"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gerçekler zirvesinden ne haber?

Faruk ÇAKIR
14 Temmuz 2026, Salı
Ankara’da NATO Zirvesi gerçekleştirildi ve sona erdi. Zirve ile ilgili tartışmalar haftalar önce başlamıştı.

Zirveye hazırlık noktasında yapılan bazı çalışmalar çok tenkit aldı, ama Türkiye’yi idare edenlerin böyle tenkitlere kulak verme gibi bir niyetleri hiç olmadı.

Tartışılmaya bile ihtiyaç duyulmayan bir mesele var: Ne niyetle olursa olsun “kötü görüntüler”i metrelerce uzunluktaki paravanlarla, afişlerle kapatmak “Türkiye gerçekleri”ni değiştiriyor mu? Bu yapılanlar açıkça zirveye katılanları dahi yanıltma anlamına gelmedi mi? Zirveye katılan ülke liderleri, Ankara’daki temsilcilerden “Ankara gerçekleri”ni öğrenmedi mi ya da öğrenemedi miydi? Zirve yaklaşınca dökülen asfaltları, tamir edilen yolları bilmiyorlar mı? O halde bu “perdelemenin” millete ve memlekete bir faydası olur mu?

Esas mesele “Türkiye gerçekleri”nin gizlemeye çalışılmasıdır. Toplantı “NATO Zirvesi”ydi, ama sanki sadece ABD Başkanının Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret gibi anlaşıldı. ABD Başkanı geldi, Türkiye’nin menfaatine görünen çeşitli vaadler sıraları ve sonra giderken de bunları unutmuş gibi davrandı.

Bilindiği üzere Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkiler S-400 füze sisteminin Rusya’dan satın alınmasıyla bozuldu. O günlerde bu füzelerin alınmasının doğru bir karar olmadığı çok konuşuldu, tartışıldı ve yazıldı. Ne var ki tarafgirler bu itirazları neredeyse “hainlik” olarak yorumladı ve Rusya’dan S-400’lerin alınmasını hararetle alkışladı. Aradan zaman geçti ve şimdi bu füzelerden kurtulmak neredeyse “bayram” olarak ilan edilecek. Peki, S-400 alındığı için Türkiye’nin ödediği faturanın büyüklüğünü bilen var mı? Türkiye’ye bu faturayı ödetenlerin milletten ve memleketten ciddî şekilde özür dilemesi icap etmez mi?

Hal ve gidişe bakıldığında bu meselelerin bu yönüyle gündeme gelmediği anlaşılıyor. İyi de bunca itiraza rağmen S-400’lerin satın alınmasını “dünyaya meydan okuma ve bağımsız olma şartı” gibi sunanlar şimdi niçin kulaklarının üstüne yatıyor? Madem S-400’ler elden çıkarılacaktı, en başta niçin satın alındı? Bu satın alma için verilen paralar fakir fukaradan toplanan vergiler değil mi? Kimin bu vergileri çöpe atma yetkisi olabilir ki?

İktidar cenahı sabah akşam “NATO Zirvesi” güzellemesi yapıyor, ama Türkiye’nin ilgilenmesi gereken bu “gerçekler zirvesi”dir. Bile isteye yapılan yanlışların ağır faturasını millet ödedi. Bu faturayı ödetenlerin hiç kabahati yok mu? Niçin bu “gerçekler” gündeme gelip konuşulmasın, tartışılmasın ve buna sebep olanlara hem hukuk önünde hem de seçim sandığında hesap sorulmasın?

Okunma Sayısı: 289
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı