"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ne Haydar ağa, ne Haydo

07 Eylül 2021, Salı
Epey müddettir, böyle bir makale yazmak niyetimiz vardı, fakat bir türlü nâsib olmamıştı. Bazı dost ve arkadaşlarımızın; arzu ve teşvikiyle, bugün ‘yazalım inşâallah’ dedik .

Türkiye’nin yakın tarihinde, “ Fethullah Gülen hareketi”  diye bir  cemaat yerini almıştı. Hocanın vasıfları ile alâkalı malûmatları da, merak edenler bulur.

Risale-i Nurlar’ı okuyarak, onun bir çok şâhika metod ve prensiblerini, sanki kendi ilmiymiş gibi kullanıp, ama Risale-i Nurlar’ın prensip ve metodlarının dışında, kendi çizdiği bir yolda gittiler. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin, bir çok kimse tarafından bilinen sözlerini, bire bir naklederken bile, Üstadın ismini kamufle edip, “ pîr-i mûgan, Hz. Pîr” gibi anlaşılmaz ve çok kimsenin bilmediği bir sıfatla vasıflandırmaları, bizleri çok rahatsız ediyordu.

Bir cihette, insanları; dine, imana, Kur’ân’a intisab ettirici hâlleriyle, bazı insanlar, bunlara meyletmişti. Dinî  hizmet ve faaliyetlerinden dolayı bizler de, her şeylerini kabul etmesek de, bu gibi dine ait hizmet eden diğer cemaat ve tarikatlara baktığımız nazarla bakıyorduk.

Fakat dediğimiz gibi, tasvib etmediğimiz hâlleri de vardı. Yukarıda da söylediğimiz gibi, Risale-i Nur ilmini alıp, ama onun prensip ve usûllerine mugayir hâller, bizim dışımızdaki şeylerdi. Meselâ; bizim, Üstadımız Said Nursî’den aldığımız ders ve usûllerde, siyâset ve idâreye karışmak yokken, ( bunu, Yeni Asya neşriyat olarak ‘ cemaatler ve tarikatlar’ isimli kitabımızla da ilân ettik.)  bu arkadaşlar, buralarla hep içli-dışlı oldular.  

Gerek sağdan, gerek soldan olsun, milletin bir çok ferdi de, bunlara hep sıcak bakıyordu. Hattâ, Nur cemaatlerinden de,  bir çoğu, onlara yakınken, bir tek Yeni Asya Nur Cemaati mesafeli duruyordu.

Yâni bu saydığımız zevatın ekserisi, “Haydar ağa!” diye ayakta alkışlarken, bir tek biz, kameti kıymetince, sadece “ Haydar” diyorduk .

Sonradan birden, 15 Temmuz fırtınası koptu. At kaçtı, torba düştü . At izi, it izine karıştı. Karşılıklı hitablar, medhiyeler tersine döndü. Dün, “can- ciğer kuzu sarması” , birbiriyle “hısım” gibi olanlar, birden “hasım” vaziyetine girdi. “ Hocam” bir anda isim değiştirdi, Perinçek’ in “ o ismi ben koydum” dediği “FETO” oldu. Kılıçlar çekildi, âdeta, savaş baltaları topraktan çıkartıldı.

Ortalık toz-duman. Kimin ne yaptığı belli değilken, o cemaate giden kimi buldularsa yakalayıp, ya işlerine son verdiler. Ya da, hapse attılar. Daha kesin suçları tesbit edilmeyen, sabit olmayan bir çok insan, “hele hepsini toplayalım da, suçsuz olan varsa, sonradan bırakırız” dediler. Ama olmadı işte. Haksızlık diz boyu idi.

Tabiî, bu “FETO” furyasına çok kimse dâhil oldu. Âdeta, herkesin o kelimeyi telâffuz etmesi istendi. Bizler Yeni Asya olarak, nasıl daha evvel mesafeli idiysek, yine o mesafeyi muhafaza edip, hadiseleri seyredip, peşin hükümlü olmuyorduk. Ama bizim adalet anlayışımız olan adalet- i hakikiyenin en büyük ölçüsü, Kur’ânî bir düstur olan, “birinin hatasıyla başkası mes’ul olmaz!” emr-i İlâhisini esas aldığımızdan, yapılan bu haksız, hukuksuz, adaleti yerle bir eden tatbikata karşı çıktık. Bundan dolayı da, dün onların şakşakcıbaşı olanlar, bugün, onları yerin dibine batırıp, bizim, ”Haydar” dediğimizi, “Haydar ağa” diye göklere çıkarırken, bugün, “Haydo” deyip, yerin dibine batırmaktalar.  

Biz ise, yine “ Haydar” diyoruz .

Okunma Sayısı: 1637
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan Yurtsever

    7.9.2021 21:14:38

    Fitne zamanı ayakta iseniz oturun, oturuyorsanız yatın deniyor. Kraldan fazla kralcı olmaya gerek yok, bazılarının yaptığı gibi.

  • Hüseyin Yilmaz

    7.9.2021 15:42:45

    Eline koluna diline saglik...

  • Ömer arcok

    7.9.2021 15:30:32

    Güzel bir yazı olmuş Allah razı olsun.Cemmatin tabani ibadet ortası ticaret üstü ihanet denildiği halde bir çok masum insan işinden eşinden oldu hapishanelerde çile çekiyor.insallah bu haksızlıklar idarecilerin basiretleriyle biran önce işine ve eşlerine kavuşurlar temenni ediyoruz

  • Mehmet FIRAT

    7.9.2021 13:29:38

    Yargısı bağımsız olmayan bir yerde birilerine verilen sıfatlar bizim için hükümsüzdür. Nur talebeleri, bilhassa Yeni Asya okuyucuları yapılan fiillere göre risale-i Nur ölçüleri ile hadiselere bakıp hüküm verir. 2 önemli ölçü 1- Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletten ayırmasın 2- birisinin hatası ile diğer yakınları mesul olmaz. bu ölçüler ile baktığımızda Türkiye'nin hukuktaki dünya sıralamasındaki yeri yapılanlar konusunda ne kadar hukuk ve adaletten saptığının bir ölçüsüdür. Bundan daha kötü olan yanlışa yanlış, Haydar'a Haydar diyebilenlerin azlığı.

  • Nihat

    7.9.2021 10:38:07

    Hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmeyen YENİ ASYA yolun açık olsun

  • Tahsin

    7.9.2021 10:20:25

    Şu veya bu görmezden gelemeyeceğimiz bir şey de var ki Haydar'ın gayretleri Risale-i Nur un sesi ni geniş çevrelere duyurmaya vesile olmuştur. Onbinlercesi eserlerle tanışma imkanı bulmuştur. Muvaffakiyet Allah'tandır. Ama Haydar'ı görmezden gelmek, saygısızlık etmek(yeniasya yı tenzih ediyorum) azim bir hata ve Allah'ın kaderine de karşı gelmedir.

  • Hüseyin İlhan

    7.9.2021 09:12:23

    Allah razı olsun ağabeyim.Dimağınıza bereket,kelamınıza kuvvet dilerim.

  • Azam Yılmaztürk

    7.9.2021 06:45:32

    Keşke

  • Yunus E.Öztürk

    7.9.2021 06:24:50

    Osman bey kardeşim agzına ve kalbine saglık,üstad hazretlerinin konuya bakış açısını herkesin anlayacagı lisanla yazman için teşekkür ederm.

  • Ali R. Yardimoglu

    7.9.2021 06:12:52

    Eskide, "Haydar" diyenler, hem merdane, hem riyakar olmayan, munis, suhuletli, ahrar ve mantikli, akliselimler idi, ve simdi yine ayni onlar, yine merdanelikle, bu sefer, "dusene vurulmaz, vuran namerddir" hukmuyle, "Haydar" diyorlar. BarekAllah ve bravo onlara....

  • Necati

    7.9.2021 01:02:40

    Allah razı olsun, muhterem ağabey. Bir çok insan, ifrattan, tefride savrulurken Yeni Asya her fırtınalı, çalkantılı siyasi olaylarda olduğu gibi 15 Temmuz fitnesinden sonra da istikametini muhafaza etmiştir. Bu gerçeği çok güzel ifade eden bir makale olmuş.

  • Musa

    7.9.2021 00:37:10

    Ve yine çok faideli bir makale kaleme almışsınız Osman abi ALLAH RAZI OLSUN.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı