"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anayasa buhranı

10 Mayıs 2013, Cuma
Askerliğin uzun yıllar içinde oluşmuş bir özdeyişi vardır: Yığınaktaki stratejik hata, savaşın sonunu tayin eder.

Stratejik kararların etkisi siyasette askerlikten daha uzun sürer. Çünkü askerlikte hata yapılırsa içine girilen savaş biter; yeni dönem yeni kararlar verilir.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun 19 Ekim 2011’deki ilk toplantısında belirlenen ‘Çalışma Usulleri’ belgesine yazılan bir kural, bütün çalışmaları etkilemiştir. O kural şuydu: “Komisyonun görevi, siyasi partilerden birinin çekilmesi ya da çekilmiş sayılması ile sona erer.”

Anayasa çalışmaları
Komisyonun çalışması bitecek ama devletimiz ve Meclisimiz anayasa çalışmalarından vaz mı geçecekti? Böyle bir şey, anayasa ve içtüzüğe göre düşünülemez.
Eğer anayasa çalışmalarına devam edilecekse komisyon sona erinceye kadar aldığı kararlardan yararlanılmayacak mıydı?
Bunlar devlet hayatında öngörülmemesi gereken sonuçlardır. Bu sonuçların nedeni, ‘Çalışma Usulleri’ne konulan, yukarıda yazdığım, komisyonun çalışmalarının bir partinin kararına bırakılmasıdır.

Komisyon çalışmaları
Konulması gereken kural şuydu: 1/Komisyonun en geç 3’üncü yasama yılının sonuna kadar vereceği kararlar, komisyon üyelerince Meclis Başkanlığı’na ‘kanun teklifi’ biçiminde verilir. 2/Bu süre içinde komisyondan bir parti çekilirse kalanlar çalışmayı sürdürür.
Böylece her partinin, anayasaya konulacak maddelerin hazırlanmasında ve metninin yazımında eşit hakkı olacak, ancak komisyon çalışmalarını sona erdirme hakkı olmayacaktı.
Bu kurallarla anayasa çalışmaları herhangi bir partinin hatta bir komisyon üyesinin takdirine bırakılmayacaktı. Oysa hem her partiye grup sayısına bakmadan komisyona eşit sayıda üye ile katılım hakkı tanındı ve hem de bunun üstüne komisyon çalışmalarını bitirebilme hakkı verildi. Bu haklar, ‘yığılmada yapılan stratejik hata’ oldu, bütün çalışmalar bu stratejinin etkisinde kaldı. Sonuçta iki yıla yakın süre heba olma noktasına gelindi!
İki muhalefet partisi liderinin zaafları, stratejinin sonuçlarını genişletip zararını derinleştiriyor. Sonuçta, üç-beş kişinin iradesizliği ve günlük hevesleri ülkemizi anayasasızlığa mahkûm etmek üzeredir.
İktidar ve BDP ile muhalefet partilerinin vatanseverleri bu sorumsuzluğa son verebilir, vermelidir.
Söylenecek çok söz var; şimdi sırası değil galiba!
Tarhan Erdem / Radikal, 9.5.2013

Okunma Sayısı: 506
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı