"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Merhum Necati Kolay

Muzaffer KARAHİSAR
30 Aralık 2020, Çarşamba
Veda edip giden her Nur Talebesi, arkasında kısacık ömrüne sığdırdığı hizmet hatıralarının lâtif hikâyesini bırakıp gidiyor.

İman, Kur’ân dâvâsının ulvî hakikatlerine gönül vermiş hizmet erleri, dünyanın süfli, zail ve fani yüzüne dönüp bakmadan, bu kubbede hoş bir sâdâ bırakıp ebediyete koşuyorlar. 

Nur sevdalılarının hayatında, insanları hayrette bırakan sıdk, sebat, sadâkat, sahavet, şevk, şecaat, şefkat, merhamet, muhabbet gibi birçok vasıflar, hasletler, düsturlar, numuneler nazara çarpar.

Gönüller üzerine tesis edilen ve Allah rızası için ihlâsla yaptıkları hizmetler, onları, tasannudan, tekellüften, tefahürden uzak tutar. Bahsedilmesinden imtina ederler. Ebediyete uğurlarken hayretle arkasından baktığımız ağabeylerin sağlığında bilip de telâffuz edemediğimiz güzel huyları ve hatıraları, hüzünlü bir sürur, buruk bir sevinç verir içimize.

Merhum Necati Kolay, 78 senelik ömründen yarım asrını Nur dâvâsına vermiş bahtiyarlardandır. Almanya’da Merhum Ali Uçar ve arkadaşlarıyla hizmetlerde bulunmuş. O şevk ve heyecanı 1970’li yılların başında Bolvadin’e dönünce vefatına kadar maddî manevî gücüyle, istikametle hizmete devam etmiştir. Onun anlatmakla bitmeyecek destansı hayatı, hatıratı ve hizmetlerinden çok alınacak dersler, ibretler, teşvik edici ölçü ve prensipler vardır. Eşi muhtereme Fatma Hanım, kızları Necibe, Nuriye, Hayriye Hanımlar ve oğlu Carullah Bey Nur gönüllüsü olarak fedakârlıkla her zahmete katlanıp Necati Kolay’a destek ve moral vermişler, teşvik etmişlerdir.

Birlikte hizmet eden ağabey ve kardeşler, onun hizmet dünyasından enstantane ve hatıralar anlatıyorlar:

İsmail Adak: Necati Ağabey, Almanya’dan dönmüştü. Merhum Ali Uçar’la hizmetlerde bulunmuş olmak ona hep şevk vermiştir. Bolvadin’de Nur Hizmeti ile ilgili gayretli çalışmaları vardı. Dershanede kalacak, destek olacak görevli aramış. Din görevlisi olarak Bolvadin’e atamam yapıldı. 1973 yılında Necati Ağabey, evinin üst katını dershane yapmış, ben orada kaldım. Üç kişiyle ders yapmaya başladık. Yıllarca 30-40 kişi ile Risale-i Nurlar okundu, dersler yapıldı. Daha sonra çarşı merkezine yeni yer yapılınca dersler orada yapıldı. Necati Ağabey’in, evinin üstü bir nevi hizmet misafirhanesi olarak devam etti. Onun hizmet heyecanı, şevki, gayreti ve cömertliği anlatmakla bitmez…

Hüseyin Yasul: Necati Ağabey, evinin üstünü dershane ve misafirhane yaptı. Gelen misafirlere evinden ikramlar yapardı. Vahdet Ticaret adında cam ve boya üzerine işyeri açtı. Orası aynı zamanda Yeni Asya irtibat ve yayınlarını tanıtım bürosu olarak hizmet görüyordu. Nur hizmeti için hiçbir fedakârlıktan kaçınmazdı. 

Onunla 1999 yılında umre ve hac farizasını birlikte yaptık. 4 ay ailelerimizle beraber kaldık. Her akşam Mekke’de derse giderdik. İkramı bol, cömert bir insandı. Beraber hizmet maksatlı, müfritane irtibat için Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz gezileri yaptık. Gayretli, sıcak, samimî ve muhabbet dolu, neşeli bir insandı. 

Oğuz Yiğiter: 1980-86 yıllarında benim ilk iş yerim olan Afyon Alkaloitleri fabrikasında bulunduğum zaman, Elhamdülillah, Cenab-ı Hakk’ın lütfu ile orada çok güzel hizmetler oldu. Merhum Necati Ağabey’in benim dünyamda en çok yer eden Cenab-ı Hakk’ın nadir kullarına nasip ettiği bir özelliği cömertliği ve fıtrîliğidir. Fabrikada mühendis camiasında fabrikanın teknik elemanlar seviyesinde çok güzel hizmetler oldu. Üstadımızın hizmetkârı merhum Bayram Yüksel Ağabey, Bolvadin-Kemerkaya Nahiyesi’nden. Necati Ağabey’le fabrikaya ziyaretimize gelmişlerdi. Bayram Ağabey, hizmetlerden anlatmıştı. Fabrika lojmanında misafirim olmuştu. 

Necati Abi’nin o başta söylediğim cömertliği bizim hizmetlerimize o fabrikadaki hizmetlerimize şevkle koşturur, ziyafetler verirdi. Fabrikada olan derslerimize katılanlara ikramlar yapardı. Cenab-ı Hakk’ın inayetiyle onu berzahta başta Üstadımız ve ahirete göçen ağabeylerimiz çok güzel karşılamışlardır, öyle ümit ediyorum.

Aynı zamanda Necati Abi, sıddıkiyet ve ümmiyyet mertebesinde fıtrî, halis, cömert hali vardı. Bu çok yüksek bir mertebe yani ‘Barla Sıddıkları’nın günümüz versiyonu, izdüşümü desem mübalâğa etmem diye düşünüyorum. Bu derece böyle benim âlemimde ve benim manevî bir atamdı. O da beni evlâdı gibi görüyordu… Vefatından birkaç gün önce rüyamda bana: “Oğuz kardeş, Bolvadin’e gelmek için çabalama, zahmet etme, gerek yok. Tamam, ben razıyım…” diye bana vasiyet eder gibi sözler söyledi. Yolculuktan haber veriyordu, üzüldüm. Salgın, yasaklar, şartlar sebebiyle cenazesine katılamadım. Biz ondan çok razıydık. O da bizi seviyordu. Allah gani gani rahmet eylesin. Cennetinde buluştursun…

Hüseyin Bahadır Demirel: Necati Abi’yi iki kelime ile ifade edebiliriz diye, düşünüyorum: Birincisi şevk diğeri fedakârlık. Yıllarca Yeni Asya’nın fahri temsilciliğini yaptı. Maddî olarak hiçbir beklentisi olmadı. Kitapları dağıtır, hediye ederdi. Gelen misafirlere genelde evinde yemek ikram ederdi. Herkese elinden geldiği kadar maddî, manevî destek olurdu. Hizmet için gece gündüz demeden koşardı. Hizmet deyince paranın hiç hesabını yapmadı yapmadıkça da Yüce Rabbim daha çok verirdi.  

Risale-i Nurlar’ı sürekli okurdu. Son dönemlerde gözleri fazla seçemediği için cep telefonundan harfleri büyüterek okurdu. Dershane inşaatında olsun, çarşıdaki dershanenin inşaatı dolayısıyla yarın şuraya gideceğim, bunu yapacağım diye çok geceleri çok uykusuz geçirirdi. Her anı coşku, şevk ve heyecan dolu bir insandı. Namaz tesbihatını hızlı yapanı, takkesiz namaz kılanı ikaz ederdi.  

Ömer Coşkun: Necati Abi’yi yakından tanıdığım zamanlarda babam vefat etmişti. Onun hoş sohbet, esprileri, lâtifelerinin yanı sıra yaşlı hali, takva sahibi olması rahmetli babamı çağrıştırıyordu. Hizmetteki heyecanı, şevk ve gayreti dikkatimi çekmişti. Necati Abi, Hüseyin Yasul ve ben doğu gezisi yapmak nasip oldu. Benim ona hürmetim, onun bana muhabbeti gün geçtikçe arttı. Tanıdığım muhterem bir kişi, bana “Evliya görmek istersen Necati Abi’yi göstererek, şu ihtiyara iyi bak, dedi!” Onun manevî âleminde sırlar, derinlikler, tevafuklar vardı. O hiç oralı olmaz, beklemez, belli etmezdi. O neşeli insan, Risale-i Nur’dan bir bölümü okurken hüzünlenip ağladığını gördüm. Allah rahmet eylesin. 

Mekânı Cennet olsun. İnşallah…

Okunma Sayısı: 2395
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İbrahim

    30.12.2020 08:49:22

    Samimiyetin, hasbiliğin, fedakarlığın canlı bir numunesiydi. Allah(cc) kendisinden razı olsun. Cennetinde bizleri yeniden buluştursun inşaallah.

  • Harun Aydın

    30.12.2020 06:22:56

    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Necati abi nev-i şahsına münhasır nur talebelerinden di.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı