"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

O, âdi kundura boyacısını gördüm

Osman ZENGİN
10 Aralık 2023, Pazar
Bahsedeceğim hadise, Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin, Tesettür Risalesi olan 24. Lem’a’da anlattığı kısımdır.

Ve Üstad Hazretlerinin tek ceza aldığı da, bu risaledir. Süfyan’ın mahiyetini anlattığı 5. Şua’dan bile ceza almamışken, niye bundan almıştır? Çünkü tesettür mes’elesi çok mühimdir de ondan. Bir İslâm cemiyetinde, tesettürü kaldırır veya âdileştirirseniz, o cemiyetin ahlâk direkleri çatırdar ve Allah muhafaza, o cemiyet yıkılmaya mahkûm olur. (Bugünkü hâlleri görüyoruz.) Onun için, bu İslâm cemiyetini yıkmak isteyenlerin bam teline temas ettiği için, Üstada, bundan dolayı ceza verilmiştir.

Evvelâ, “âdi” kelimesine bir îzahat yapayım. Risâlelerin değişik yerlerinde Üstad bu kelimeyi kullanıyor. Ama onun kullanış mânâsı, halk nazarındaki “alçak, seviyesiz vs.” gibi değil. Üstad, “âdi” kelimesini “sıradan” olarak kullanıyor. Yani, Üstadın bahsettiği, sıradan, normal bir kundura (ayakkabı) boyacısıdır. Ve tesettür bahsinde geçen kısım da şöyledir: “Mesmûâtıma göre, merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vuruyor!”

Evet, işte bu bahsettiği hadisenin vuku bulduğu yerde, daha sonraları ben de, 8 yaş civarındayken, ilk def’a ayakkabı boyacılığına başlamıştım. (Her ne kadar, bazı insanlar, geçmişte yaptıkları helâl kazançlı mesleklerinin bilinmesini istemese de, biz şükür, bundan gocunmayız.) 60’lı senelerin başında, yaz tatillerinde yaptığımız kundura boyacılığı, Ulus’tan, Ankara Kalesi, hisar yokuşu ile Bentderesi semtine inen yokuşun başındaydı.

O zaman çocukluk hâlimizde “Boyayalım abi boyayalım, badem yağlı, bol cilâlı yimbeş (yirmi beş)” tekerlemesiyle müşteri celb etmemizi hiç unutmuyorum. Yan yana dizilen belki 30-40 kadar boyacı vardı. Babamın yaptığı basit bir ayakkabı boya sandığının yanında, daha değişik şekillerde sandıklar vardı. Bunlardan en lüksü de, sarı renkli (pirinç, mis) küçük boya kavanoz kapakları ve sandığın süslemesi de yapılan ve ayak basılan yerin altı da aynalı olan sandıklardı. 

Risale-i Nur’la müşerref olup yukarıdaki bahsi okuyunca, o hadise hafızamızda canlandı. Bir gün, yanımızdaki, bizden büyük boyacılar, daha yukarıda duran süslü sandıklı bir adamı işaret ederek; “İşte, o adam buymuş...” diye, biraz da, teferruatıyla, o geçmiş hadiseyi, birbirine anlatmışlardı. Ben de, çocuk aklımla, bunu pek anlamasam da, sonradan, Üstadın da bahsetmesiyle kareleri birleştirince anlamış oldum.  Ve Üstadın o anlattığı vak’anın da, dolayısıyla, bir canlı şahidi olmuş olduk. O hadiseden sonra da, o süslü sandıkların ayak basma yerlerinin altına ayna yapmak yasaklanmıştı.

Demek, Üstad, tesettür bahsini boşuna yazmamış. “… tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vurması” boşuna değilmiş. Şimdilerde, o günleri mumla aratacak hâller zuhur ediyor. Allah, şu aziz milletimizi muhafaza etsin. Yoksa, bu alçak hâller yüzünden, kendi ellerimizle afâtlara maruz kalırız...

Okunma Sayısı: 4567
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Umut Özkan

    10.1.2024 07:45:05

    Tesettür fıtridir vesselam..

  • Sinan Ahmed

    11.12.2023 22:24:49

    Okullarda risale okutulmali iman hakikatlerini yeni nesil burdan ogrenmeli . hükümet neden bunu teşvik etmiyor anlamak güç

  • Mahmut Avcı

    10.12.2023 17:15:06

    Allah razı olsun Osman agabeyim yaşanmış ve kişi potreleri nevinden hatırat yazılarınızı keyifle okuyorum lakin bu yaşanan hadisenin ve risalede yer alan bahsin istanbul tarihi kapalı çarşıda vuku bulduğunu Rahmetli Mehmet KUTLULAR ağabeyimizden dinlemiştik. Birde Yazarlarımıza gösterilen teveccühü övücü sözlerden kaçınıp daha bir samimî ve gerçekçi olan dua yaklaşımı takdir yorumlamalarla desteklemekte yarar olacağı düşüncesindeyim.

  • Nahit Topaloğlu

    10.12.2023 13:30:15

    Osman Kardeşim, Kanaatimce Üstad, adi Kundura boyacısı derken "adi" sözünü "sıradan" diye kullanmamış; resmen “alçak, seviyesiz vs.” manasına "adi" demiş. Tabi mesleğinden (Kundura boyacısı olduğundan) dolayı değil, yaptığı sarkıntılıktan dolayı. "Gayet" zarfı da bu kanaatime kuvvet vermekte. Bâki selam ve muhabbetler Kadreşim. Fî emânillah!

  • Hüseyin

    10.12.2023 09:27:48

    Ya Osman kardeş bana eski Ankarayı hatırlattın. Bentderesi yokuşundaki o ayakkabı boyacılarını bilmezmiyim. Ama senin o marifetini bilmiyordum. Maşşallah sana kardeş. Üstadada şahitlik yapmışsın.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı