"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Güvenli liman

M. Latif SALİHOĞLU
12 Mayıs 2026, Salı
Şu fırtınalı zamanda insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, güvenli bir limandır. En şiddetli fırtına ve sarsıntılara rağmen, kendini sağlama alabildiğine inandığın yer, senin için en güvenli bir liman mesabesindedir.

Son yüz yılda ülke ve dünya çapında varlığını idame ettiren Risale-i Nur talebeleri için en güvenli liman, hiç şüphesiz “şahs-ı manevî” dairesidir. Sünûhât’da ifade edildiği üzere, bu zamanda mü’minlerin en güvenilir istinad noktası “metin olan şahs-ı manevîdir” ki, “şûrâlar o ruhu temsil eder.”

*

Bu zamanın insanları, kendileri için seçtikleri dayanak noktaları çeşit çeşittir: 

Kimisi bir partiyi, yahut bir tarz-ı siyaseti hayatının merkezine alır; ömrünün en verimli kısmını da o yönde tüketir.

Kimisi için en güvenilir dayanak noktası şahıstır, liderdir, hocadır, imamdır, ağabeydir… Kişi mürit gibi, hizmetçi gibi, hatta yer yer kul-köle gibi gider o şahsa kapaklanarak bağlanır. 

Kimisi için en güvenilir liman maldır, mülktür, paradır, servettir, yani maddî zenginliktir. Bu tür şeylere zaafı olanlar, başka bir şey düşünemez hale gelir. Öyle ki, çikolata lâfı geçtiğinde, yahut canı çikolata istediğinde bile aklına ilk olarak “Dubai çikolatası” gelir. 

Ha, bir “haricî cereyanlar”a kapılma zaafı içinde olup sağlam temele oturmamış mizaç ve karakter mâlülleri var.

Oysa ki, şu dünyada ve bilhassa şu zamanda yukarıda sıralamamış olduğumuz dairelerin hiçbir güvenli liman değildir: Siyasî cereyanlar kalıcı değil, değişkendir; bir bakıyorsun alabildiğine parlamış, bir bakıyorsun sönüp gitmiştir. Lider dediğin ölümlüdür; bugün var yarın yoktur. Mal-mülk dediğin, fenâ bir oyalanmadan ibarettir; üstelik, bir garantisi de yoktur. Gerisini saymaya hiç gerek yok.

*

Evet, şu temelsiz dünyada ve bilhassa şu kararsız zamanda, sağlam ve güvenilir bir dayanak noktası arayan insan için en emin olacağı yer tahkiki imanın hakim olduğu bir “şahsiyet-i manevîye” dairesidir. Bu manevî şahsiyet o derece metin ve kuvvetlidir ki, beşerî hiçbir kuvvet ona galebe çalamaz, onu mağlup edip kendi sultası altına alamaz. 

İşte buna inanmak, güvenmek ve tereddütsüz şekilde adım atıp ona dahil olmak lazım. Aksi halde, hayatın fani, geçici, kararsız, aldatıcı, yaralayıcı darbelerine mâruz kalınması kuvvetli ihtimâl dahilindedir.

Onun için, gerek yaşadığımız hazır zaman ve gerekse gelecek zaman itibariyle, bulunduğumuz yerden ve gittiğimiz istikametten emin olmak için, ehl-i imanın dahil olduğu şahs-ı manevî dairesi girip tahassün etmek lâzım geliyor.

Okunma Sayısı: 242
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı