"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cumhuriyetten kaçtık, dolara tutulduk

Ömer Faruk ÖZAYDIN
31 Ekim 2021, Pazar
“Uzaya gidiyoruz, uçak yapıyoruz, doğal gaz çıkarıyoruz, dünyanın sayılı ekonomileri arasına giriyoruz” diye millete gaz verilirken, dolar 10 TL, enflasyon ve işsizlik dolu dizgin..

“Faiz lobisi, dış güçler” discurlarıyla senelerdir milleti oyalayan AKP yönetimi; “Dolara yatırım yapanlar yaya kalabilirler” dedikçe Türk lirası ha bire değer kaybetti.

2014’te fiilen, 2018’de resmen Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, yani tek adam rejimi hayata geçtiğinden beri sosyo/ekonomik, psikolojik, reel gelir dağılımı, adalet, hak ve hürriyetler, dış politika, güven bunalımı gibi bir çok mevzuda söylenenlerin aksine çakılıyoruz.

Oysa referanduma giderken Erdoğan; “24’ünde (2018) siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz” ifadesini kullanmıştı. Aradan 2 ay geçmeden dolar 4.50’den 5.48’e yükseldi. O günden sonra “TL’ye yatırım yapın” denildikçe dolar arttıkça arttı. 5.6.7.8 .9 şimdi 10’a kuruşlar kalmışken, yarın nerelere ulaşacağını kestirmek çok zor.

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle bütün yetkileri elinde toplayan tek adam, ümmetin lideri olma ve sahipsiz kalan Ortadoğu’yu tanzim etme hayaliyle Batıya kafa tutmaya, meydan okumaya yeltendikçe, dolar uçmaya ve dünyada yalnızlaşmaya doğru koşar adımlarla gidiyoruz.

Bütün yetkileri tek adama teslim eden ve 3. Dünya ülkelerine özenen Türkiye, demokrasiden koptukça, bir asırdır muasır medeniyetlere ulaşma çabaları heba olurken Batıdan da uzaklaşıldı. Koppenag kriterleri, Helsinki, Cenevre gibi anlaşmalara imza, AİHM kararlarına uyma sözü anayasaya girmesine rağmen, içerde hukuksuzlukların ve keyfîliklerin artmasıyla tutukluların salıverilmesi için epeydir baskı vardı.

Tarih boyunca biz insanlığa hak, hukuk, adalet götürmüş, ders vermişken, şimdi insanlık bize ders veriyor ki her hatırlatmada karşı hamle olarak efeleniyor, afra tafra ile ağızlarının payını vermeye kalkıyor, ancak bumerang etkisiyle geri dönüyordu.

35 sene ile teröre yardım ve yataklık yaptığı gerekçesi ile yargılanan Rahip Bronson için; “Bu can bu bedende olduğu müddetçe papazı vermeyiz” diye efelendikçe ateşimiz doları yaktı. Biz fakirleştikçe birileri zengin oldu ki, sonra Trump’un tehdidiyle salıverdik.

Keza, Deniz Yücel için demediğimizi bırakmadık, Euro bizi bıraktı. Sonra Merkel’in bir telefonuyla salıverdik.

ELÇİLER KRİZİ

Şimdi de Batılı ülkelerin 10 büyükelçisi, Osman Kavala için bildiri yayınladılar diye sınır dışı tehditleriyle ayar vermeye kalktık, dolar tarihî bir tehdit ile ayarını verdi.

Bir yandan Batıyla aramıza duvarlar örülürken diğer yandan Batıya yönünü çevirmiş Türkiye ile Doğuya yönelmek isteyen AKP, krizlerin neticesi olarak ekonomiyi de abondone etti.

Bütün bu med-cezirler içinde, seçmeni diri tutma adına Batıyı kötülemek moda oldu neredeyse.

Hatta bizi zengin, onları fakir gösterme moduna girdik ki; “IMF bizden 5 milyon euro borç istedi, ben de arkadaşlara verin gitsin dedim.” Tabiî tek adam rejimlerinde kurum ve kurullar olmadığından kararlar şahsım devletine bakıyor.

Esasen devlet partileri veya parti devleti liderleri, tebasını ayakta tutmak için hükûmetinin güçlü olduğunu, bunu da başka devletlerin zayıflığını nazara vererek yapar ki, tebası ona inansın ve “Padişahım sen çok yaşa” desin.

Öteden beri Erdoğan’ın da böyle çıkışları biliniyor, ancak son çıkışı akıllara ziyan! (hayret verici)

Erdoğan; “Amerika’nın, İngiltere’nin halini görüyorsunuz değil mi? Benzin yok, benzin. Almanya’da kuyruklar, Fransa’da kuyruklar, yiyeceklerini bulamıyorlar, Türkiye’de böyle bir sorun yok” demez mi? Hızını alamayan Erdoğan; “Ankara’ya gelirken Almanya’dan bir arkadaşım dedi ki burada aylar geçti şu anda elektriğimiz suyumuz yok.” deyince bu haberi Avrupa’da yaşayan biri olarak es geçemezdik. Epeydir buradayız, bu güne kadar bir dakika bile umumen su veya elekt rik kesintisine şahit olmadık. Yirmi sene içersinde belki bir veya iki defa sadece apartmanda tamirat veya tadilat için haftalar evvelinden evlere mektup gönderilerek kısa bir zaman kesinti olacağı duyurulmuştur ki, o da lokal. Yani umumen bir şehir veya semtte böyle bir kesinti söz konusu bile olmadı. Keşke Türkiye’de de böyle olsa...

Bu vesileyle; mânâsız isim ve resimden ibaret olan değil, adalet hürriyet ve meşveret olan Cumhuriyetin 98. yılını tebrik ederiz.

Okunma Sayısı: 1613
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı