"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Manevî bağlar kopmasın

M. Latif SALİHOĞLU
13 Mayıs 2026, Çarşamba
Süflî hislerden uzaklaşarak ve arınarak ulvî hisler dünyasına giriş yapabilen bahtiyardır. Yaptığı iş zordur, kat’ ettiği mesafe büyüktür; bu sebeple, o bahtiyar kişi ayrıca tebrike, takdire lâyıktır.

Netice itibariyle şunu söylemek mümkün: Allah’ın inayeti ve hidayetiyle, manevî değerlere sıkı sıkıya bağlanmak, bir fânî için büyük bir mazhariyettir, imrenilecek bir mürüvvettir.

*

Demek ki, sağlam bir yere bağlandığına emin olmak, bir insan için büyük bahtiyarlıktır. Aynı yerden kişiyi koparmak, yahut koparmaya çalışmak ise bir nevi ihanettir, cinayettir.

Ne yazık ki, bazı herifler bu ihanet ve cinayeti bilerek ve isteyerek işliyor. Bu tehlikeye karşı son derece dikkat etmek ve teyakkuzda bulunmak icap ediyor. Aksi halde, zararın telâfisi çok zor olur ve çok pahalıya düşer.

Bu noktanın ehemmiyetine dair olarak, Üstad Bediüzzaman 17. Lemâ’nın 7. Notasında şu sözlerle nidâ eder:

“Ey Müslümanları dünyaya şiddetle teşvik eden ve san’at ve terakkiyât-ı ecnebiyeye cebirle sevk eden bedbaht hamiyetfuruş! 

“Dikkat et! Bu milletin din ile bağlandığı rabıtalar kopmasın. Eğer böyle ahmakane, körü körüne topuzların altında bazıların dinden rabıtaları kopsa, o vakit hayat-ı içtimaiyede bir semm-i kàtil [öldürücü zehir] hükmünde o dinsizler zarar verecekler. 

“Çünkü, mürtedin vicdanı tamam bozulduğundan, hayat-ı içtimaiyeye zehir olur.”

Evet, mü’minler arasındaki kuvvetli manevi bağları kesen, zaafa uğratan, ehemmiyetsiz görerek bunları yıpratmaya çalışanlar, sosyal huzur ve içtimaî hayatın âhenkli şekilde işleyişi noktasında adeta öldürücü zehir etkisi yapar.

*

Nur Talebeleri için, içtimaî hayat ve hizmetin kuvvetli rabıtaları arasında vazgeçilmez derecede ehemmiyetli olan şu esasları görüyoruz: Her zamanın bir hükmü var; bu zaman ise şahs-ı manevî zamanıdır ve onun hükmü geçerlidir. İçtimaî hizmetler şûrâlar ile yapılır ki, şûrâya istinad eden bir şahs-ı manevî hem daha metindir, hem de kararları medar-ı fetvâdır. Uyanları manevî mesuliyetten kurtardığı gibi, ayrıca sahibine garantili sevap kazandırır.

Onun için, bu kuvvetli manevî rabıtaları zaafa uğratacak söz ve davranışlardan şiddetle kaçınmak her Nur Talebesi için lâzım ve elzemdir.

Son söz: Hamiyetli dava sahipleri, elden geldiğince var olan manevî bağları daha da kuvvetlendirmeye, tahkim etmeye çalışır.

Okunma Sayısı: 196
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı