"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Edirne’de Ateşkes, Berlin’de Antlaşma

M. Latif SALİHOĞLU
31 Ocak 2020, Cuma
TARİHİN YORUMU 31 Ocak 1878

Meşhûr “93 Harbi”, Milâdî takvime göre 18 Nisan 1877’de başladı, 31 Ocak 1878'de Edirne’de imzalanan Mütareke (Ateşkes) ile fiilen sona ermiş oldu.

Edirne Mütarekesi’nin ardından, 3 Mart 1878'de Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması imzalandı. Onu da, 13 Temmuz 1878'de Almanya'da imzalanan Berlin Antlaşması takip etti. Alman Devlet Başkanı Prens Bismak’ın girişimleriyle yapılan Berlin Antlaşması, Osmanlı’yı ölümün eşiğinden çevirdi.

Özetle: Osmanlı Devleti, 93 Harbi’nde tarihinin en ağır mağlûbiyetini yaşadı. Gerek insan kaybı ve nüfus göçü itibariyle, gerek toprak kaybı ve tazminat borcu itibariyle ve gerekse dahilî siyasetine (Kıbrıs ve Ermeni meselesi gibi...) olan müdahaleler itibariyle, olumsuz sonuçları günümüze kadar yansıyan son derece ağır bir faturayı ödemeye mahkûm olduğumuzun adıdır, 93 Harbi.

* * *

Bu savaşta, Tuna Cephesi’nde (özellikle Plevne'de) kahramanlık destanı yazılmasına rağmen, Osmanlı kuvvetleri, hem Rumeli ve Balkanlar'da, hem de Doğu Karadeniz ve Kafkaslar’da Ruslar'a karşı ağır zayiatlar verdi ve peşpeşe mağlûbiyetler yaşadı.

Bu perişaniyetin önemli sebepleri vardı: Osmanlı Devleti ihtiyarlamış, başta ordu olmak üzere bazı kurumları köhne bir vaziyete gelmiştir... Siyasî cereyanlar ile ifsat komiteleri (masonlar) orduya sızarak, asker neferatı arasına nifak sokmuşlardı. İngiltere devleti ikili oynuyordu...  İyi bir diplomat ve kudretli bir padişah olan Sultan II. Abdülhamid, tahta henüz yeni (1876) gelmiş durumdaydı... Avrupa'da revaç bulmuş olan milliyetçilik cereyanı Balkanlar'a sıçramış ve birçok etnik topluluktan müteşekkil olan bu coğrafyayı kasıp kavurmaya başlamıştı... Avrupa'nın sömürgeci devletleri, Meşrutî idareye geçmiş olan Osmanlı Devleti’nin bu gidişatından endişeye kapılmışlardı. En büyük korkuları, sömürdükleri İslâm ülkelerinin de Osmanlı'yı örnek alarak hürriyet ve meşrûtiyet mücadelesi içine girmesiydi.

Bunlar gibi daha başka sebepler de vardı. Neticede, dokuz aydan fazla süren bu çok geniş cepheli savaşta, Osmanlı'nın mağlûbiyeti kaçınılmaz olmuştu.

* * *

Yenilgiyi kabul eden Osmanlı, bir ateşkes yapmanın çaresini aramaya koyuldu: Bu maksatla, Rus orduları başkumandanı Grandük Nikola'ya Hariciye Nazırı Server Paşa ile Müşir Namık Paşa’ya teklif götürüldü. Grandük ise, Edirne'ye gelmeden herhangi bir cevap vermedi. Rus orduları tâ Yeşilköy'e kadar geldiği için, bu taarruzu durdurmak istemediği intibaını vermek istiyordu. 

Bu arada, Sultan Abdülhamid ile İngiltere hükümeti arasında telgrafla irtibat kuruldu. İngiltere, Kıbrıs Adası’nın idaresi kendilerine verilmesi şartıyla, Rus taarruzunu durdurmaya çalışacağını iletti.

İngiltere'nin bu talebi kabul edilince, Ruslar’ın ilerlemesi Yeşilköy'de durdu.

Bu esnada, Edirne'de görüşen iki devletin temsilcileri 31 Ocak 1878'de bir ateşkes antlaşmasına vardılar.

İkinci adımda ise, barış antlaşması vardı. Diplomatlar, bunun için de Yeşilköy'de biraraya geldi. Burada görüşülen ve kararlaştırılan anlaşma maddeleri, Osmanlı Devleti açısından son derece ağır hükümler ihtiva ediyordu.

Sultan Abdülhamid işi ağırdan aldı ve Avrupa'nın sömürgeci devletlerinden ayrı tuttuğu Almanya'yı da yapılacak yeni bir görüşmeye dahil etmek istedi.

Alman Devlet Başkanı Bismark, hadiseye olumlu yaklaştı ve "Osmanlı'ya yardım" şeklinde anlaşılacak yeni bir barış görüşmesi için ortam hazırlamaya koyuldu.

Böylelikle, Yeşilköy Antlaşması’nın hükümleri hiç uygulanmadan, daha doğrusu fırsat verilmeden, Almanya'da imzalanan Berlin Antlaşması devreye girmiş oldu.

Okunma Sayısı: 1086
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    31.1.2020 23:32:49

    Allah razı olsun.Araştıran,doğruları bize ulaştıran YENİ ASYA YAZIYORSA DOĞRUDUR ve YENİASYA GERÇEKTEN HABER VERİR ifadelerinizi tasdik eden birnlerce hakikat haber ve yazılardan biri daha.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı