"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir istikamet şehidi: Hafız Ali Ergün

Muhammed Okur
17 Mart 2019, Pazar
“Hayat ismine lâyık bir hayat bahşına vesilesiniz. O hayatı ihsan edene ve vesile olan uğruna, o hayatı ifna etmemek kâr-ı akıl değildir.”

Hayat, ona sahip olan herkesin bekâsını temine çalıştığı, fıtraten de onu muhafazaya ve en güzel şekilde değerlendirmeye gayret ettiği bir nimettir. Cenâb-ı Allah bizlere iman nurunu bahşederek hayatlarımızı yaşanabilir kılmış. Bu iman nurunun sırrına eren bir kısım kahraman zâtlar ise “hayatı hayatlandıran” iman hakikatleri için o pek kıymetli hayatlarını, tâ ki başkaları da bu nura vasıl olup karanlıklardan kurtulabilsin diye, feda etmişler. Hayat gibi kıymetli bir nimeti feda etmeye vesile olacak yegâne iki haslet ise sadâkat ve samimiyettir. İşte Hafız Ali Ergün Ağabey samimiyetiyle temayüz etmiş ve hayatını iman hakikatleri uğruna feda etmiş nurlu bir şehittir...

Hafız Ali Ergün, Risale-i Nur hizmetini 1930 yılında tanımıştır. O zamanlar Risalelerin yeni telif edilmeye başlandığı tarih olduğu için “saff-ı evvel” talebeler arasına girmiştir. Diğer Nur Talebeleri’ne kıyasla, hakkında bilgi yok denecek kadar azdır. Fakat 1944 yılında, 46 yaşındayken, Bediüzzaman’ın da mahkûm bulunduğu Denizli Hapsi’nde vefat edene kadar yapmaya muvaffak olduğu hizmetler ve sahip olduğu üstün özelliklere bizzat Bediüzzaman tarafından Risale-i Nur’da yer verilmiştir. 

Hafız Ali Ağabey’in 14 yıllık hizmet serencamında en çok göze çarpan hizmetlerinden birisini kısaca paylaşalım: Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur Külliyatı’nı telif etmeye başlamasıyla birlikte Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslâmköy’de ve civarında Arapça hat ile Risale-i Nur’u çoğaltma hizmeti çok hummalı bir şekilde meydana gelmiştir. Bu sebepten burası “Nur Fabrikası” ismine lâyık görülmüştür. Hafız Ali Ağabey ise hizmetteki samimiyeti, hizmete bağlılığı ve muvaffakiyeti sebebiyle bizzat Bediüzzaman tarafından “Nur Fabrikasının Sahibi”1 olarak isimlendirilmiştir. O zamanın şartları göz önünde bulundurulduğunda el ile çoğaltılmış binlerce nüsha gerçekten paha biçilemeyecek kadar kıymetliydi. Ve bu kadar kıymetli bir hizmeti netice veren ekibin “sahibi” ve “merkezi” olarak anılması, Hafız Ali Ağabey’in yaptığı hizmetlerin ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor.

Teksir (el ile çoğaltma) hizmetinin yanında Hafız Ali Ağabey Risalelerde adı en çok zikredilen talebelerden birisidir. Kendisinin Bediüzzaman ve eserleri hakkında yazdığı mektuplara sıklıkla rastlanmaktadır. Fihrist Risalesi’nde Bediüzzaman’ın tasvibiyle pek çok kısmı yazmıştır. Bu da Risale-i Nur’un künhüne vakıf olduğuna kuvvetli bir delildir. 

Fiilî hizmetlerde gösterdiği başarının yanında samimiyetiyle de manen bu hizmetlerde bir direk vazifesi görmüştür. Hizmetteki diğer kardeşleriyle arasına rekabetin girmesine müsaade etmeyip esas vazifesi olan hizmete vaktini sarf etmiştir. Bediüzzaman Hazretleri, ondaki bu yüksek hasleti görüp çok överek, adeta Nur Talebesi olmak isteyen herkes için örnek alınması gereken bir Nurcu profili çizmiştir. 

Bu dediğimize delil olacak bir olayı Risale-i Nur’dan aktaralım: “O zât yanıma geldi; ötekinin hattı, kendisinin hattından iyi olduğunu söyledim. ‘O daha çok hizmet eder’ dedim. Baktım ki; Hafız Ali kemal-i samimiyet ve ihlâs ile onun tefevvuku ile iftihar etti, telezzüz eyledi. Hem üstadının nazar-ı muhabbetini celb ettiği için memnun oldu. Onun kalbine dikkat ettim; gösteriş değil, samimî olduğunu hissettim. Cenâb-ı Allah’a şükrettim ki, kardeşlerim içinde bu âlî hissi taşıyanlar var. İnşaallah bu his büyük hizmet görecek.”2

Risale-i Nur’un tarif ettiği ihlâs sırrını tam anlayan Hafız Ali Ağabey, ihlâsta öyle bir mertebeye varmıştır ki, dâvâsının bayraktarı olan üstadının bedeline kendi hayatını feda etmiştir. Kendisinin bu konu hakkında yazdığı bir mektubundan kısımları sizlerle paylaşmak istiyorum: “Eyyühe’l-Üstadü’l-Muhterem! Hayatımın her safhasından kıymetli ve o hayatı, pervane-misal, bir emrinin infazına ateşte yakmağa her an hazır olduğum kıymetli Üstadım! (...) Efendim bahçıvan-misal fidanları büyütmek üzere, hayvanat-ı muzırranın taarruzundan bir an evvel kurtarmak için, aşağı dallar kesilir ki; tâ yükselsin. O fidanların hiçbir cihetle hakları yoktur ki, ‘Bizi tımar eden ve hayatımıza sebep olan, bizi bazen rencide ediyor’ diyemezler. Zira hal-i asılları ile kalsaydılar, bir muzır hayvan dahi koparacaktı ve topraktaki kökü de tefessüh edecekti, yok olacaktı. (...) Hayat ismine lâyık bir hayat bahşına vesilesiniz. O hayatı ihsan edene ve vesile olan uğruna, o hayatı ifna etmemek kâr-ı akıl değildir.” 3 demiştir. Vefatından sonra ise Bediüzzaman bu mektuba, “Benim bedelime şehit olacağını hissetmiş. Kuvvet-i ihlâsının kerameti olarak haber veriyor. Haber verdiği gibi şehit oldu.” kısmını eklemiştir. Risalelerin farklı farklı çok yerlerinde bu şahadeti dile getirip kabirde suallere Risale-i Nur’dan aldığı derslerle cevap verdiğini ve aynı samimiyet ve sadâkate sahip Nur Talebeleri’nin de böyle cevap vereceğini müjdelemiştir.

Evet, bu kutlu iman dâvâsının kahramanlarından birisi de Hafız Ali Ergün’dür. O şahsına ait olan ve kendisini başkalarından üstün konuma getiren şahsî özelliklerini, umumî ve herkesin malı olan hizmete mâl etmiştir. O, her şeyinden vazgeçtiği hizmet için vakti gelince canından da vazgeçmiştir. Elbette böylesine bir samimiyetle bağlı olduğu Risale-i Nur Külliyatı kendisine iki dünyada da yoldaş olmuştur...

Not: 17 Mart 1944’de vefa eden Hafız Ali Ergün Ağabeyin vefatının sene-i devriyesi münasebetiyle bu yazı Genç Yorum Dergisi’nin 2018 Ekim sayısından alınmıştır.

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, Yeni Asya Neşriyat, 2017, s. 44. 2- Bediüzzaman Said Nursî, Barla Lâhikası, Yeni Asya Neşriyat, 2017, s. 158. 3- a.g.e. s.150.

 

Okunma Sayısı: 1160
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı