"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya Harbinde sebep ve kader

M. Latif SALİHOĞLU
29 Ekim 2019, Salı
Kaderin garip ve acip bir tecellisi şudur ki: Osmanlı’yı bitiren Birinci Dünya Harbine fiilen girdiğimiz (1914) gün ile Türkiye Cumhuriyeti’nin resmen kurulduğu (1923) gün aynı: 29 Ekim.

Cumhuriyet’in kuruluşuna dair safhaya bir önceki yazıda değindik; Osmanlı’nın sonunu hazırlayan Dünya Harbine nasıl girdiğimize dair safhayı da bu yazıda kısaca irdelemeye çalışalım.

DEFACTO ile Büyük Savaş

Evet, koca Osmanlı Devleti, resmen değil, ama bir emrivâki (Defacto) ile fiilen Birinci Dünya Harbine girmiş oldu. Emrivâki şu şekilde gelişti: Alman asıllı Osmanlı Amirali Souchon, mahiyeti anlaşılmayan şaşırtıcı bir hareketle, 29 Ekim günü (1914) Rus limanlarını bombardıman ettirir.

Almanya'dan henüz yeni satın alındığı ilân edilen Goeben (Yavuz) ve Breslau (Midilli) isimli savaş gemilerinin de iştirakiyle Karadeniz'e açılan Osmanlı donanması, Rusya'nın Odessa, Sivastopol ve Tedosya limanlarını bombalamaya başlar.

Rusya da bunun üzerine  harekete geçer ve Osmanlı'nın Kafkasya'daki sınırını ordu birlikleriyle aşarak şiddetli mukabelede bulunur. Böylelikle, ihtiyar Osmanlı Devleti kendini apansız bir şekilde Avrupa'da çoktan (28 Haziran'da) başlamış olan Dünya Harbinin ortasında bulur.

Oysa ki, Osmanlı donanmasının Rus limanlarını bombaladığından, hükümetin ve hükümetin başında bulunan (aynı zamanda Hariciye Vekili olanı) Sadrâzam Said Halim Paşanın dahi haberi yoktur.

Hükümetin başında bulunan Sadrâzam Halim Paşa, olup bitenleri duyunca, son derece müteessir olur. Çok kahırlanır ve Sultan Reşad'a 30 Ekim günü gidip istifasını sunar. Ne var ki, bu istifası kabul edilmez ve bekletilid. Hemen ardından, Said Halim Paşa Köşk'ünde toplanan Bakanlar Kurulu, istifanın geri alınmasını ister.

Bunun üzerine, Said Halim, Başkomutan Enver Paşadan malûmat ister; bir bakıma hesap sorar. Zira, ülkesinin savaşa girmesini, asker kanının akıtılmasını kesinlikle istemez. Oysa, şimdi izahı müşkil bir emrivâki ile karşı karşıya kalmıştır.

Enver Paşa da, heyetin huzurunda yemin billah ederek, limanların bombalama emrinden habersiz olduğunu, kendisinin de böyle bir emri vermediğini söyler. Ne var ki, artık "Defacto" olmuş ve Osmanlı Devleti istese de, istemese de bu eminsiz ve emânsız harbe girer.

Yine de, Said Halim Paşa, Almanya ile üç ay kadar evvel yapılan anlaşmanın bir saldırı anlaşması olmadığını, o anlaşmanın sadece "müşterek müdafaa" şeklinde olduğunu izah eder ve bu sınırlar içinde hareket edilmesini ister. Heyetin aynı fikirde ittifak etmesi üzerine, istifa dilekçesi geri alınırı ve cephelerde gerekli tedbirlerin alınması için harekete geçilir.

* * *

Birinci Harbe iştirak etmek mecburiyetinde kalan Osmanlı, hemen bütün cephelerde büyük fâcialar yaşadı, büyük toprak kaybına uğradı ve çok da zayiat verdi.

Başlangıçta hiç hesapta olmadığı halde, dört yıllık savaşın ardından, şehit, gazi ve muhaceret neticesi dağılan insanlarımızın yekûnu dört milyona baliğ oldu.

* * *

Birinci Dünya Harbinde yaşanan fâciaların, elbette ki bir zahirî sebep yönü, bir de kaderî fetvâ ciheti vardır.

Said Nursî, Sünûhat isimli eserinde, lisân-ı hikmetle bunların izahını yapıyor: Bilhassa “Oruç, namaz, zekat, hac” gibi farzların terk veya ihmal edilmesi sebebiyle, biriken, teraküm eden mânevî günâhlara bir nevi kefâret olarak, kaderin de fetvâsıyla yaşanan mağlubiyetin, “Cezanın neticesi; mükâfatın mukaddimesi” şeklinde bir yorum getirerek, aynı zamanda ümitsizliğe ve karamsarlığa düşen insanlarımızı teselli etmeye çalıştı.

Okunma Sayısı: 1053
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı