"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüm gerçeği

Muzaffer KARAHİSAR
24 Kasım 2020, Salı
Peşpeşe gelen ölümler, hayatın fani, zail, geçici yüzünü insanlara hatırlatıp ders veriyor.

Günlük hayat içinde zihnimizi işgal eden dünya ile ilgili hırs, servet, şöhret, rekabet, mal, mekân, makam gibi sınır tanımayan arzular, insanları peşinden sürüklüyor. Ölüm gerçeğini sisli bir perde ile örterek, ülfetle unutturuyor. Hatırladığımız anda üzerimize alınmadan o zaman, uzak bir ihtimal gibi davranıyor, zihnimizden uzaklaştırıyoruz. 

Âyette: “Her nefis ölümü tadacaktır.” (Enbiya, 35) gerçeğini hatırımızdan çıkarmadan ölüm sonrası ebedî hayat için hazırlıklı olmamız gerekir. “Dünya durmuyor gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun.” (Mesnevî-i Nuriye) seyahat edenler, gideceği yerde ihtiyaç olanları hazırlaması gerekir. Yunus Emre: “Ölürse tenler ölür/ Canlar ölesi değil.” sözü ölüm gerçeğini, ruhların ebedî olduğunu hatırlatıyor.

Ahirete hazırlıklı, imanlı, inançlı insanlar için Necip Fazıl: “Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber./Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?” Ölümün güzelliğini nazara vermiş. Mevlânâ da ölümü, Allah’a kavuşmanın vesilesi, sevgiliye kavuşma gecesi’ (Şeb-i Arus) olarak ifade etmiştir... 

Peygamberimiz (asm): “Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.” Baki-i Zülcelâl’i tanımamız, marifetine, muhabbetine yönelmemiz, emir ve nehiylerine riayet ederek gelecek baki hayatı unutmadan maddî ve manevî hazırlıklarımızı yapmamızı hatırlatıyor. 

Bediüzzaman: Risale-i Nurlar’da ahirete iman hakikatlerini çağın anlayışına göre, iki kere iki, dört eder derecesinde; inkârı mümkün olmayan aklî, mantıkî ve ilmî delillerle izah etmiştir. İmanlı insanlar için ölümü çok ünsiyetli, sürurlu, nurlu bir hakikat olarak keşfedip ispat etmiştir. “Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil…” sözleriyle ölümün mahiyetini tesadüf, hiçlik, yokluk, ebedî ayrılık olmadığını ifade etmiştir.

Kur’ân tefsirleri olan Risale-i Nurlar’ın zengin muhtevasındaki hakikatleri tefekkürle okuyup mütalâa etmeliyiz. Kâinattan, mevcudattan ve mahlûkattan verilen misallerle, delillerle ispat edilmiş ulvî hakikatlerin insanlara verdiği manevî huzuru hissetmeliyiz. Kâinat ve insanın yaratılış sırları, hikmetleri, münasebetleri, güzellikleri akıl, kalp, ruh ve sair lâtifelere, duygulara ve hissiyatlara kadar yerleşir. Her şeyde tevhit delillerini görmemiz, anlamamız imanımızı arttırır, tahkiki yapar. 

Kur’an’ın iman hakikatlerinden aldığımız feyiz ile sünnete ittiba ederek, ibadet, istikamet, ihlâs, takva ve salih amellerle fani hayatımızı, geçici ömrümüzü rıza-i İlâhî yolunda sarf etmeliyiz. Hayatını inancına ve kutsî İslâm dâvâsına adamış insanların yolundan yürümeliyiz. Sırat-ı müstakim üzere nefsiyle manevî mücahede eden iman ehli, “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz ölme dirilirsiniz” hadisinin müjdesiyle, kabre imanla girip ebedî saadete kavuşacaklarına dair keşfiyatlar, rivayetler, deliller, beşaretler… İman ve ibadet şevkimizi arttırmalı.

“Her bir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölümün, elbette hayattan ziyade bir istediği var.” (Asâ-yı Musa) “Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapısı kapanmıyor.” ölüm gerçeğinden korkular, telâşlar, çalkantılar ebedî hayatla kıyaslandığında bir an-ı seyyale (göz açıp kapayıncaya) kadar olan dünya hayatından başka; ebedî, daimî bir hayatın olduğunu hatırlatıyor. 

“Nasihat olarak ölüm size kâfidir...” hadis-i şerifinin ifade ettiği manaları aklımızdan çıkarmayalım.

Okunma Sayısı: 2919
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı