Başka bir hadiste ise, "Hayırlınız, kendisinden iyilik umulan ve kötülüğünden emin olunandır. Kötünüz de, kendisinden iyilik beklenmeyen ve kötülüğünden emin olunmayandır."2 denilmektedir.
Hem kişiler arasında hem aile arasında, hem de toplumdaki güven, toplum hayatının temel taşı, belkemiğidir. “...Bir işe azmettiğinde artık Allah’a güven!” (Âl-i İmrân: 159.) ayetinden anlamamız gereken, bir işe başlarken-yaparken tereddüt etmemeliyiz.
Bir işin sonucu, görünürde olumsuz da olsa, mü’mine yakışan, tedbiri alıp takdire rıza göstermektir. Bir başka âyette şöyle buyurulmuştur: “Allah’a güvenene, Allah kâfidir!” (Talak: 3.)
Üstad Bediüzzaman şöyle diyor: "Bir ailenin saadet-i hayatiyesi, koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimi bir hürmet ve muhabbetle devam eder."3
İman, insanın kendisine, Yaratıcısına ve başkalarına güvenmesini sağlar. İman edenlerin korkudan uzakta olmaları, yarınlarından endişe duymamaları ve bu düşünce dünyalarını başkalarıyla paylaşmaları sayesinde güvenli bir toplum oluşturulabilir ve yine bunların devamıyla, güvenli toplumun devamı sağlanabilir.
Güven inşa etmenin en tesirli yolu sözlü iletişimle değil, davranış ile yapılan iletişimle olur. Başkalarının güvenini zedelemeyecek hassasiyeti göstermek sadece onların güvenini kazanmakla değil, aynı zamanda onların da güvenilir olmalarıyla ödüllendirilir. Güven ortamını bozan en önemli davranış ihanettir.
Güven, büyük sözlerle değil, küçük anlarda gösterilen gerçek destekle inşa edilir! Güvenin en temel şartı, kanunların herkese eşit, adil ve tarafsız bir şekilde uygulandığına dair yaygın inançtır.
Toplumda karşılıklı güven, bir gecede inşa edilemeyen, ama bir anda yıkılabilen değerli bir sermayedir. Bu güveni sağlamak; adil kurumlar, şeffaf bir yönetim, sorumlu bir medya, güçlü bir sivil toplum ve en önemlisi birbirini anlamaya çalışan, saygılı ve dürüst fertlerin ortak çabasını gerektirir. Bu, sürekli ve kolektif bir sorumluluktur.
Dipnotlar:
1- Tirmizî, İman, 12
2- Tirmizî, 34. Kitabu'l-Fiten, Bab: 76. H. No: 2263
3- Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a.