"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cenâb-ı Hakk’ı tanıyan, sonsuz saadete mazhardır

Risale-i Nur'dan
08 Şubat 2020, Cumartesi
Cenab-ı Hakk’ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara, ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır.

“Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr ve ileyhi’l-masîr.”

Sabah ve akşam namazından sonra tekrarı pek çok fazileti bulunan ve bir rivayet-i sahihada İsm-i A’zam mertebesini taşıyan şu cümle-i tevhidiyenin on bir kelimesi var. Her bir kelimesinde, hem birer müjde ve beşaret, hem birer mertebe-i tevhid-i rububiyet, hem bir İsm-i A’zam noktasında bir kibriya-i vahdet ve bir kemâl-i vahdaniyet vardır. Bu büyük ve ulvî hakikatlerin izahını sair Sözlere havale edip, bir vaade binaen, şimdilik mücmel bir hülâsa suretinde iki Makam, bir Mukaddime ile ona bir fihriste yapacağız.

Mukaddime

Kat’iyen bil ki hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi iman-ı billâhtır. Ve insaniyetin en âlî mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır. Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır. Ve ruh-u beşer için en halis sürur ve kalb-i insan için en sâfî sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir.

Evet, bütün hakikî saadet ve halis sürur ve şirin nimet ve sâfî lezzet, elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır; onlar, onsuz olamaz. Cenab-ı Hakk’ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara, ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. O’nu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekàvete, âlâma ve evhama manen ve maddeten mübtelâ olur.

Evet, şu perişan dünyada, avare nev-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta, sahipsiz, hâmîsiz bir surette, âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder? İşte bu avare nev-i beşer içinde, bu perişan, fânî dünyada, insan sahibini tanımazsa, malikini bulmazsa, ne kadar bîçare sergerdan olduğunu herkes anlar. Eğer sahibini bulsa, malikini tanısa, o vakit rahmetine iltica eder, kudretine istinad eder; o vahşetgâh dünya bir tenezzühgâha döner ve bir ticaretgâh olur.

Birinci Makam

Şu kelâm-ı tevhidînin on bir kelimesinin her birinde birer müjde var. Ve o müjdede birer şifa ve o şifada birer lezzet-i maneviye bulunur. 

Devamı var

LÛ­GAT­ÇE:

âlâm: Elemler, acılar, sıkıntılar.

beşaret: Müjde, sevindirici haber.

bilkuvve: Daha fiiliyata geçmemiş, kabiliyet ve potansiyel hâlinde, düşünce hâlinde, niyet olarak.

envâr: Nurlar.

esrar: Sırlar.

fıtrat: Yaratılış.

hilkat: Yaratılış.

iman-ı billâh: Allah’a iman.

İsm-i A’zam: Cenab-ı Hakk’ın isimleri içerisinde, mânâca diğerlerini de kapsayan en büyük ismi.

kemâl-i vahdaniyet: Allah’ın birliğinin mükemmelliği.

kibriya-i vahdet: Cenab-ı Allah’ın birliğinin büyüklük ve azameti.

marifetullah: Allah’ı bilme, isim ve sıfatlarıyla tanıma.

mertebe-i tevhid-i rububiyet: Bütün varlıkları terbiye ve idare eden Allah’ın birliğine inanmanın mertebesi, derecesi. 

muhabbetullah: Allah sevgisi.

sergerdan: Başı dönmüş, şaşkın.

şekàvet: Sıkıntı, mutsuzluk.

tenezzühgâh: Gezinti yeri.

Okunma Sayısı: 2106
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı