"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çocuk deyip geçmeyelim!

Mikail YAPRAK
14 Kasım 2019, Perşembe 00:02
Çocuklarımızı anlama, onları koruyup kollama hususunda Allah Resûlü (asm) bizim en büyük rehberimiz olmalıdır.

Odur ki (asm), “Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı” buyurmuştur. 

 Ve O’nun (asm) ahlâkı Kur’ân idi.

Gördüğü ve karşılaştığı her çocuğa selâm veren, halini soran, binekli olduğu zaman çocukları atın terkisine alan, gidecekleri yere kadar götüren, onlarla arkadaşça konuşan, anlayış seviyelerine göre sohbet eden, hatta kuşu ölen çocuğa bile tesellî ziyaretine giden bir Peygamber (asm) örnek alınırsa; bütün pedagoglar, psikologlar ve sosyologlar mâlûmatlarını Peygamberî (asm) bir temele bina ederlerse, asıl o zaman dünya çocuklarına gün doğar ve asıl o zaman çocuklarımız bayram yaparlar.

Şu iki hadis-i şerifteki ihtarın büyüklüğüne bakınız:

“Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli davranın.” 

“Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever.”

Yine çocuklarımız hususunda, Risâle-i Nur Külliyatı’ndaki Kur’ân ve Peygamber kaynaklı tesbitler ile bizzat Bediüzzaman’ın çocuklara muamelesi ve onları eğitmesi, başlı başına bir araştırma ve inceleme konusudur.

“Madem ki, o masumlar hayatın sıkıntılarına atılacaklar, madem ki insandırlar. Elbette küçük kalplerinde uzun arzuları, büyük maksatları olacaktır. Onlara kuvvetli bir dayanak noktası, tükenmez bir yardım kaynağını kalplerinde Allah’a iman ve ahirete iman ile yerleştirmek lâzımdır. Onlara şefkat, merhamet bununla olur.“

“Evet, yüksek bir insan, bir çocukla konuştuğu zaman çocukların şivesiyle konuşursa, çocuğun zihnini okşamış olur. Çocuğun fehmi, onun çat pat söylediği sözlerle ünsiyet peyda eder; söylediklerini dinler ve anlar. Aksi halde, o insanla o çocuk arasında bir mâlûmat alış verişi olamaz.“ 1

“Çocukla konuşulsa, çocukça tâbirât istimâl edilir.” 2

Anne ve babanın hayata bağlanmasında önemli bir sebep teşkil eden çocuk; anne ve babasını dünyada bırakıp gitmesiyle de, onların yüzünü ebediyete çevirmede hikmetli ve ilâhî bir vazifeyi üstlenmiş oluyor.

Çocuğu elinden alındığı zaman “eğer bahtiyar ise, hakikî ehl-i iman ise, dünyadan yüzünü çevirir, Mün’im-i Hakikîyi bulur. Der ki: Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe.” 3

**

Şairlerimiz de çocuklarımızı asla unutmazlar, onlara büyük değer verirler. 

Bir zamanlar çocuk, daha sonra büyük ve meşhur adam olan merhum Şair Abdülhak Hamit Tarhan der ki:

“Kim demiş ki çocuk, küçük bir şeydir.. Bir çocuk belki, en büyük şeydir!.”

Merhum Mehmed Âkif’in şu mısralarına bakınız:

“Dehşet-i maziyi getir yâdına;

Kimse yetişmez yarın imdadına.

Merhametin yok diyelim nefsine;

Merhamet etmez misin evlâdına?

‘Ben onu dünyaya getirdim’ diye,

Kalkışacaksın demek öldürmeye!

Sevk ediyormuş meğer insanları,

Hakk-ı übüvvet de bu câniliğe!”

Âkif burada, çocuklar hususunda anne ve babaları sert bir dille uyarıyor. 

Şiirin son mısraında “hakk-ı übüvveti” (babalık hakkını) kötüye kullanmayı ‘cânîlik’ sayıyor.

Dipnotlar:

1- İşârâtü’l-İcâz, s. 280. 2- Sözler, s. 354. 3- Bkz. 17. Mektup, Çocuk Taziyenamesi.

Okunma Sayısı: 1578
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • H. Mehmet Kaşlıoğlu

    14.11.2019 12:22:18

    Ya hu bu çocuktur, ne anlar böyle şeylerden;deyip de sakın sübyanlık etmeyin büyük meselelerden; Hele bir sual et de;gör bak; neler öğreneceksin; o çocuk tesmiye ettiğin sakalsız dedelerden.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı