"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Büyük bir siyasî dehâ: Sultan Selim Han

M. Latif SALİHOĞLU
22 Eylül 2021, Çarşamba
Sekiz yıl kadar süren padişahlık devresinde geniş bir coğrafyada İttihad-ı İslâm’ı tesis etmeye muvaffak olan Sultan Selim Hanın, bugün vefât yıl dönümü: 22 Eylül 1520.

Cenâb-ı Hak, hem ona, hem hizmet ve dâvâ arkadaşlarına rahmet ve mağfiret eylesin. Amin.  

*

Bediüzzaman Hazretleri’nin “Elhâsıl, Sultan Selim’e biat ettim” demesi gibi, biz de onun İttihad-ı İslâm meselesindeki fikrine ve siyasî dehâsına biat ediyor ve yürekten alkışlıyoruz.

Başkaları ne derse desin, Üstad Bediüzzaman’ın sözü bizim için senettir ve hüccettir. Kaldı ki, Sultan Selim’e düşmanlık edenlerin, gerçekte İslâm Birliği diye bir dertleri, tasaları, hedef ve maksatları yoktur.

*

Sultan Selim Han’ın bir değil, birçok meziyet sahibi olduğunu anlıyoruz. Milletin arasındaki “ihtilâf û tefrika” ortadan kaldırarak İslâm Birliğini kurma yönündeki harikulâde tutum ve gayreti onu gönüllerin padişahı yaptığı gibi, bu kudsî dâvâsında muvaffak olması da, onun askerî, siyasî ve diplomasi sahasında da nasıl dehâ derecesinde bir kabiliyete mâlik olduğunu gösteriyor.

Balkanlar’dan, Batı dünyasında ve Haçlı ittifakından gelmesi muhtemel tehlikelerin artık durduğunu ve bunların büyük ölçüde bertaraf edildiğini gören, idrak eden Sultan Selim Han, bütün kuvveti ve himmetiyle Şark’a yöneldi.

Şark’ta, mâlûm dehşetli bir “Siyasî Şiâ” tehlikesi vardı. 1501’de İran’ın başına geçen Şah İsmail, Doğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde de kışkırtıcı, hatta yıkıcı faaliyetlerde bulunuyordu. Sünnî Kürtlerin üzerinde kurmuş olduğu baskılar had safhaya ulaşmıştı. Özetle, Sultan Selim gibi bir dehânın müdahalesine ihtiyaç hasıl olmuştu.

Öte yandan, Şam, Kahire, Kudüs ve Hicaz taraflarında da ihtilâf, inşikak, başıbozukluk ve kargaşa hali başını almış gidiyordu.

1512’de babası Sultan Bayezid-i Veli’yi devirerek tahta geçen Sultan Selim Han, Şark’ta zuhur eden bütün sıkıntıları gidermek ve geniş İslâm coğrafyasını bir huzur ve sükûn ülkesi haline getirmek için harikulâde bir sıralama yaparak harekete geçti: Şark Seferi (Çaldıran 1514), Şam, Kahire, Filistin ve Hicaz Seferi. (1517)

*

Bugün, maalesef ecnebilerin tesiri altına girmiş bulunan başta Kürtlerin ve Arapların gönlünü yeniden kazanarak İttihad-ı İslâm’a giden yolu açmak ve o yolda muvaffak olmak için, hem Sultan Selim’e yeniden biat etmek, hem de onun İttihad-ı İslâm’daki fikrini ve uyguladığı siyasî dehânın usûl ve esaslarını iyi bilmek icap eder.

Tabiî, şu medenî çağın şartlarına riayet ederek. Yani, asla kan dökmeden ve kalpleri yumuşatarak, her türlü ırkçılığı reddederek ve bilhassa izâh ile ikna metodunu uygulayarak…

*

Konuyu, Sultan Selim’in İttihad-ı İslâm’a dair o unutulmaz mısralarıyla noktalayalım:

Milletimde ihtilâf u tefrika endişesi 

Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni. 

İttihadken savlet-i a’dâyı def’e çaremiz, 

İttihad etmezse millet, dağ-dar eyler beni.

Okunma Sayısı: 1855
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A F Zimetoğlu

    23.9.2021 14:02:26

    Tebrikler, Burada olduğunuz için tebrikler, Sipere döndüğünüz için tebrikler, Bırakıp gidenlerden olmadığınız için tebrikler, Küsmediğiniz için tebrikler, Sultan Selim Hanı kabrinde "bi karar" etmediğiniz için tebrikler, Bu yazınız için tebrikler, Ve hoşgeldiğiniz için gönülden tebrikler.

  • Ayşenur Akay Sürer

    23.9.2021 04:30:50

    Sizi ve ibret dolu tarih yazılarınızı özlemiştik. Hoşgeldiniz Safa getirdiniz muhterem ağabeyim.

  • Ali

    22.9.2021 21:50:39

    Tekrardan yazilariniza baslamaniza buyuk memnuniyet duyduk Latif ağabey.

  • Abdurrahman

    22.9.2021 18:07:03

    Köşenizi sabah gazeteden görmek bizi ziyadesiyle memnun etmiştir. Allah razı olsun

  • Elvan SAĞKOL

    22.9.2021 16:51:23

    Salih Abim sizi tekrar görmek aşk ve şevkimi artırdı selam ve dua ile abime

  • Alihan Kahraman

    22.9.2021 16:20:16

    Allah muvaffak etsin inşallah. Selamlar.

  • Latif Salihoğlu

    22.9.2021 14:28:12

    T E Ş E K K ÜR Üç aylık aradan sonra günlük yazılara yeniden başlamamız sebebiyle, buradan ve sâir mecrâlardan selâm, tebrik ve duâlarını ileten aziz okuyucularıma, abla, bacı, kardeş ve ağabeylerime bilmukabele selâm, tebrik ve duâlarımı sunuyor, duâlarının devamını diliyorum. M. Latif Salihoğlu

  • Mehmet FIRAT

    22.9.2021 13:47:52

    Yuvanıza hoş geldiniz Latif Bey.

  • Zubeyir

    22.9.2021 13:07:59

    Muhterem Abim, hoş Safa geldiniz. Sizi Yeni Asya’dan yeni Asya’yı sizden ayrı düşünemiyorum. Dualar

  • İhsan UÇAR

    22.9.2021 13:04:02

    Uzun bir aradan sonra...Haydi hayırlısı.Ne yazmak lazım,ya da yazmamak...Anlaşılır gibi değil.Neyi paylaşamiyoruz?

  • Münir

    22.9.2021 12:54:42

    Tebrikler muhterem Salihoğlu. Merhum Sultan Selim Han’ın cansiperane vakf-ı hayat ettiği İttihad-İslam idealini derhatır ettirdiğiniz makalenizi dün gece okudum, fevkalade sevindim. Diğer velud kalemlerimizin de tekrar köşelerine yeniden siftah etmelerini istirham ediyoruz. Aklıma şu an Sami CEBECİ ve Mehmet Ali KAYA Beyler geliyor. Onların ve sairlerin de epeydir atıl kalmış sütunlarını artık gecikmeden doldurmalarını bekliyoruz. Yazar kadromuz zenginleştikçe ve yazılanların kalitesi arttıkça gazetemizin (Allah’ın izniyle) tesir sahası genişleyecek ve sadası daha gür çıkacaktır. İslam aleminin bilhassa son 1,5 asırdır maruz bırakıldığı bilumum dahili ve harici sıkıntıların ve fitnelerin bertaraf edilmesi ve insanlığın sulh-u umumiye erişebilmesi için, ayrılığa gayrılığa yol açan çakıl taşı mesabesindeki basit meselelerin bir kenarı bırakılıp önce asgari müştereklerde sonra esaslarda ittihad edilmesi lazım.

  • süleyman ALIÇ

    22.9.2021 11:52:40

    Latif abey hoş geldiniz safa getirdiniz, sizi tebrik ediyoruz ve yazılarınızın devamını bekliyoruz. Ali Ulvi Kurucunun Üstada atfettiği aşağıdaki şiiri bende size atfediyorum. "Kar, kış demez; irkilmez, üzülmez, acı duymaz; Mevsim, bütün ömrünce ılık gölgeli bir yaz. Cennetteki alemleri dünyada görür de, Mahvolsa, eğilmez sıra dağlar gibi derde. En sarp uçurumlar gelip etrafını sarsa; Ay batsa, güneş sönse, ufuklar da kararsa, Gökler yıkılıp çökse, yolundan yine dönmez, Rûhundaki îmanla yanan meşale sönmez. Kalbinde yanardağ gibi îman ne mukaddes! Vicdanına her an şunu haykırmada bir ses: Ey yolcu, şafaklar sökecek durma, ilerle, Zulmetlere kan ağlatacak meşalelerle."

  • Osman Yıldırım

    22.9.2021 11:32:32

    Sayın Salihoğlu, yeniden köşemizde yazmanızdan son derece memnun oldum. Yeni Asya ailesinin yazarlarınin her birinin kendi makamında ritasetleri vardır bu bakımdan hiç biri diğerine tercih edilmez. Zira Yeni Asya sıradan bir gazete olmayıp şahs ı maneviden oluşan bir ailedir. Bir başka örneği varımdır bilemiyorum. Bu şahsı manevi üzecek herhangi bir harekette bulunan veya bulunmasına sebep olan herkes büyük mesuliyet altına girer diye düşünmekteyim. Dolayısıyla köşenizde yazılarınızı okuma bahtiyarlığını yasattiğınizdan dolayı size teşekkür eder muvaffakiyetler temenni ederim.

  • Hasan Yüksel

    22.9.2021 09:58:01

    Yazılarınızı özlemiştik Latif Ağabey. Allah razı olsun.

  • İbrahim FİŞEK

    22.9.2021 09:57:56

    Yeniden yazılarımıza başlamanız beni ziyadesiyle memnun etti. Allah CC kalemine ve yüreğine güç-kuvvet versin inşaALLAH Aziz ve ismi gibi Lâtif kardeşim...

  • Said Yüksekdağ

    22.9.2021 08:57:00

    Uzun bir aradan sonra yazınızı görmek bizi memnun etti. Rabbim kaleminize kuvvet sizlere de sağlık, sıhhat ve afiyet versin. Âmin

  • Ramazan Çalışan

    22.9.2021 08:49:29

    Sayın Latifoğlu,üç ay gibi uzun bir ara verdiğiniz yazılarınızı ve sizi özlemiştik.Size bu vesile ile hoş geldiniz dedikten sonra, bir konuyu ifade etmek istiyorum. Osmanlı padişahlarının portreleri ne deece gerçeği yansıdıyor? Bu konuda kulaktan dolma şöyle bir bilgiye sahabiz; onları yıkık ve pısırık ve göstermek için kasti çizildiğini zihinlerde böyle oluşturulmak istendiği, zira Sultan Sultan selimin sizin yazınızdaki portresindede böyle bir durum mevcut.Oysa bizim dünyamızda Sultan selim ve diğerleri bakışı ile,duruşu ile fikir ve inançları ile celal'i haşmetli insanlardır.

  • HÜSEYİN SÖNMEZ

    22.9.2021 08:34:28

    Sizin yazılarınızla tekrar buluşmak çok güzel.

  • Hüseyin Çakar

    22.9.2021 07:01:58

    Köşenize hoş geldiniz muhterem abim.

  • sami

    22.9.2021 06:57:35

    yazılarınızı ozlemistik selamlar

  • Mehmet Türeli

    22.9.2021 06:42:25

    Geçmiş olsun sağlığınıza kavuştunuz inşâallah. İslam ülkelerin baslarındaki liderlerin bir çoğu diktatör olduklarından, zalim ecnebi devletlerin oyuncağı haline geliyorlar. Avrupa üflüyor onlar oynuyorlar. Bundan dolayı İTTİHADI İSLÂMÎ kuramıyorlar. Çare asrın reçetesi Risale-i Nurlara kulak vermerindedir.

  • Oğuz Yiğiter

    22.9.2021 06:40:12

    Yavuz Sultan Selime ait final paragrafındaki, Üstadın külliyata da alıp, mihenk taşı yaptığı, ittihad-ı İslâm'a dair o meşhur şiirinin mısralarının bir önceki, "..asla kan dökmeden ve kalpleri yumuşatarak, her türlü ırkçılığı reddederek ve bilhassa izah ve ikna metodunu uygulayarak.." cümleleriniz; yarım kalan beş aylık Hz. Hasan(ra) misyonunu tamamlamakla kaderden vazifeli, Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsinin metoduna işaret ediyor ve bu büyük misyonun yerine getirilmesi için, Ehl-i Beyt'in imdada koşması ve omuz vermesi mânâlarını hatıra getiriyor. Bakalım bu güzel final nasıl tahakkuk edecek , yaşayarak göreceğiz inşaallah. Tebrikler, dualar....

  • Neslinur

    22.9.2021 00:31:25

    Çok muhterem Latif ağabey, hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı