"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geçmişten günümüze gezici Nur postacıları

Mustafa ÖZTÜRKÇÜ
23 Aralık 2018, Pazar
Risale-i Nur şaheserlerinin ilk zuhuru hengâmında yazılması, yayılması ve okunmasının önüne geçmek için yapılan bütün engellemelere mukabil, Gezici Nur postacılarının gösterdiği ihlâs ve sadâkat, tarihe şeref levhaları olarak geçmiştir.

Nur-u Kur’ân hakikatleri olan Nur Risaleleri’nin, kalbten kalbe yayılmasında, hizmette yer alan ”Nur postacıları”nın payları, Nur yolculuğunda büyük önem arz etmektedir.

Günümüzde, çıkardığı gazete ve dergilerin yanı sıra, tertiplenen konferans, seminer ve anma toplantılarıyla Nur Postacılığı vazifesini deruhde eden Yeni Asya Nur camiası, bu  kutsî vazifeyi en güzel şekilde yerine getirmektedir.

“Zor yıllar” olarak telâkkisi mümkün senelerde, elle yazılıp çoğaltılan Nur Risalelerini, Anadolu’nun en ücre köşelerine kadar yayarak okunmasını sağlayan bu bahtiyarlar arasında öne çıkan bazı saff-ı evvel Nur kahramanlarını  şöyle sıralamak mümkündür:

Sabri Arseven

(santral sabri):

Nur’un kahramanlarından ”Santral Sabri,” ve ”Müdakkik Hoca” gibi vasıflarla  bahsi edilen, aslen Bedre Köyü İmamı olan Sabri Arseven, Kastamonu’dan, Eğirdir yoluyla gönderilen ve kendisine intikal ettirilen, elle yazılan Risale-i Nur formalarının etrafa dağıtılmasında büyük vazifeyi deruhte etmiştir. 

Bu sebeple de ”Santral Sabri” ünvanına mazhar olmuştur. Kendisine intikal ettirilen el yazılı Nur formalarını, İslamköy’de Hafız Ali’ye gönderir, o da etrafa yayılmasını sağlardı..

Abdullah Kula:

Abdullah Kula, nam-ı diğer Abdullah Çavuş, aslen İslamköylüdür. Saff-ı evvel Nur Talebelerindendir. İslamköylü Hafız Ali Efendi’yle, Nur deryasında seyredenlerdendir. Bir vasfı da Nur Postacısı’dır. Bediüzzaman’ın tensibiyle ”İslamköyü Nur fabrikası nam sahipleri” olarak hizmet kervanında yer alır.

Bir İslamköyü seyahatımızda kabrinin bulunduğu İslamköyü mezarlığına gitmiş, ruhuna Fatihalar yollamıştık. Çevrede yazılan Nur Risaleleri’nin Hafız Ali’ye intikalinden sonra, yazılan formaları etrafa dağıtarak Nurlar’ın yayılmasında büyük payı olanlardandır. 

Kendisi bir hatırasında şunları ifade eder: “İslamköy’den akşamleyin çıkardım. Mektup torbasını sırtıma atar, köylere uğrayarak şafakla birlikte Barla’ya Hocaefendiye ulaştırırdım.” (Son Şahitler: 1. s. 310).

Adilcevaz’lı Bekir Ağa 

(Bekir bey):

Bekir Bey, aslen Adilcevaz’lıdır. Zamanla İstanbul’a göç etmiş, daha sonra da Barla’ya gelmiştir. Barla’da Bediüzzaman Hazretleri’ne talebe olur. Saf, ihlâslı ve Nurlar’a sadâkatiyle öne çıkan bir saff-ı evvel talebe ünvanını alır. Aradan yıllar geçtikten sonra, memleketi Adilcevaz’a gelerek yerleşir. Okuma yazma bilmeyen bir şahsiyettir. 

Adilcevaz’da ikamet ettiği yıllarda seyyar satıcılıkla iştigal eder. Adilcevaz’a bağlı köyleri gezerek yaptığı işin yanı sıra, Risaleleri gittiği yerlerde dağıtır, böylece okunmasına sebep olur. Bizim köy olan Erikbağı Köyü’ne de gelirdi. Bizim 10-12 yaşlarımızda, Bekir Ağa köye gelince sevinçle karşıladığımızı hatırlıyorum.

Bizim köye aynı metodla, yani Nur Postacılığı yoluyla Risalelerin köyümüze girmesine, köyümüzde o yıllarda çoklukla okunması ve yazılmasına sebep olmuştur.

Erciş’li Tacettin bey:

Bu zat’la 1970’li yıllarda, Van merkezde bulunan Erciş Palas Oteli’nde görüştüm. 

Üstad’la alâkalı hatıralarının olduğu söylenince kendisini bulmuştuk. Kendisinin anlattığına göre, İran’a Üstad’ın emriyle Ta’likat Risalesi’ni götürdüğünü söylemişti. Kendisi, İran’a Ta’likat adlı Üstad’ın mantık ilmine dair kitabını götürürken, yolda eşkıyaların görmesi sonucu onların tacizine muhatap olur. Nur yolunun bir yolcusu ve postacısı olan Tacettin Bey, eşkiyalardan ancak bu şekilde kendini kurtardığını söylemişti.

Muradiyeli Kâmil Acar:

“Postacı Kâmil” olarak bilinir ve tanınırdı çevrede. Aslen Van’a bağlı Muradiye ilçesindendi. Bir kaç defa Bediüzzaman Hazretleri’ni Emirdağ’da ziyaret etmiş, duâsına mazhar olmuştu. Postanede çalırken emekli olanlardandı. Postanede çalıştığı yıllarda, dağıtımını yaptığı mektup ve evrakların yanı sıra, çantasına aldığı Risaleleri de, köylere ve merkezdeki vatandaşlara ulaştırırdı.

Biz kendisiyle Van’da bulunduğumuz yıllarda tanışırdık. Emekli olduktan sonra Van’a yerleşmişti. Aralıksız olarak Nur sohbetlerine iştirak ederdi. Mesleği olan postacılığın yanı sıra, Nur Postacılığını da bihakkın yerine getiren şahsiyetlerdendi. Bu sebeple de çevrede sevilir, taktir toplardı. Allah rahmet eylesin.

Sav’lı Şükrü Efendi:

Nur Risaleleri’nin elle yazıldığı, yayıldığı ve okunduğu o zor yıllarda, Nur Risaleleri’ni muhtaç gönüllere ulaştırmada ön saflarda yarışanlardandı. Sav Köyü’ne yaptığımız müteaddit seyahatlarda, Nurlar’dan ve Aziz Üstad’dan bahislerde, Savlılar’ın Şükrü Efendi’den çok bahis ettiklerine şahitlik edenlerdeniz.

Sav Köyü ve civarında yazılan Risale-i Nur formalarını, sırtında taşıdığı torbasına koyar, Isparta ve civar köylere götürerek okunmasını ve yayılmasını sağlardı. Bu nuranî vazıfesinden dolayı ”Nur Postacısı Şükrü Efendi” lâkabına mazhar olmuştu..

Kutsî Nur hizmetinin yazıldığı, yayıldığı ve okunduğu o zor yıllarda ”Nur Postacılığı” görevini yapan Nur’a gönül veren, Nur kahramanlarına selâm olsun..

Günümüzde, bu Nur postacılığını neşriyat yoluyla yapanlara da.

Okunma Sayısı: 2474
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı