"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Okuma programları

Havva KÜÇÜK KONUR
18 Temmuz 2026, Cumartesi
Bir annenin evladıyla ilgili yaşayacağı en büyük saadet nedir deseler, duraklamadan okuma programına bavul hazırlığı derdim.

O bir bavul hazırlığı gibi değil, istikbale attığın çekirdek gibi gelir bana. Hani çam ağaçları, bir orman yangını olduğunda kozalaklarını ileriye doğru fırlatırmış ya hani; “Ben yandım o yanmasın, yangından çok uzağa gidebilsin, orada yeşerip neşv-ü nema bulabilsin” fırlatışıymış ya o. İşte öylesi bir şey.

Aslında okuma programları, 3-5 günlük, bir haftalık buluşup Risale-i Nur okunan, dersler yapılan, geziler, aktiviteler ile renklenen, tefekkür ibadetinin uygulamalı gösterildiği bir zaman dilimidir. Ama o kadarla kalmıyor elbette. Çocuğun kendi akranlarıyla bir araya gelmesi, küçük küçük de olsa sorumluluklar alması, anneden babadan ayrı bir şekilde ayaklarının üstünde durma çabaları, arkadaşlarıyla ilişkileri, tertibi, düzeni ve tabi ki en önemlisi Risale-i Nur üzerine ilk çalışmaları, gönül bağı, tesbihatı yapması, namaz ruhuna ortaklık... Gerçekten komplike ve irade isteyen bir organizasyon. İlk zamanlarında haydi yavrum deyip hafif teşvikle gönderdiğin evladın, daha sonra falan yerde okuma programı varmış anne, ben oraya gidiyorum diyerek yanına geliyor. Bu bir anne için muhteşem bir duygu.

O ruhun ve insibağın bir şekilde tesir edişini izlemek, kendin adına değil, gelecek adına içine ümit tohumları ekiyor. Ben lisedeyken de çevre illere okuma programına giderdik. Özellikle Isparta’ya. Ya da Antalya’da yapardık programımızı ama program sonunda minibüs tutulur, günübirlik Barla’ya geziye giderdik. Büyük bir heyecan olurdu elbette. Özellikle de programın başında Barla’ya gidileceği söylenmişse, o günü iple çekerdik. Güzel heyecanlar, tatlı telaşlardı onlar. Sâfî lezzetti işte bizim için. Ama şimdi o heyecanların birebir aynısını, hatta daha fazlasını belki evladında görmek, oturup tebessümle, huzurla, gülümsemeyle evladının bavul hazırlığını izlemek, tarifsiz haller yaşatıyor insanda.

Önceden hatırlatıyorsun. Diş fırçanı unutma, kalem, silgi, defter al mutlaka, kapüşonlu bir şey al serin olur belki, özel okuma kitabını unutma diye. Ama sonra bakıyorsun ki artık o kendine lazım olanları tıkır tıkır almış, istiflemiş, düzenlemiş, “Haydi anne, Allahaısmarladık!” diyor. Güle güle evladım, yolun açık olsun derken, aslında içinden binlerce kelebek uçuruyorsun, görmüyor. Huzurla, saadetle ardından bir damla yaş akıtıyorsun, görmüyor. Sen bir çam kozalağısın, desen onu da anlamayacak. Ama kendi evladı olup onun okuma programına bavul hazırladığını görünce, anca o zaman görecek inşallah.

O hâlde ardından el sallayalım biz de. Otobüsü kaçmasın...

Okunma Sayısı: 162
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı