"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yokluk acısı

Ahmet DURSUN
05 Mart 2026, Perşembe
İran mı bombalanıyor? Sıra sıra sıralanmış çocuk mezarlarını görmediniz mi?

İran, kadîm Sahabe toprakları… Ehl-i dalaletin habîs bir ruha dönüşmüş temsilcileri tarafından pervasızca bombalanıyor. 

Şimdi işlemeyen uluslararası hukuktan mı bahsedeceğiz? Varlık sebebini yitirmiş BM’den mi yardım dileneceğiz? Geçiniz… 

Ortadoğu uzmanları konuşuyorlar da konuşuyorlar. Onlar konuşurken, anlı şanlı dünya liderleri sadece izlerken dünyanın başına musallat olan cani deliler, “Ne de güzel adam öldürüyorlar!” 

Amaç; İran halkının istemediği totaliter rejimi değiştirmekmiş. Ne de hayırseverler…  Diğer bir amaç, İran’ı bölerek BOP’un gerçekleşmesini sağlamakmış… Merhum Erbakan’ın yıllarca diline pelesenk ettiği tehlike. İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecekmiş. İsrail’in güvenliğini ve kadim arzularını gerçekleştirme hamleleri… 

Bu savaşın asıl hedeflerinden birinin Çin olduğu, Çin karşısında güç kaybeden Batı hegemonyasının İran kaynaklarının Çine aktarılmasının sona erdirilmesinin en önemli sebep olduğu da en çok dillendirilenlerden biri. 

Senaryolar peş peşe sıralanıyor.  

Ortadoğu uzmanı değilim, tarihçi de değilim; ancak okumalarım İran’ın Venezuela ya da ABD’nin uşaklığına soyunan kıytırık Ortadoğu devletlerinden biri olmadığını söylüyor bana.  Tarihiyle, mazisiyle, toplumsal dinamikleriyle, askerî varlığıyla ve değer yargılarıyla İran köklü bir devlet. Devlet hafızasını koruyan ve devam ettiren bir devlet. Kendi içinde muhalefet olsa da dışardan bir saldırı olduğunda kendi ülkesine ihanet edebilecek, tamamıyla dışardan ferec bekleyecek bir ülke de değil. 

Peki biz? Asırlar boyunca bu coğrafyada İslâm’ın bayraktarlığını yapmış bir milletin temsilcileri bu duruma ne diyor? Türkiye İran’ın bölünmesini gerçekten ister mi ya da buna göz yumabilir mi? Türkiye yeni duruma hazırlıklı mı? Terörsüz Türkiye yeni Ortadoğu düzeninin ön hazırlığı mı? Her şeye rağmen Batı ekseninde olan Türkiye, Çin ve Rusya ile birlikte hareket eden İran için niçin başını belaya soksun ki? Sorular, sorular…

Bu sorulara nasıl cevap vereceğiz, bu süreçleri nasıl yorumlayacağız? Evanjelistlere göre mi, arz-ı mev’ûdçulara göre mi? Küreselcilere göre mi, ulusalcılara göre mi? Kendimizi düzene kaptırmışız gidiyoruz. Hakikaten biz ne diyoruz? Kendi kaynaklarımız ne diyor, bakmayacak mıyız? Kur’ân ve Sünnet’e kulak vermeyecek miyiz? Kur’ân’ın bu asırdaki tefsiri ne söylüyor? Dinlemeyecek miyiz? Peymân ve yemini iman olan, muvahhidliği ve müttehitliği şiar edinen, İttihad-ı İslâm gibi farz bir vazifeyi deruhte etmekle mükellef olan bu ümmetin “ümmet” oluşunun bir kıymet-i harbiyesi de mi kalmadı? Nereye başvuracağız, nereye sığınacağız?

Akif’in “Şark’ın ruh-u kemâli” olarak nitelediği Sadi, “Yokluk Acısı” adlı hikâyesinde ülkesi kıtlıktan kırılan varlıklı bir adamın insanlığa verdiği dersi anlatır. Şam taraflarında âşıklara aşkı unutturan, tüm pınarları kurutan, göz yaşından başka su bırakmayan öyle bir kıtlık yaşanır ki... İnsanların çekirgeleri yemek zorunda kaldığı, açlıktan kırıldığı bir kıtlık… Yörede zenginliğiyle meşhur olmuş bir adam, perişan ve tanınmaz bir halde başka bir ülkedeki arkadaşını ziyaret eder. Arkadaşı “Başkalarının açlıktan kırılmasından sana ne, sen varlıklı birisin, nasıl bu hale düştün?” deyince, hiddetlenerek şöyle der: 

“Bir deniz kıyısında durup sevdiklerinin boğulmasını gören bir insanın yüreği nasıl rahat olabilir? Vicdan sahibi bir insan, ne kendinin, ne de başkasının bedeninde bir yara görmek ister. Sevdikleri zindandayken insan kendini nasıl Gülistan’da sanabilir?”

Bir yokluğun acısıyla kavruluyoruz. Vicdanın mı, adamlığın mı, insanlığın mı yokluğudur bu, bilemem. Sahi, bombalanan İran mıydı?

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı

    En Çok Okunanlar