"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir sene daha bitti, ama kıyamet de yaklaştı…

08 Ocak 2021, Cuma
Evet, bir sene daha bitti, seviniyoruz.

Ama ömür ağacından, bir yaprak daha düştü, buna da üzülmemiz lâzım. Tarihin ilerlemesiyle, aynı zamanda, kıyamet de, gittikçe yaklaştı, yaklaşıyor…

Bundan bin beşyüz sene kadar evvel, Kur’ân-ı Kerîm nâzil olup, kıyametle alâkalı âyetleri, Peygamberimiz (asm) îzah edip, tefsir ettikçe ve “kıyamet yaklaştı, kıyameti intizar ediniz (bekleyiniz)” dedikçe, Sahabe-i Kiram sararıp, solup, kıyametin dehşetini düşünmüşlerdi.

Bizler ise, onların bin beşyüz sene evvelki hissettikleri dehşet ve korkuyu, maalesef hissedemiyoruz. Hem de geçen sene, şimdiye kadar görülmemiş, artık adına ne derseniz; felâket deyin, helâket deyin, âfat deyin, musîbet deyin… Gözle görülmeyen bir virüs vesilesiyle, resmî rakamlara göre, dünyada bir milyonun, Türkiye’de de, yirmi binin üzerinde insanın, şapır, şapır ölmesi hadisesi tahakkuk ettiği hâlde… Böyle büyük bir vak’anın, kıyametin numunesi veya ayak sesleri olan bir hadisenin sesine kulak vermeyip, umursamaz bir tavırla, sanki dünyada ebedî kalacakmışız gibi sadece dünyaya hasr-ı nazar edip ölümü düşünmeden yaşamaya devam etmek hangi aklın işidir?

Elbette, bir sene bitti, yeni bir sene başladı, hayırlı olsun. Bu yeni seneye, ümidimizi kaybetmeden bakmak lâzımdır. Ama dediğimiz gibi, neyin, nasıl olacağını bilemediğimiz bir hadiseyle karşı karşıyayız. Kimse bu virüs hakkında net konuşamıyor. Dünya devleri, dünya jandarmaları devletler bile, hayrette, şaşkınlıkta. Çünkü niye? Niye olacak? Bütün bunlar, her şeyi maddiyatta arayanlar, hadiselere maddi gözle bakıp, manevîyat cihetine fazla nazar etmeyenlerin bilemeyeceği işler de ondan.

Öyle veya böyle, her ne şekilde olursa olsun, dünyanın başına sarılan bu virüs, bu gözle görülmeyen bacaksız, kendi kendine hareket etmiyor da ondan. Onu, bir emir tahtında hareket ettiren, O’nun emri olmadan bir yaprağın dahi kımıldayamayacağı kudret-i İlâhi, bizi böyle bir imtihandan geçirmektedir. “Her şeyin anahtarı yanında, her şeyin dizgini elinde” olan Cenab-ı Hakk, bu musibeti bizlere, dünyaya niye vermiştir? Geçmiş kavimlerin kıssalarını hatırlayalım. 

Haksızlık, zulüm, isyan, ahlâksızlık-ki, şimdilerde, haddi, hududu olmayan bir şekilde ahlâksızlık- vs. gibi sebeplerden dolayı, Allah, Peygamberleri (aleyhimüsselâm) vasıtasıyla, o kavimleri, mütemadiyen îkaz edip, kendilerine gelmelerini istemiş, ama o gibi kötü fiillere devam ettiklerinde ise, o zamanki musîbet ve belâları üzerlerine gönderip, o kavimleri yerle yeksan etmiştir.

İşte, şimdi bizler de, bütün dünya milletleri olarak, o zamanki kavimlerin başına gelen; arzî ve semavî belâlar olmasa da, böyle umumî bir musibetin cenderesi içinde sıkışıp kalmışız. Niye? Haaa... geçmiş kavimlerin hatalarının aynısını, benzerini, hattâ daha fazlasını yaptığımız için değil mi? Başta, Allah’ın affetmediği kul hakkı olan; zulüm, adaletsizlik olmak üzere, diğer isyan ve kötü huylarımızdan mütevellid bunlar başımıza geldi. Elin okyanuslar ötesi Amerika’sının ne işi var; Asya ve Afrika’da? Oradaki mazlum ve masum milletleri, insanların hem zenginlik kaynaklarını sömürüp, hem de canlarına kıyan, (diğer gayr-ı Müslim devletler de buna dâhil) bu câniler, coniler yüzünden, o milyonlarca mazlumun, masumun, arşa çıkan “Ah!!!”ları, cevapsız kalır mıydı? Kâinatın Sahibi, buna elbette müsaade etmez, cevap verirdi ve verdi de… Şimdiye kadar, bundan bir asır evvel, yine o zalim devletlerin tetiklemesi neticesi meydana gelen ve milyonlarca masumun ölümüne sebeb olan 1. Dünya Harbinin bir tokadı olan ve aslında İspanya’da çıkmamasına rağmen, (İspanya 1. Cihan Harbine iştirak etmemişti. Diğer devletler, askerî sebeplerle gizlemiş, ama İspanya, dünyaya ilân etmişti.) “ İspanyol gribi” olarak isimlendirilen âfat da, bu zamanımızdakinin bir benzeriydi.

