1930’lu yıllarda yazılan Bediüzzaman Said Nursî'nin Uhuvvet Risalesi, Risale-i Nur Külliyatı'nın önemli bir parçasıdır ve temelde mü’minler arasındaki kardeşlik ve birlik konularını işler.
Bediüzzaman bunları mü’minlerde olmaması gereken tefrika, kin ve düşmanlık gibi kötü hasletlerden korumak için yazmıştır.
Uhuvvet Risalesi'nin ana temaları ve vurguladığı temel prensiplerden birincisi;
Kardeşliğin (uhuvvetin) önemi: Bediüzzaman'a göre muhabbet, uhuvvet ve sevmek, İslâmiyet'in mizacı ve rabıtasıdır. Eserde, iman kardeşliğinin diğer tüm bağlardan daha kuvvetli olduğu vurgulanır.
Tesanüd ve ittihad ile hizmetin başarılı olması için mü’minlerin omuz omuza vermesi, birlik ve beraberliği tam sağlaması gerektiği belirtilir. Uhuvvetin-kardeşliğin sağlanmasının, husumet ve düşmanlığa karşı nasıl tavır alınması gerektiği ortaya konmuştur.
Bediüzzaman, mü’minlere kin ve düşmanlık besleyenleri insafsızlıkla eleştirir. Düşmanlığa karşı asıl hedeflerin; kişinin nefs-i emmaresi (kötülüğü emreden nefsi), heva-i nefsi (nefsin istekleri), günahlar, kâfirler ve zındıklar (inançsızlık cereyanları) olması gerektiğini belirtmiştir. İkinci olarak, fenalığa karşı iyilik yapma prensibini tavsiye eder.
Eserde gıybet konusu da işlenmiştir. Gıybetin (arkadan çekiştirme) çok çirkin bir hareket olduğu hatırlatılır.
İhlâs Risalesi’nden ilhamla şunları görürüz:
İhlâs ve samimiyet: Kardeşliğin temeli samimî ihlâstır. Şahsî beklentilerden, benlikten, rekabetten ve kibirden kaçınmak esastır.
Birbirinde fânî olmak: Risale-i Nur mesleğinde özel bir prensip olan "tefânî" düsturu önemlidir. Bu prensip; kendi nefsanî hissiyatını unutup, kardeşlerinin meziyetleri ve hissiyatlarıyla fikren yaşamaktır. Onların meziyetlerini kendi şahsında tasavvur edip iftihar etmektir.
Her doğruyu her yerde söylememek: Önemli bir düstur olarak, "Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir" prensibi belirtilir. Bu, nasihat ve uyarıların yanlış zamanda veya şekilde yapılmasının ters etki (aksü'l-amel) yapabileceğine dikkat çeker.
Özetle, İhlâs ve Uhuvvet risaleleri beraber olarak, kişisel ihtilâfların ve çekişmelerin ötesine geçerek mü’minleri iman ve İslâm kardeşliği temelinde birliğe, dayanışmaya ve yüksek ahlâka davet eden, düşmanlık duygularının doğru hedeflere yönlendirilmesini öğütleyen bir kardeşlik bildirisi niteliğindedir.
Uhuvvetin ve gerçek kardeşliğin Müslümanlar arasında kalıcı olması temennisiyle…