"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sigara bağımlılığı

M. Latif SALİHOĞLU
03 Haziran 2026, Çarşamba
Eskiden “tiryakilik” tabiri kullanılırdı, sigara müptelaları için. Şimdilerde ise, ne yazık ki “bağımlılık” tabiri söz konusu.

Bilhassa fabrikasyon sigaralarda kullanılan esans ve sair katkı maddeleri, içenleri tiryaki hale getirmekle kalmıyor, onları maalesef ömürlerinin sonlarına kadar kendisine bağımlı bir hale getiriyor.

Bu sebeple, bağımlı hale gelenlere emir kipiyle “Bırak artık şu sigarayı” denilmez. Denilse de bir faydası olmaz. Hatta, çoğu zaman aksi tesir meydana getirir. Kişi bu kez daha fazlasını adeta inadına inadına içmeye devam eder.

Onun için, baskıcı telkinler fayda vermez; iş, kişinin bizzat kendisinde biter. Yani, kişi tamamen kendi kanaati, düşüncesi ve hür iradesinin tesiriyle sigarayı bırakacaksa bırakır, başka türlü olmaz. Bu önemli noktanın da farkında olarak hareket etmek icap ediyor.

«

Sigara, eskiden “küçük bir adet”ten ibaret idi. Zira, hem içenlerin sayısı az, hem de “sâf tütün” olarak tüketiliyordu.

Günümüzde ise, durum-tablo çok değişti. Tehlike de ona göre büyüdü. Kadın-erkek ayrımı olmaksızın, içenlerin sayısı alabildiğine arttı. Yaş seviyesi de ürkütücü boyutta aşağılara indi.

“Dumanlı hava sahası” bir yana, çevre kirliliği ve zeminin çöplüğe dönmesinde sigara izmaritleri birinci sırayı işgal ediyor. Bunu kaldırımlarda ve özellikle toplu taşıma duraklarında görmek pekâlâ mümkün. Ki, bu çöplerin temizlenmesinde görevli çöpçüler dahi âciz kalıyor. Bütün çabalarına rağmen, girintili-çıkıntılı zeminlerin temizlenmesiyle bir türlü baş edemiyorlar.

Öte yandan, dar sokaklarda veya kalabalık kaldırımlarda yürümek durumunda kaldığınızda, burnunuza gelen sigara dumanı ve çeşit çeşit kokuları, orada yürümenin sizin için tam bir eziyete dönüştüğünü fark ediyorsunuz.Tabiî, sizin çektiğiniz bu eziyet, bağımlılar için hiç önemli değil. Durum iyice kanıksandığı için, başkasının rahatsız olması, onların hiç umurlarında dahi olmuyor.

Dikkat çekici bir diğer nokta da şudur: Tabiri caizse, “açlıktan-fakirlikten nefesi kokanlar”, bağımlı hale geldiği sigarayı içe içe nikotinle ve sair kimyevî karışım dumanıyla nefesini ayrıca kokutmaktan kendini alıkoyamıyor. 

«

Sigaraya karşı alınan bazı tedbirler ve cezaî müeyyideler müsbet sonuçlar verdi, veriyor. Kapalı mekânlarda ve şehirlerarası otobüslerde içilmemesi gibi...

Ne var ki, bütün bunlar “tüketim hacmi” noktasında neticeyi değiştirmedi, değiştirmiyor. Yani, maddî ve kanunî tedbirler sigara tüketimini azaltmadı ve azaltmıyor. Demek ki, bu mesele için ayrı ve müstakil bir çalışma yapılması gerekiyor. Çeşitli uzmanların da devreye sokularak, ayrı bir master planın hazırlanıp devreye sokulması icap ediyor. Tabiî, yıllarca içtikten sonra kendini tam ikna ederek sigarayı nasıl bıraktıklarını anlatanların söyleyip sıralamış olduğu gerekçeleri de fevkalâde önemli. Onlardan bazılarının videolarını da açıp dinledim; cidden ayağı yere basan ve muhatabını ikna eden delilleri sıralıyorlar. Zaten, bu meselede en önemli bir nokta tam ikna olmaktır. Tam ikna olduktan sonra, asıl iş, irade gücünün devreye sokulmasına kalıyor.

Okunma Sayısı: 176
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı