"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’nin, IMF ile üyelik mâcerası...

M. Latif SALİHOĞLU
11 Mart 2019, Pazartesi
Türkiye’nin kısa adı IMF olan BM’ye bağlı Uluslararası Para Fonu ile mâcerası 11 Mart 1947’de başladı.

Türkiye, o gün itibariyle merkezi ABD'de bulunan bu finansal teşkilâta üye oldu.

IMF, üye ülkelere kısa vadeli "para kredisi", Dünya Bankası ise uzun vadeli yatırım kredisi yardımında bulunmak maksadıyla kuruldu. Haklarında başka türlü düşünce ve yorumların da bulunduğu bu kuruluşların, üye ülkelere avantajı kadar dezavatajı da var. Önemli olan husus, onlarla kurulan münasebetlerin dengeli ve dikkatli bir şekilde yürütülebilmesidir.

* * *

Bu iki müessesenin kurulması yönündeki ilk tasarlama İkinci Dünya Savaşı’nın en sarsıcı dönemi olan 1944 yılına gidip dayanır.

ABD'nin öncülüğünde toplanan 44 ülkenin temsilcisi, savaş sebebiyle dengesi bozulan dünya piyasalarını disipline etmek ve yardıma muhtaç ülkelere belli prensipler dahilinde para ve yatırım desteğini sağlamak maksadıyla iki ana müessesenin kurulmasına karar verildi.

Bunlardan biri Dünya Bankası olarak bilinen Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), diğeri ise Milletlerarası Para Fonu (IMF) diye bilinen meşhûr kuruluş. Bu iki kuruluşun faaliyete başlaması ise, ancak 1947 senesinde mümkün olabildi.

Türkiye'nin de aynı sene içinde tam üyelik sıfatıyla dahil olduğu bu iki büyük müessesenin yardım fonları, ilk etapta ekonomisi bozulan ve şehirleri harabeye dönen bazı Avrupa ülkeleri oldu.

* * *

II. Dünya Savaşı’ndan en az hasarla çıkan ülkelerin başında ABD geliyordu. Hiç olmazsa savaş kendi topraklarına sıçramamış, dolayısıyla imar ve inşa faaliyeti hiçbir sarsıntıya uğramadan devam etmişti.

Buna karşılık, Avrupa ülkelerinin çoğunda, hem mevcut yapılar harabeye dönmüş, hem de finansal kaynakları adeta altüst olmuş durumdaydı.

Dolayısıyla, ABD yardım etmek, diğerleri ise yardım almak konumundaydı. Ancak, bu yardımların da belli esas ve prensipler dahilinde yapılması gerekiyordu.

İşte, söz konusu müesseselerin, esasen bu maksatla kurulması düşünülerek yola çıkıldığı ifade edilmekle beraber, bu kuruluşlar hakkında, zamanla başka türlü renklerin ağır bastığı ve diplomasideki satranç oyununa benzer farklı dümenlerin etkisinde kalarak hareket ettiği yönündeki yorumlara da rastlanılmaktadır.

Benzer türdeki yorumlar, Türkiye-IMF ilişkileri için de geçerli.

* * *

Öte yandan, yakın zamanda IMF'den yapılan bir açıklamada, ABD'nin riskli "Mortgage kredileri"nden kaynaklanan ekonomik krizden başka ülkelerin de bir şekilde etkilenebileceği ifade edildi.

Bu ülkede, korkunç rakamlara varan konut kredi borçlarının zamanında ödenememesi sebebiyle, hem şirketlerin büyük zarar ettiği, dolayısıyla bankaların da ciddî bir malî krizle karşı karşıya geldiği yönündeki uyarılar, bir yandan da "Mortgage" sisteminin Amerika'da iflâs ettiği anlamını taşıyor.

Bütün bu olumsuz gelişmelerin, aynı sistemi uygulamaya yönelen Türkiye'deki yansımaları da haliyle merak konusu.

Temenni edelim ki, ilgililer tedbirli davranır da, ülkemizde benzer krizler yaşanmaz.

Okunma Sayısı: 1465
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı