Tıp tıp tıp damlıyor, her ne kadar sinir bozucu da olsa bu damlamalar bana bir mana arz ediyor olmalı.
Düşünüyorum, gözümün önünde cereyan eden bir, belki de birden fazla kanun işliyor.
Serum tepemde olduğu için yer çekimi gereği damlalar yukardan gelen baskınının sonucu hızla inmesi gerekirken yavaş yavaş iniyor. Bu, dikkat çekici idi.
Damarımı düşünüyorum, damar kalbe bağlı bir kanal olduğu için kalbin pompaladığı basınçla vücuttaki kan devroluyor. Devrolunan kan, merkezden muhite doğru yol alıyor. Bunlar ana tespitler, gelelim ayrıntılara.
Biz bu değerlendirmede devreden kan dolaşımının, vücudun dışındaki fizik kanunu gereği yer çekimi ile nasıl uyum sağlıyor işte bunu anlamaya çalışalım.
Şimdi dikkat ederseniz bedendeki dolaşım sistemi, kendi hızında dönüp dururken, bu dönüşüm yolunun bir noktasında damar deliniyor ve damar yolu açılıyor.
Serum torbasının alt tarafındaki enjektörden çıkan ince borunun çapı ile, açılan damar yolundaki damarın çapı aynı değildir. Kaldı ki damar yolundan damara giren serum, boru ile değil, iğne ile damara aktarılıyor yani iğnenin çapı daha küçük.
Küçük olan delikten çıkan sıvının hızı, kalın olana kıyasla daha hızlıdır. Aynı zamanda iğne ile damara giren serum, damardaki akışın istikametinde girmektedir.
Biz bunların bilimsel izahını yapmaya mezun değiliz, zaten öyle bir malûmatımız da yok, lakin burada birden fazla sistemin uyum içinde çalıştığına dikkat çekmek isteriz, o kadar.
Daldan düşen yaprak, yere belirli bir ivme ile inerken, yaprağın çapına göre değişen ölçüde havanın kaldırma kuvvesi de devrede. Bir yaprağın yerçekimiyle inmesi ile geniş yüzeyliliği oranında inmeyi etkileyen kaldırma kuvvesi de devrede. Aynı zamanda yaprağın durumunu etkileyen yakın çevresindeki rüzgâr, ısı, ışık gibi kuvveleri de hesaba katmalıyız. Gazelin düşmesinde gerçekleşen kaç tane kanun, nizamla cereyan ediyor, aman Allah’ım!
Daha bunun gibi tefekkür malzemelerini kullanarak daldan dala atlarken, gözüm, seruma takıldı ama mübarek, bitmek bilmiyor. Biz yine de sabrımızı dikkatlice kullanarak dış âlemdeki tefekküre takılalım.
Âlemde cereyan eden, çok akıllıca, çok hikmetlice vakıalar var idi ki gözlemime takılan ibretlik hâdiseleri okumaya gayret edeyim derken koluma konan sinek, başladı orasını burasını temizlemeye. Temizliği Kuddüs sıfatına; özellikle kanatlarındaki denge Adl esmasına, vücuduna göre kocaman gözüken gözlerindeki hassas nizam, Nazım’a ve hakeza pek çok esma ve sıfat iç içe tecelli ile tezahür ediyor, sistematize olmuş, rutine binmiş bir hayat düzeni sürüp gidiyor. Dikkat ehli, bunlardan nefsine ders çıkarıp, ibret alarak, başkalarının da istifadesi için sohbet halkasına davet eder.
Sohbetin kaynağı sağlam olduğu sürece meyvesi de bereketli ve huzurlu olacaktır. Çevir gözünü âleme, bir delik bulabilecek misin”1 ikazında çok şeyler saklıdır.
Bunları düşünmeme vesile olan serum ile artık dost olmaya başladım.
Başım yastıkta, serum tepemde olan vaziyetin, tefekkür dünyamıza tecelli edenleri akıl gözüyle görüp, kalp kulağıyla dinlerken satırlara dökülen elbette yeterli olmuyor ama arif olan, işareti alıyor vesselam.
Dipnot:
1- Mülk Suresi: 3