Dünyadaki, bütün devletler, milletler, aklını başına almalı. Kimseye, durduk yere haksızlık yapmamalı, suçsuz insanlara sun’i suç uydurup, canını yakmamalı, ocaklarını söndürmemeli.

Ne demiştik yazının başında? “Bir sene daha bitti, ama kıyamet de yaklaştı…” Evet, kıyamet gittikçe yaklaştı. Kesin tarihini, Rabbimizden başka kimse bilmez. Ama ayak sesleri, çok yakında olduğunu hissettiriyor. Hem büyük kıyamet daha kopmasa da insan öldüğü zaman, onun küçük kıyameti değil midir bu?

Okunma Sayısı: 1746
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hilal

    8.1.2021 14:21:44

    Çok güzel bir konu. Ve konuları, birbirine iyi bağlamışsınız Osman abi. Yüreğinize sağlık. İnşallah anlar, aymaz insanlar.

  • Hüseyin

    8.1.2021 10:34:30

    Osman kardeşim. Allah razı olsun. Ayben ifade buyurduğun gibi. Üstadımız biliyorsun tarihde veriyor lakin " kıyameti çabuklaştıracak sebeplerdende"bahsediyor. Senin temas ettiginde o galiba. Ama yazının insicamı, sürükleyişi birbirine raptedilmesi çok güzel. Eline sağlık.

  • Adem

    8.1.2021 05:53:59

    Son bi diriliş sükunet huzur tevhid,Hz.Mesih'in Müslüman olarak Dünya ya teşrifleri iledir sanırım.O saadet devrinden sonra , beşer yine adileşmeye başlarmış.Yine O ndan sonra beşer İlahi Nazarda ehemmiyetsizleşir , nihayet Dini İslam garibler ile nihayete erer,Kıyamet inanmayan adileşen beşerin başında patlarmış.Tusunamiler,yanardağlar,depremler,seller,kasırgalar salgınlar afetler. kontrolün beşerde olmadığının acizliğimizin ispatı.Mevcut yönetimler iktidarı kaybedip,hesap verme paranoyasından , masumların üzerine artık gitmemeli.Bi masumun sessiz feryadından şerefinden intihar etmesinden yer ve gök ehli eminiz üzüntü duyar.Bu musibetler toplumsal barışla son bulur inş.Yoksa kıtlaşan imkanlarlardan,anarşi, toplumsal ,bunalım,kargaşa doğar.Masumlara yaşattıkları sefaletin aynısından yaşayabilirler. Küçük kıyametlere daha çok sebep olabilirler.

  • Sezai MUMCU

    8.1.2021 00:25:00

    Merhum ve muazzez Üstadimiz Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri KL de Eşrat-us Saat/ Kiyamet Vakti icin INSAN ELI KARIŞIP KARIŞMAMASINI AN-ŞART olarak EHEMMIYETLE BELIRTIYOR. Bariz emmareler insanin uslu duramayip illaki kendi CAHILANE tabirlerince TANRIYI KIYAMETE ZORLAMAK gibi UÇUK EYLEMLERI ARTIK CEHENNEMI BILE KIZDIRIYOR!

  • Sezai MUMCU

    8.1.2021 00:17:58

    Bir büyük meteoritin Dünya'ya carpip kutuplari degistirmesiyle GÜNESIN BATIDAN DOGMASI kaldi bir de malum fitne ve fesad kavminin Müslümanlar tarafindan helak edilmesi. Dünya cok yaslandi ve üstündeki FITNE ve FESADDAN artik tamamen BIKTI. Lisan-i Haliyle belki hasretle KIYAMETI INTIZAR EDIYOR.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı