"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AB Genişleme ve reform çabalarıyla Bediüzzaman Said Nursî’nin hedefine ulaşır mı?

Muhammet ÖRTLEK
02 Temmuz 2024, Salı
AB’de derinleşme, genişleme ve genişlemenin reformu teşvik edip etmeyeceği gündemde.

Covid-19 salgını, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, ekonomik ve mültecilerden kaynaklı sorunlar reform tartışmalarını etkiliyor.

Bir de AB’nin Ortak Dış ve Savunma Politikası’nın tam manasıyla olgunlaşamamasına karşılık, İsveç ve Finlandiya’nın üyelikleriyle genişleyen bir NATO da mevcut. NATO’nun Avrupa’da genişlemesi, AB’nin savunma hususunda hâlen ABD’ye ihtiyaç duyduğunun göstergesi.

Tüm bu gelişmelerin Avrupa’da aşırı sağın yükselişine neden olduğu yorumlanıyor. Aşırı sağın yükselişiyle, AB’nin kendi içerisine kapanacağı ve derinleşmeye yöneleceği de tahminler arasında.

Ancak AB’nin iki lider ülkesi Fransa ve Almanya’nın yetkililerinin 18 Eylül 2023’te yayınladıkları AB’de reform ve genişleme konulu rapor güncelliğini koruyor. İki ülkenin çalışması “AB Kurumsal Reformuna ilişkin Fransız-Alman Çalışma Grubu Raporu Açık Denizlerde Yelken Açmak: 21. Yüzyıl İçin AB’nin Reformu ve Genişletilmesi - Paris-Berlin 18 Eylül 2023 (Report of the Franco-German Working Group on EU Institutional Reform Sailing on High Seas: Reforming and Enlarging the EU for th 21th Century - Paris-Berlin 18 September 2023)” başlığıyla yayınlanmıştı.

Genişleme ve reform hakkında AB’nin bir nevi rehberi hükmündeki raporda “oy birliğini sınırlamak, Konsey’de nitelikli çoğunluk oylamasını tercih etmek” gibi maddeler öne çıkıyor. Böylece Brüksel’in karar alma mekanizmasının “vetolardan muaf hâle getirilmesiyle, Birliğin daha tutarlı ve güvenilir hareket edebileceği” ileri sürülüyor. Yani Macaristan gibi Rusya, enerji ve dış politika vb. alanlarda Birlikten ayrı düşünen üyelerin AB ve organlarında alınacak kararlara uygun hareket edebileceği öneriliyor.

Diğer taraftan AB’de şu an için reformun ihtimal dahilinde olmadığını iddia edenler de bulunuyor. Bu iddia aşırı sağın yükselişiyle birlikte, AB üyelerinin “oybirliği uygulamasını muhafazaya çalışacakları ve diğer komisyonlarda da üye sayılarından vazgeçmeyeceklerine” dayanıyor. AB üyelerinden bazılarının “2023’te Ukrayna’dan tarım ürünlerinin ithalatını kısıtlama girişimleri, Avrupa’da tarım sektörünün çıkarlarına öncelik verildiğinin” göstergesi. Dolayısıyla Ukrayna askerî açıdan Rusya’ya karşı desteklenirken, tarım alanında Avrupa kendi iç sektörünü koruma refleksi gösteriyor.

Ayrıca zikredilen raporda “farklı üye ülkelerin AB vizyonlarını uyumlaştırmanın karmaşıklığı” kabul edilirken, “esnek bir AB genişleme ve reform süreci” tavsiye ediliyor. Rapor 2024-2029 yeni yasama dönemi için temelde “AB’nin harekete geçme kapasitesinin arttırılması, genişlemesinin hazırlanması, hukukun üstünlüğü ve demokratik meşruiyetinin güçlendirilmesi” esaslarına yoğunlaşıyor.

AB’de derinleşme, genişleme ve reform tartışmalarında mevcut siyasî gerçekliğin tüm boyutlarıyla değerlendirilmesi zorunluluktur. Ancak rapordaki “esnek genişleme” maddesinin, Türkiye gibi AB aday ülkeleri açısından önemle değerlendirilmesi şarttır.

AB’nin temel değerlerini teşkil eden “demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve hürriyetler” AB üyelik sürecindeki Türkiye için de vazgeçilmez insanî ve İslamî kriterlerdendir. Bu noktada Bediüzzaman Said Nursî, Avrupa’yı ikiye ayırıyor. Birincisi “İsevîlik din-i hakikîsinden aldığı feyizle hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye nâfi san’atları ve adalet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takip eden bu birinci Avrupa.” İkincisi “belki, felsefe-i tabiiyenin zulmetiyle, medeniyetin seyyiâtını mehâsin zannederek beşeri sefâhete ve dalâlete sevk eden bozulmuş ikinci Avrupa”dır (Lem’alar, s. 119). AB’de genişleme ve reformu kolaylaştıracak “hukukun üstünlüğü ve demokratik meşruiyetin güçlendirilmesi hedefleri”ne ulaşabildiği ölçüde, Nursi’nin birinci Avrupa tanımına yaklaşacağı kuvvetle muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 1026
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÇeşitcioğlu

    2.7.2024 15:29:36

    AB 2.dünya savaşı tahribatını tamir zaruretinden doğdu. " ihtiyaç gelişim ve dönüşümün menbaı. Zaruret ve mecburiyet inkılap ve devrimin menşei" AB zaruret ve iç çatışmalardan sonra Bediüzzaman'ın dediği; İslam' a taabi İsevilikle ancak yeniden hayat bulabilir.

  • halil

    2.7.2024 10:10:57

    Tebrikler güzel bir tahlil!!!!

  • Pelin Kurukahveci

    2.7.2024 10:09:59

    Üstadımız Bediüzzaman bugün AB'nin istediği tarzda bir hürriyet istemiyor. Şeriata uygun bir hürriyetten bahsediyor. Benim risalei nurdan anladığım bu şekilde bir hürriyet AB'de yok. AB daha çok süfli hürriyeti kutsuyor. LGBT gibi islamın şiddetle karşı olduğu şeyleri hürriyet adı altında meşrulaştırıyor. AB'nin hürriyet anlayışının eleştirisi yapılmalı. İçeriğini bilmeden savunmak doğru değil.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı