"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cevşen nerede rivayet edilmiştir (2)

Osman ZENGİN
04 Temmuz 2026, Cumartesi
(Abdullah Eraçıkbaş'ın hatırasına...)

Cevşen, nerede, nasıl rivayet edilmiş? Hz. Ali'den (ra) nakledilen şu hadise neticesinde Cevşen tahakkuk etmiştir: Büyük bir mutasavvıf ve hadis âlimi olan Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî, “Mecmuatü’l-Ahzâb” adlı eserinde yer verdiği Cevşenü’l-Kebîr’in rivâyet zincirini tam olarak vermemiştir. Adını vermediği bir kimseden başlatarak isnad zincirini şöyle ifade etmiştir: Babam Umame’den, o da Cafer-i Sadık’tan, o da babası (Muhammed Bakır) ve dedesi (Zeynelâbidin) vasıtasıyla İmam Hüseyin’den şunu rivayet etmiştir: İmam Hüseyin: Babam [İmam-ı Ali (kv)] bana hitaben: “Peygamberin (asm) bana öğrettiği, Yüce Allah’ın esrarından bir kısmını sana öğreteyim mi?” dedi. Ben de “Evet babacığım” dediğimde şunları söyledi: Peygamber (asm) anlattı ki:

"Ben çok sıcak bir günde ve zırhlı bir vaziyette Uhud’a doğru giderken, göğe baktım ve Allah'a dua ettim. Derken gök kapılarının açıldığını gördüm. Yukarıdan Cebrail, bir nur içerisinde bana geldi ve şöyle dedi: 'Yüceler Yücesi Allah, sana selâm ediyor. Bu zırhı çıkar, şu duayı oku; çünkü bu dua, o zırhtan daha büyüktür [seni daha fazla muhafaza eder]' buyuruyor. Ben: 'Ey Cibril kardeşim! Bu dua sadece benim için hususî bir şey mi, yoksa ümmetim için de geçerli midir?' diye sorduğumda, Cebrail: 'Bu dua, yüce Allah’ın hem sana, hem de ümmetine bir hediyesidir.' dedi.

İşte, böyle çok büyük bir kıymet ve ehemmiyeti olan Cevşen hakkında, Ehl-i Beyt’in büyüklerinden Zeynelâbidin'den (ra) rivayet edildiği için, bazı kendini bilmez, enaniyetlilerce ve de müfrit Şia düşmanları tarafından "Şia duası" diye, mantıksız bir hezeyenda bulunmuşlar. 

Şialar da Cevşen okur mu?

Evet, Şialar da okuyormuş. Meselâ, 2005 senesindeki Hac farizamız esnasında, Kâbe'nin avlusunda ezan vaktini beklerken Cevşen okuyordum. Hemen arkamda oturan iki Iraklı, Şia olduğunu tahmin ettiğim kadın beni işaret ederek, hem de sevinçlerini izhar ederek "Bu da bizdenmiş" mânâsında bir şeyler söylediler. Tabiî, iyi bir Arapca bilmediğimden konuşamadım. Yoksa izah ederdim. İşte, o zaman anladım ki, Şiiler de Cevşen okuyor. Yani şimdi, rivayet Ehl-i Beyt’ten diye, Şiiler de okuyor diye, Cevşen "Şia duası" mı oldu?  Ne alâkası var? Onlar, Kur'ân da okuyor. Eee... Ona ne diyeceğiz o zaman?

NOT: Cevşenin tamamının birden okunması, takriben bir saati buluyor. Onun için de, bazıları mütemadiyen okuyamıyor. Bunun da bir çaresi, "İslâm (Salâhaddin) Yaşar" kardeşimin romanında (Serencam, s. 330) naklettiği, Üstadın Sungur Ağabeye tavsiye ettiği "on dokuz rakamının katlarına riayet ederek okuma" usulü olabilir. Yani Cevşenden her gün "on dokuz ukde" okumak suretiyle takribî 1 haftada tamamlamak.

Okunma Sayısı: 223
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı