"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüm nedir ve gidiş nereyedir?

Mehmet Asıf Işık
04 Ağustos 2021, Çarşamba
“(Ve Yumit-Öldüren) Yani: Mevti veren O’dur. Yani: Hayat vazifesinden terhis eder, fani dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani: Hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fani cin ve inse bağırır, der ki:

Sizlere müjde! Mevt i’dam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesādüf değil, fâilsiz bir in’idam (yok oluş) değil. Belki bir Fail-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecma’ı olan âlem-i berzaha bir visal (kavuşma) kapısıdır.” (20. Mektup/1. Makam) 

Kur’ân okumalarımızda, âyetlerin derin ve zengin manalarını tefekkür ve tezekkürümüzde, unutmayalım, hatırdan çıkmasın diye, bazen de hakikatini ve/ya hikmetini idrak edemediğimiz bazı kavramlar bilinçli veya bilinçsiz olarak zihnimize yerleşir. Farkında olmadığımız halde zihinlerimizde yer tutmuş olan çekirdek manalar, toprak altındaki tohumlar gibi yeşermeyi beklerler. Dane ve tohumlar nasıl ki semadan düşen cemrelerle, yağmurlarla, ısı ve ışık ile kabuğunu çatlatıp derinlere kök salar. Ardından filiz verir, yerin karanlığından çıkıp aydınlığa göz açar, o ışıkla beslenerek büyür ve gelişir. 

Zihnin karanlık kıvrımlarında kalıveren, bazen çok geniş manalar taşıyan, bazen aklın ve kalbin inkıbaz halleriyle, bazen de dimağı zorlamadıkça anlaşılamayacak demirden leblebi mesabesindeki ağır mefhumlar ve konular, akılda ve kalpte çözülmek için tohumu canlandıran şartların benzerini bekliyor adeta. 

Zihinlerde yıllarca saklı kalabilen bu ukdeler, yaman sual ve meseleler, kişinin çok ciddî, sık, samimî ve gayretli okumalarıyla beslenerek hal olabilir. Hakikat kıvılcımları tutuşarak insanın dimağını, aklını ve muhayyilesini aydınlatır. Bazen yavaşça, bazen birden ve aniden. Ve düğümler, düşüne düşüne insan beynini yoran müşküller çorap söküğü gibi birer birer çözülüverir.

Mülk Sûresi’nin ikinci âyetinde “ölümü de hayatı da yaratan O’dur ...” mealindeki, ölümün hayattan önce yaratıldığı bahis, senelerdir aklımı ve zihnimi kemiriyordu. Biz insanlar ve diğer canlılar varlık âleminde önce hayata mazhar oluyor, yaşıyor ve sonra ölüyoruz. Halbuki âyet önce ölümü, sonra hayatı zikr ediyor. Neden?! 

Cevap sanki “inna lillâhi ve inna ileyhi rāci’ûn” (Şüphesiz biz O’ndan (kudretinden) geldik ve O’na (rahmetine) dönücüleriz.) mealindeki manada saklı. İnsanların, işlerinin ve bütün işlerin Allah’a dönücü olduğu Kur’ân-ı Hâkim’in 30’dan fazla âyetinde, kökü ric’at/dönüş olan “raci’un” (dönücüler), “turca’u” (döner), “turca’un” (dönersiniz) kelimeleriyle, farklı makam ve manalarla beyan edilmiş. 

Ric’at gelinen yere geri çekilmek, yani dönüş, dönmek demektir. Bir dairenin bir noktasından itibaren dönülerek ilk çıkış noktasına yere varıştır. Ölüm ile kabir kapısından girilip vuslata eriştir. Kavuşmanın ilk basamağıdır. O halde varlığımızın başlangıcı dünya hayatında değildir. “Ey Âdem! Sen ve hanımın Cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin.” (A’raf/19) Âyetinde beyan olunduğu üzere, ilk insan ve zevcesi dünya hayatı öncesinde de vardı ve bir başka yerde (Cennette) idi. O, hikmet gereği dünyaya gönderildi. O’nun istidatlarının varisleri olan biz evlâtları ise dünyaya açtık gözümüzü, sırtımıza vurulmuş yüklerle ve omzumuza konulmuş görevlerle; “… hanginizin daha iyi işler yapacağınızı sınamak için…” (Mülk / 2)

“Üçüncü Mes’ele: … Evet mevtin de hayat gibi mahlûk olduğuna, mevtin i’dam ve adem-i mahz olmadığına delâlet eder. Mevt, ancak rûhun cesed kafesinden çıkmasıyla tebdil-i mekân etmesinden ibarettir.” (İşārāt-ül İ’cāz) 

Yüce Yaratıcımız, önce dönülecek yeri, dönüşün imkân ve şartlarını, zeminini ve yolunu, yani ölümü, ölüm sonrası âlemleri, berzahı, haşir meydanını, mahkemeyi ve sıratı, Cenneti ve Cehennemi yarattıktan sonra da imtihan edileceğimiz Dünya hayatını ve buradaki sınanma şartlarını yaratmış.

“Allah, dedi ki: “Orada (dünyada) yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız.” (A’raf / 25)

Ya da şöyle mi dense: Bir yere gidecek ya da yola çıkacak kişinin, önce geldiği yere salimen dönüşünü sağlayacak imkânlar hazırlanır, daha sonra emniyet içinde gönderilir. 

Bundan dolayı dönüş güvendir. Dönüşün selâmetli olması şarttır; dönüş yoksa yokluktur. Dönüşü olmayan gidişin anlamı ve amacı yoktur ve abestir. 

Bu bakımdan ölüm asıl olana, asıl vatana, Cennete ve Allah’ın rahmetine dönüştür: En Sevilene ve Kullarını En Çok Sevene hasretle beklenen kavuşmadır.

Dönüş, ilk gelinen yere Allah’ın rahmetine vuslâttır. Başta Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) olmak üzere, bütün hakikat ehli ölümü sevmiş; Refik-i Â’la’ya, sevgiliye varılan düğün gecesi misali, meselenin hakikat yönü ve yüzüyle bakılıp O’na (cc), Yar-i Hakiki’ye kavuşmaya can atmışlar.

“Ey huzura kavuşmuş insan! Sen O´ndan RAZI, O da senden RAZI olarak Rabbine DÖN. (Seçkin) kullarım arasına katıl ve Cennetime gir!” (Fecr / 27 ilâ 30 âyetler) 

RAB’BE ve O’nun Cennetine DÖNÜŞ ancak ve sadece ÖLÜM iledir.

Ey ölüm, her ne zaman gelirsen başım üzeresin!..

Okunma Sayısı: 1639
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Türeli

    4.8.2021 22:38:39

    Gebzedeki cevherler görünmeye başladı tebrikler. Devamını bekleriz inşaallah

  • GAZİ

    4.8.2021 08:51:10

    Allah razı olsun. Çok güzel izahlar.

  • Halil İbrahim Karahan

    4.8.2021 08:40:57

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı