Gel de “Beni bu güzel havalar mahvetti” diyen şairi hatırlama.
Türkiye’yi idare edenlerin çoğu, ekseriyetle “güzel konuşuyor” ama iş bu konuşmaları hayata geçirmeye geldiğinde ne hikmetse yollarını şaşırıyorlar. Ekonomiden dış politikaya, eğitimden sağlığa kadar “çok güzel konuşmalar” dinliyoruz ama bunların hayata geçtiğine şahit olunmuyor.
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya’nın Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinin 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmayı da “güzel konuşmalar” listesine ekleyebiliriz.
Konuşma şöyle özetlenmiş: Özkaya, adalet terazisini doğru tutabilmek için yalnızca kanun bilgisinin yeterli olmadığını, vicdan hassasiyeti ile ahlâkî müktesebatın da hukuk mesleğinin ayrılmaz unsurları olduğunu belirterek, “Hakikati aramayan bilginin, vicdanla buluşmayan hukukun ve insan onurunu merkeze almayan adalet anlayışının kalıcı bir güven inşa etmesi mümkün değildir. İnanıyorum ki sizler bilgiyle vicdanı, özgür düşünceyle sorumluluk duygusunu bir arada taşıyan hukukçular olarak ülkemizin hukuk sistemine önemli katkılar sunacaksınız” değerlendirmesinde bulundu. (www.anayasa.gov.tr, 2 Temmuz 2026)
“Hangi mesleği seçerseniz seçin yalnızca kendiniz için değil, aileniz, toplumunuz ve ülkeniz için de değer üretmeye çalışın” ifadesini kullanan Özkaya, şunları da kaydetmiş: “Daima adalet ve vicdan dolu kalpleriniz olsun. Dürüst olun, adaletli olun, iyiliğin ve erdemin sembolü olmaya çalışın. Emekle kazanmanın, alın terinin ve helal lokmanın değerini hiçbir zaman küçümsemeyin. Hayat size zaman zaman kolay olanla doğru olan arasında bir tercih sunacaktır. Her daim kolay olanı değil, doğru olanı tercih etme cesareti gösterin. Bilgiden ve bilimden daima en üst düzeyde yararlanma gayreti içinde olun. İnsanı gerçekten değerli kılan dürüstlüğü, çalışkanlığı, adalet duygusu ve insan onuruna duyduğu saygıdır. Hayatınız boyunca gösterişten, haksızlıktan ve kolay yoldan kazanma arzusundan uzak durun.”
Bu tavsiyelerin hayata geçmesi Türkiye’nin menfaatine değil mi? “Daima adalet ve vicdan dolu kalpleriniz olsun. Dürüst olun, adaletli olun, iyiliğin ve erdemin sembolü olmaya çalışın” tavsiyesi sadece öğrenciler için mi geçerlidir? Türkiye’yi idare edenlere de “adil olun” çağrıları yapılması icap etmez mi? Daha doğrusu çağrı ile sınırlı kalmayıp bu tavsiyelerin idarece hayata geçirilmesi şart değil mi?
Tabiî ki bu tavsiyeler en başta mahkemelerde, adalet sisteminde hayat bulmalı... Yoksa “Bu güzel konuşmalar bizi mahvetti” demeye devam ederiz...