"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlk defa, şükürler olsun!

Mehmet ÇETİN
18 Temmuz 2026, Cumartesi
Bu yazı hissîdir…

Hem vallahi hem billahi çok büyüksün Allah’ım!

Elbette benim çektiklerim, diğer kullarının, özellikle sevdiklerinin çektikleri sıkıntılarla kıyaslanmaz ama benim de nasibime düşen bu imiş.

Bir buçuk saat sürer, denilen ameliyat, yaşadıklarımla yaklaşık bir yıl sürdü ve bu süre zarfında beni, ailemi, sağlık ekibini, dostlarımı öylesine hikmetli bir imtihandan geçirdi ki, ancak bu kadar olur, Allahu ekber.

Bu imtihan sahnesinin bilindiği kadarıyla son ameliyatı sonrası evime döndüm, ikindi vaktinde. Divanına durdum. Niyetim, tekbirim ve huzurlu ağlamam karıştı bir güzelce, dalgalara bıraktım, olabildiğince. 

Ağlamak, bu kadar lezzetli miydi Allah’ım?

Geçen süre ve yaşadıklarımız hızla geçti hayalimden, tıpkı bugüne, bu âna kavuşmayı ümid ettiğimle birebir aynı olurcasına.

Bağladım ellerimi, huzurunda; kalbimden gelen huzurlu ağlamaların arasında neşrah (ferahlık) ifadelerim sonsuza yankılanarak uzandı.

Başlangıç ve bitiş noktalarında defalarca gittim geldim. Her defasında hikmetli rahmetinle karşılandım, sabırla, şükürle tahammüller verdiğini de hatırladım. 

Birden kalbime gelen ikaz, “Sen, şu yaşadıklarınla ağlıyorsun ki nihayetinde bu bir maraz ama Üstadın Bediüzzaman Said Nursî, ömrünün en önemli kısmında, yirmi sekiz yıl boyunca çektirilen eziyet ve işkencelere karşı bir defa bile bedduada bulunmadan tıpkı Resul-i Ekrem’inin yaptığı gibi (asm) kendisine yapılanları affetti, onların iman ve selametlerine dualarda bulundu. 

Ben de bu hayatî örneklere ittibaen bana yapılan hekim hatasından dolayı hakkımı Senin rızan üzerine helâl ediyorum. 

O koca hazret, aziz Üstadım; yıllar sonrasında geldiği Barla’da, sarılarak ağladığı o meşhur çınar ağacındaki ahvali, şimdi daha iyi anlıyorum, hissediyorum.

Ömrümü verdiğim kader hakikatini öğrenmeye, en az elli yılımı alan Kader Risalesi’nin Mütalâası isimli kitabımızdaki kaderî hakikatleri benim ve yakınımdakiler üzerindeki tecellinin tezahürlerini yaşadım, gördüm, anladım ve imanımı kuvvetlice tazeledim. 

Ve anladım ki hayatım nasıl takdir edilmişse, irademin tercihleri vasıtasıyla mutabık olarak tecelli edenlermiş ve artık hiç şüphem kalmadı ki edecek olanlar da o takdiratın taallûku ve uygun düşmesiyle gerçekleşecek. Evet, nasıl olacaksa öylesine tecelli ile taallûk ediyor, ilgili oluyor. 

İşte, bu dahi kaderi yaşayarak anlamamın; benim âleminde kâmil manada seri olarak gerçekleşen hakikatlerdir. 

Sadece benim değil, en yakınımdaki ve ilgili olanlarla vuku bulan muhteşem gerçekliklerdir. Bunlar da dolaylı tecelli eden kaderî hakikatlerdir.

Ve yaşadıklarım bana ağlayışlarımla şu hakikati haykırmamı ikaz etti:

Denizler kabarsa, dağlar erise, gezegenler birbirine çarparak o koca boşluğa yayılsa, asla şüphem yok, asla tereddüdüm yok, hikmetli şifa vericiliğini hakkalyakîn yaşattığın ve nihayette yuvama kavuşturma ihsanına nail eylediğin için vallahi çok büyüksün Allah’ım.! 

Elhamdülillah, bu da Rabbimin bir ihsanıdır.

Not: Bu imtihanım süresince her an şefkatli desteğini yaşadığım, sultanım Emine Hanımıma; pervanem olan evlâdlarıma; meraklı ve dualı ama sevecen bakışlarıyla torunlarıma; kıymetli akrabalarıma; dünyanın her tarafından dualar gönderen aziz dostlarıma; mücerreb ve tecrübeler dolu bilgi ve maharetleriyle değerli sağlık ekibime; iş hayatımda desteğim olan kıymetli personellerime daha nicelerine hepinize çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.

Okunma Sayısı: 1752
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Çetin

    19.07.2026 18:56:01

    Rabbim, hastalarımıza şifalar ihsan eylesin. Teşekkürler

  • Hilal Düzdağ

    18.07.2026 14:47:29

    Hocam geçmiş olsun. Çok teselli oldu yazılarınız. Annem hastanede yatıyor. Dualarınızı beklerim.

  • Müjdat Bayar

    18.07.2026 14:43:47

    Allah, sağlıklı ve huzulru bir ömür nasip eylesin.

  • Yahya Yıldız

    18.07.2026 14:28:48

    Geçmiş olsun...Rabbim budan sonraki imtihanınızı zorlukları atlatmış ve huzura kavuşmuş erlerden olmayı lütfeylesin inşaallah...

  • Avni Demirkazık

    18.07.2026 14:27:56

    İsteyerek ve tasarlayarak yapılan kötülüklerin affedilmesi taraftarı değilim.zaten iyi sonuçlarda doğurmaz.Evet Allah Rasulü merhameti, affediciliği önde olan bir insan.Ama gelen gidenin tokat attığı bir şamar oğlanı da değil.siyer kaynaklarına bakarsak yaklaşık bin kişinin savaş ya da barış yoluyla defterini dürmüştür.onbin Medine,onbin de Mekke,çevresiyle beraber ellibin sayarsak(nüfusta)1/50 bence iyi bir oran cezalandırmada..Dolayısıyla Allah rasulününü anlatırken hem rahmet olmasıyla hem de celaliyle anlatmak en doğru yöntemdir.Diğer türlü çeşitli çarpıklıklar meydana getirir...

  • Mehmet Çaloğlu

    18.07.2026 14:23:42

    Selamlar aziz kardeşim Mehmet bey, sizlerle aynı şeyleri yaşamış bir kardeşimiz olarak bunları yazıyorum. Maşaallah kaleminizin nezih ifadelerle yazdıklarını benim adımada yazılmış kabul ettim. Benim içimdekilerini ifade etmişsiniz sanki. Sizin bu konuda yazdıklarınızı hep ilgi ile okudum. RektumC li olarak bilmediğim bazı halleri yazınızdan öğrendim. Hep dualarımda idiniz. Sağlığınıza eksikte olsa kavuşmanız beni çok sevindirdi. Allah bundan sonraki ömrünüzü hayırlı sağlıklı olarak geçirmenizi nasip etsin. 2017 senesinde aynılarınızı yaşadım. Elhamdülillah bazı sıkıntılar olsada , ömür devam ediyor. R. Garzanlı abimizede dualar ediyoruz. Selam ve muhabetlerimi, gönderiyor, hizmeti iman ve kurana hizmet yolunda yapmış olduğunuz çalışmalarda muvaffakiyetler niyaz ediyorum.

  • Avni Demirkazık

    18.07.2026 13:56:46

    Bediüzzamanın zaten cezalandırma gücü yoktu.öyle bir misyonu,İslam hukukunu uygulama görevi de yoktu.Görevinin gereğini yaptı. Ama biz farklı bir döneme giriyoruz.Herkes yaptığının bedelini ödeyecek.özellikle bilerek isteyerek,planlıyarak,tasarlayarak suç işleyenlere,hıyanet edenlere ikinci bir şans tanınmayacak.Aksi takdirde zulüm ve kötülükler katlanarak büyür gider.Yoksa Allah ceza hukukunu vaz etmez,helalleşin geçin gidin derdi.Dememiş suçlular için ağır cezalar getirmiş...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı