"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ezana ceza

M. Latif SALİHOĞLU
02 Haziran 2026, Salı
GÜNÜN TARİHİ: 2 Haziran 1941

Önce, 2 Haziran 1941 tarihinde Türk Ceza Kanununun 526. maddesinde yapılan değişikliği olduğu gibi yansıtarak konuya öyle devam edelim. 

Tarih ve sayısı belirtilen ilgili kanun metni aynen şöyledir:

“Şapka iktisası hakkındaki 671 sayılı kanun ile Türk harflerinin kabul ve tatbikine dair 1353 kanunun koyduğu memnuiyet veya mecburiyetlere muhalif hareket edenler, veya Arapça ezan ve kamet okuyanlar, 3 aya kadar hapis veya 10 liradan 200 liraya kadar hafif para cezası ile cezalandırılırlar.” 1

Evet, ilgili ceza kanunu metni aynen böyle. Dokuz yıl evvel yasaklanan Arapça ezan ve kamet okumaya, Haziran 1941’den itibaren ayrıca cezaîmüeyyide uygulanmaya başlanmış. Tabiî, yasağı ihlâle devam edenlere yönelik cezaların da artırılacağı yönünde ilave hükümler var.

«

Lozan Antlaşması, 1923 yılı sonlarında ilgili ülkelerin yetkili şahıs ve kurullarında da kabul edilerek yürürlüğe girmiş oldu. İşte, tam da bu tarihten itibaren Türkiye’de köklü ve radikal değişiklikler yapılmaya başlandı. Bu iş ve icraatlerin başında da İslâmiyet ile ilgili gelişmeler yer alıyor. Âdeta din-i İslâm adına bu milletin hayatında ne varsa, ya bozma-dejenere etme, ya da söküp atma cihetine gidildi. Bu meyanda, ayrıca her türlü kanunî düzenleme işlemleri de devreye sokulmaya çalışıldı.

1924’ün hemen başından itibaren, adeta “gizli Lozan”ın iç yüzü kendini göstermeye başladı. 3 Mart’da Hilafet kaldırıldı, medreseler kapatıldı, vesaire… Ardından, hemen bütün “yerli kanunlar” kaldırılarak, yerine “ecnebî kanunlar” ikame edildi. Alfabe değiştirildi; Arap, Fars ve Osmanlı alfabesi yasaklanarak, Latince mecburî hale getirildi. 1927’de, Anayasa’nın 2. maddesinde bulunan “Devletin dini din-i İslâmdır” ibaresi çıkarılıp atıldı.

1932 senesinde gelindiğinde ise, bu kez “Muhammedî Ezan”a müdahale edildi. Minarelerden “Türkçe ezan” diye bir şarkı okunmaya başlandı. Eşzamanlı olarak, orijinal “Arabî Ezan” yasaklandı. Aradan 9 yıl geçtikten sonra, 2 Haziran 1941’de yapılan bir kanunî düzenleme ile Muhammedî Ezan okuyanlara bu kez hapis ve para cezası getirildi. 

Ne aciptir ki, 2. Dünya Harbi bütün şiddetiyle devam ederken, dönemin tek parti hükümeti böylesi bir cinayete imza attı.

Bütün bunlar şaka gibi, yahut yeni jenerasyona masal gibi geliyor olabilir. Ama, vakıa yakın tarihimizde çok ağır bedeller ödetilerek bütün bu icraatlar yapılmış, tatbik sahasına konulmuş, ne yazık ki…

«

Netice itibariyle, Muhammedî Ezan, 18 sene müddetle bu vatanın semâlarında yankılanamadı. 1932’de başlayan ve 18 sene devam eden bir yasağın ardından, Ezana duyulan hasret nihayet 17 Haziran 1950’de sona ermiş oldu.

Demokrat Parti, 14 Mayıs 1950'de yapılan genel seçimden büyük bir zaferle çıktı. O tarihte iktidara gelen Demokratların ilk büyük icraatı ise, millete söz verildiği üzere "Ezan-ı Muhammedî"yi serbest bırakmak, yani “hakikî ezan” üzerindeki kànunî yasağı kaldırmak oldu.

Dipnotlar:

1- https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR

Okunma Sayısı: 134
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı