"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Myanmar’daki darbe

Muhammet ÖRTLEK
09 Şubat 2021, Salı
Myanmar 2017’de, Arakan eyaletindeki Müslümanlar’ın işkenceye uğradıkları ve Myanmar ordusu tarafından öldürüldükleri iddialarıyla gündeme gelmişti.

Her ne kadar Myanmar makamları tarafından yapılan açıklamalarda Müslümanlar’a yönelik şiddetin üzeri örtülmeye çalışılsa da, Bangladeş sınırına 1 milyon Arakanlı Müslüman’ın göç ettiği haberleri gelmişti.

Myanmar, 1 Şubat 2021’de ordunun gerçekleştirdiği darbe ile tekrar gündemde. Ülkeyi 1960’ların başından 2011’e kadar askerler yönetti. Askerler, iktidarı 2011’den de 1 Şubat darbesine kadar seçilmişlerle paylaştılar. 1 Şubat darbesiyle birlikte, en büyük siyasî unsur Ulusal Demokrasi Birliği’nden (UDB) Devlet Danışmanı Aung San Suu Kyi ile Devlet Başkanı Win Myint’in de aralarında bulunduğu üst düzey siyasiler tutuklandılar. Ardından ordu, UDP’nin Kasım 2020 seçimlerine hile karıştırdığı iddiasıyla, olağanüstü hal ilan etti. Yapılan açıklamada istikrarı korumak adına ordunun, Anayasa’daki olağanüstü hal hükümlerine başvurduğu belirtiliyor. İktidar, 1 yıl içinde seçimlere gidilmek üzere, General Min Aung Hlaing’e resmen devredildi.

Darbeye giden süreçte, ordunun Kasım 2020 seçimlerine hile karıştırıldığını öne sürerek itiraz etmiş. Ulusal Seçim Komisyonu da, delil yetersizliğinden dolayı ordunun itirazını reddetmişti. İtiraz üzerine, ordu, UDB’den seçim sonuçları gözden geçirilene kadar Parlamento’nun açılmamasını talep etmiş, ancak bu talep UDB yetkililerince kabul edilmemişti. Böylece ordunun nazarında darbe sebebi oluşturulmuş ve Myanmar’da yaklaşık 10 yıllık kısmî reform dönemi sona ermiştir.

Myanmar’da uzun süredir ordu ve UDB arasındaki sürtüşmeler mevcuttu. Bunlardan başlıcaları ordu ve generallerin tartışmasız baskın konumlarının, UDB tarafından tartışmaya açılması; UDB’nin planladığı bazı reformlar için küçük partilerin de desteğini alması; UDB’nin son seçimlerde oy oranını yüzde 79’dan yüzde 83’e yükseltmesi vb. ihtimal dahilindedir. Birde Myanmar yöneticilerinin, Rohingya halkına karşı yapılan kitlesel zulümlerden dolayı uluslar arası eleştirilerin hedefindeydiler. Diğer taraftan ordu, UDB’nin yükselen popülaritesini de göz önüne alarak, askerî hâkimiyet için Anayasal güvencelerine ilişkin endişeleri sebebiyle darbe yaptığı kuvvetle muhtemeldir. Generallerin kendi konumlarını muhafaza etmeleri hakkında ağırlıklarının olduğu 2008 Anayasası’na yönelik değişiklik girişimlerinin önünü kestiği de bildiriliyor. Darbe sonrasındaki birkaç ay içerisinde ordunun siyasî rolünün yeniden tartışılacağı da muhtemeldir.

UDB, destekçilerine, darbeye karşı şiddet ihtiva etmeyen protestolar çağrısı yaptı. Özellikle demokrasi aktivistleri, öğrenciler ve dini önderler geçmişteki askerî baskılara karşı direnmişlerdi. Zikredilen kesimlerin son darbede de kazanılmış mevcut haklarından geri dönmeyecekleri gelen haberler arasında. Ordunun da darbe karşıtlarının hareketliliğini önlemek adına ülkede güvenlik tedbirlerini arttırıp, internet ve telefon kesintilerine gittiği aktarılıyor. Hatta ordunun, bazı Milletvekillerinin desteğini alabileceğine ihtimal veriliyor.

Myanmar’daki darbeye çevre ülkelerden temkinli tepkiler geldi. Hindistan ve Endonezya darbe hakkında, bütün tarafları şiddetten kaçınmaya ve demokratik çözüm bulmaya davet etti. Tayland ve Kamboçya da yaşanan gelişmenin, Myanmar’ın “iç meselesi” olduğunu bildiriyor. ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ise, Myanmar’daki darbe konusunda bölünmüş durumda.

Çin’in, Myanmar ordusuna desteği olabileceğine yönelik iddialar var. Ancak Pekin’den yapılan açıklamada toplumsal istikrarı koruma ve farklılıklardan kaynaklı sorunları çözme vurgusu yapılıyor. Elbette bunda Myanmar’ın Çin’in önemli ekonomik ortağı olduğu unutulmamalı. Çin’in açıklamasından, Myanmar’daki ekonomik çıkarlarını tehdit edebilecek herhangi bir karışıklığı uygun bulmadığı da düşünülebilir. Bununla birlikte Çin’in, Doğu Türkistan’a uyguladığı baskıyı da, Myanmar için yaptığı son açıklama ile çeliştiği aşikârdır.

Myanmar’daki darbe ile son 10 yıldaki kısmî reform ve zayıf demokrasi denemeleri engellendi. Ülkede demokrasinin gelişmesiyle, Müslümanlar’a karşı uygulanan her türlü baskının, toplumsal kesimlerce daha fazla farkındalık arz edeceği beklentiler arasındadır.

Okunma Sayısı: 881
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Okur

    9.2.2021 21:10:31

    Osmanlıcılık oynayanlar o zayıf kalmış, zulme uğrayan müslümanlara ve tüm insanlara hiçbir çare üretmiyorlar. Osmanlı devleti İslami örneklere uyulduğu zamanlarda tüm dünyaya yardım elini uzatıyormuş. Türkiye basit bir 3. dünya ülkesi değil, bir an önce toparlanıp (adaletsizliği, işsizliği bitirip) diğer ülkedeki mazlumlara ciddi anlamda yardım etmeli.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı