"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vefatının altıncı senesinde Süleyman Demirel

18 Haziran 2021, Cuma
Türkiye Cumhuriyeti’nin efsane isimlerinden biri de o idi.

Memleketin her köşesinde, damgası ve izleri bulunan bu müstesna şahsiyeti, daha düne kadar, esamesi bile okunmayan bazıları tarafından unutturulmaya çalışılsa, ademe mahkûm edilmeye uğraşılsa da o, bu memleketin unutulmazıdır.

Vefat ettiği zaman, müstear ismimizle, bir makale yazmıştık. (https://www.yeniasya.com.tr/abdurrahim-piroglu/demirel-elimdeki-gazi-kur-an-dir_543176)  daha sonra, Yeni Asya neşriyat tarafından çıkarılan, “Demokratlar Demirel’i anlatıyor” isimli kitaba da koyulan o makalede, onunla alâkalı birkaç hatırayı kaydetmiştik,

Demirel ile alâkalı hatıra ve vefa, ancak hatırlı şahısların yapacağı bir iştir. Hatırsız ve vefasız kimselerden zaten bunları beklemiyoruz.

Yine, altı ay kadar evvel, bu sütunlarda, onunla alâkalı bir makale daha yazmışız. (https://www.yeniasya.com.tr/osman-zengin/bu-memleketten-demirel-diye-biri-gecmedi_536039) Orada da Demirel’i epey anlatmışız.

Bu makalemizde de hassaten, onun, kanunsuz ve hukuksuz olarak, alçak ihtilâlciler tarafından, “KONUŞMASININ DAHİ YASAK” olduğu günlerden bir kaç şey yazacağız.

12 Eylül 1980 senesi ihtilâlinden sonra, bütün liderler, köşe bucak bir yerlere saklanırken ve hatta hiç unutmam, Ecevit, teslim olması için, yanına İrfan Özaydınlı’nın getirilmesini, onunla beraber ancak teslim olacağını söylemesine rağmen, ortalıkta bir tek merdane, evinde bekleyen Süleyman Demirel olmuş ve askerleri hiç zorlamadan (memlekette bir sıkıntı çıkmasına razı olmadığından) teslim olmuştu.

“Konuşmasının dahi yasak olduğu günlerden” dem vurduk. Sadece konuşması değil, isminden bahsetmek, onu hatırlatmak dahi yasaklanmıştı. İşte o günlerde, Nazlı Ilıcak, ona bir isim buldu. “BİR BİLEN” ve o isim iyi tuttu. Milletin ona yakıştırdığı “BABA” vasfı ile beraber o iki vasıf onu tarif ediyordu.

O günlerde, Ankara Kızılay’da, bir gazete bayiinin önünden geçerken baktım, o gün neşredilen mecmuaların birinin kapak resminin tamamı Demirel resmi. İçimden dedim, “Ya, bu yasak zamanda ne diyor acaba bunlar?” Bir tane mecmua aldım, hâlâ da arşivimde durması lâzım. Açtım, içini okudum. Zekî adam, mühendis kafası ile konuşuyor, ama anlattığına bakılsa, bir avam adamın dahi anlayacağı basitlikte bir şey.

O zamanın tek köprüsü kendi eseri olan, “Boğaziçi Köprüsü” ile alâkalı bir şey söylüyor. Köprünün tek tarafından geçişte ücret alınıyor ya, onu anlatıyor: “Yahu, bunlarda hiç kafa çalışmıyor. Gişeyi çıkışa koymuşlar, dolayısıyla, millet arabalarıyla kuyruğa giriyor. (o zaman bütün vasıtalar oradan geçiyor, kamyon, TIR vs.) bu sefer yığılma çok olup, kuyruk uzayınca, vasıtaların beklemesi, köprünün üzerinde oluyor. O da köprünün zararına bir şey. Halbuki, öyle yapana kadar, gişeyi köprü başına koysalar, yığılma yolda olacak.” Aslında, anlattığı bu. Ama onun resmini gören vatandaşta bir hücum. O zaman o mecmua çok satmıştı.

Memleketin imarı için en çok gayret eden oydu. O zamanki teknoloji ve maddî imkân noksanlığında, her şeyin en iyisini yapmaya çalışırdı. GAP’tan başlayın, taaa aklınıza gelen büyük proje ve hizmetler onundu. Bir “AYAŞ TÜNELİ” onun sevdası olmuştu. İstanbul- Ankara otoyolunun, en güzel ve rahat güzergâhı, ecdadın kullandığı ipekyolu idi. O da Ayaş’tan açılacak tünel ile Bolu Dağı’na hiç uğramadan kış şartlarında fazlaca zorlanmadan, İstanbul’a kolay vâsıl olacak bir şeydi. Ama, iktidar ömrünün önüne koyulan takozdan sonra, o yol inadına Bolu Dağı’ndan (tünel de olsa, kış mevsiminde yine sıkıntı oluyor) geçirilerek, Ayaş tüneli, âkim bırakılmıştı.

Neyse, kıymetini bilmeyip, ademe mahkûm etmek isteyenler olsa da bu millet onun kıymetini bilip, takdir ediyordu, vefasızlara sözümüz yok.

Ve her fâni gibi, o da bu hayata, 17 Haziran 2015 günü veda ediyor. 

Enteresandır, Cumhurbaşkanları için hazırlanan Ankara’daki, Devlet Mezarlığı’na değil, doğduğu köye, İslamköy’e defnedilmeyi vasiyet ediyor. 

Eeee menhus ruhtan uzaklaşıp, mübarek ruhlara yakın olmak da bir şeref. Allah rahmet eylesin.

Okunma Sayısı: 1209
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sezai MUMCU

    18.6.2021 21:36:46

    NOT: Demirel genc insaat Mühendisi iken Karadeniz Eregli'de Eregli Demir ve Celik Fabrikasi namina yaptigi 48 ve 52 Evler hâlâ dimdik ayaktadir. Sonradan baskalarinin yaptiklari Deprem hasarli diye yikildi! Merhum Demirel her isini saglam yapmistir!

  • Sezai MUMCU

    18.6.2021 21:24:59

    "Memleketin imarı için en çok gayret eden oydu." Memleketim Karadeniz Eregli'de Demir Celik Fabrikasinin 48 ve 52 Evler diye bilinen evleri yapiliyormus. Genc insaat Mühendisi Süleyman Demirel evimize 500 metre uzakliktaki bu faaliyetlerde babam anlatiyor. Kis aylarina gelindiginde fakir fukara yakip isinsin diye Mühendis Demirel gariban halka insaatta kullanilmasi uygun olmayan tahta parcalarinialin yakin isinin diyor. Rahmetli babam köyündeki insanlarin coguna muhalefeten Demirelciydi ve hatta ömrünün sonlarina kadar Eregli Delegesi olarak görev almistir. Ve ömrü boyu Demirel hakkinda sadece olumlu konusmustur. Bu vesile ile tekrar tekrar 12 Eylül 1980 yabancilarin köpekligini yapip askeri cunta ile Türkiye'yi bir 30 sene geride birakan HAINLERE binler NEFRIN VE TEL'INLER. Canlari Cehenneme. Butün potansiyal askerî cuntaya heveslenenler bilsin onlar icimizdeki KAFIR HAINLERDIR onlar ABD nin köpegi oldugunu sansalar bile Dessas Ingilizin KÖPEKLERIDIR!

  • Hilal

    18.6.2021 16:18:36

    Osman abi, vefa örneğini, o büyük insana bir daha göstermişsiniz. " ... daha düne kadar esamesi bile okunmayan bazıları..." Demirel ile alâkalı hatıra ve vefa, ancak hatırlı şahısların yapacağı bir iştir. Hatırsız ve vefasız kimselerden zaten bunları beklemiyoruz." ...."Enteresandır, Cumhurbaşkanları için hazırlanan Ankara’daki, Devlet Mezarlığı’na değil, doğduğu köye, İslamköy’e defnedilmeyi vasiyet ediyor. Eeee menhus ruhtan uzaklaşıp, mübarek ruhlara yakın olmak da bir şeref. Allah rahmet eylesin." Bunlar, aldığım ilginç notlar...

  • Oğuz Yiğiter

    18.6.2021 10:27:14

    Yine o hasbi ve samimi Osman Zengin üslûbuyla, bir Demirel'e vefa yazısı. Rahmet dileklerimle, makaleiçin tebrik ve dualar...

  • Ömer

    18.6.2021 05:54:08

    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah

  • Halil İbrahim Karahan

    18.6.2021 04:49:40

    Allah razı olsun

  • Hüseyin

    18.6.2021 00:07:48

    Osman kardeş Kazım kardeşe yorum yazdım rambyatacakken senin yazı geldi. Bir nefeste okudum. Allah razı olsun. Gene çok güzel yazmışsın

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı